Yeni teşvik ve istihdam paketi!
Pazartesi, 08 Haziran 2009 10:55

alt

Başbakan tarafından açıklanan yeni teşvik ve istihdam paketi, ilk bakışta iyi niyetiyle hazırlanmış gibi görünse ve iş dünyası tarafından şeklen memnuniyetle karşılansa da, ciddi belirsizlikleri bünyesinde taşıyor. Olası yan tesirlerin elde edilecek faydayı aşması ihtimali bu sonuçta belirleyici oluyor. Özellikle teşvik edilecek on iki sektörün hangi kriterlere göre seçildiği kafa karıştırıyor. Rafineri ve lokomotif üretimi gibi alanlarda adrese teslim teşvik desteği şüphesi oluşabiliyor. Ayrıca Türkiye’nin dört bölgeye ayrılması ve teşviklerin bölgelere göre farklılaşması, farklı tartışmaları gündeme taşıyacak gibi görünüyor. Yeni yatırımlar için bölgelere göre farklılaşmak üzere kurumlar vergisi oranları düşürülüyor işverenin ödeyeceği sosyal güvenlik katkı payı devlet tarafından üstleniliyor, üç ve dördüncü bölgeler için faiz desteği ön görülüyor. İstihdam hesabı ise pek gerçekçi görünmüyor.
Paketin geneli incelendiğinde yeni yatırımların mı teşvik edildiği, yoksa daha önce yapılmış olanların cezalandırıldığı mı konusu karışıyor. Gerek küresel düzeyde gerekse ülkemiz genelinde tüm sektörlerde bir deyişle talep yetersizliği, başka bir ifade ile arz fazlası söz konusu. Yeni yatırımlar ise arzı artırarak dengesizliği büyütecek ve bu olumsuzluk devlet tarafından desteklenecek; daha önce yapılmış yatırımlar ise haksız rekabet altında bunalacak, yarattığı mevcut istihdamı korumakta zorlanacak.
Eskilere kurumlar vergisi yüzde 20 olarak uygulanacak, sosyal güvenlik desteği ve kredi faizlerine katkı olmayacak. 2010 yılı sonuna kadar yapılacak yatırımlar için kurumlar vergisi, belirlenmiş bir süre için yüzde 2 ila 10 arasında uygulanacak sosyal güvenlik işveren katkısı devlet tarafından üstlenilecek, üç ve dördüncü bölgeler için kullanılacak kredilerin 3 ila 5 puanlık faizi Hazine tarafından karşılanacak! Ayrıca yatırım için arsa desteği imkanı da sağlanacak… Sanki, Marmara’daki işini Güneydoğu ve Doğu Anadolu’ya kaydır, teşvikten yararlanan, deniyor. Marmara’nın ne duruma düşeceği ya pek hesaba katılmıyor ya da art niyet ihtimali artıyor.
Küçük orta boy işletmelere yönelik Kredi Garanti Fonu uygulanması ise şimdilik göz boyamadan öteye gidemiyor. Zira Hazine’nin aktaracağı bir milyar TL ile ancak 1,6 milyar TL’lik krediye garanti verilebilir. Bu da söz konusu işletmelerin ihtiyacını karşılayamaz bu durum farklı tartışma ve ihtilaflar yaratabilir.
İstihdam paketi ise 120 bin kişiye sosyal amaçlı konularda istihdam, 100 bin lise mezununa altı aylık staj şeklinde iş imkanı, 200 bin kişiye mesleki eğitim ve teşvik edilen yeni yatırımların yaratacağı imkanlardan oluşuyor. Genel hatları ile yeni aşırı iyimser bir görüntü sergiliyor.
Esas büyük belirsizlik ise söz konusu paketin 2009 ve 2010 bütçesine getireceği toplam yükün belirsiz olmasından kaynaklanıyor. 2009 yılı bütçesi zaten 60-70 milyarlık bir açık verecekti, bu yılın ikinci yarısında açıklanan paketin uygulamaya girmesi ile belki 100 milyar TL seviyesine tırmanacak; Kamu borçlanma ihtiyacı artacak ve mali sistem kamuya destek vermek adına belki de yeni kredi verme konusunu unutmak durumunda kalacak. IMF ile anlaşma iyice imkansızlaşacak ve Türk Lira’sının değer kaybetme ihtimali artarken iç talepte daha ciddi daralma olasılığı sorunları ağırlaştırılabilecek.
Açıklanan paket üretimin bazı bölgelerden bir diğerine kaymasını teşvik edebilir, fakat durgunluğun aşılmasına ve işsizliğin azalmasına net bir katkı yapamaz. Diğer taraftan reel kesimin rekabet sorunu toplamda değişmezken, bölgesel bazda nispi farklılıklar olabilir; ancak mali sektör ve kamunun durumu kesinlikle daha olumsuz kayar.
Bir şeyleri düzelteyim derken öngörülen faydadan daha büyük yan tesir üretmek, söz konusu uygulamaları rasyonel olmaktan çıkarıyor; iyi niyetli olmak sonucu değiştiremiyor. Hal böyle olunca sormak gerekiyor; Temel amaç açıklanandan farklı olabilir, gizli bir gündem detaylarda saklanıyor olabilir mi?

 

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız