Sınai üretim ve kapasite kullanımı
Pazartesi, 15 Haziran 2009 09:32

alt

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan nisan ayı sınai üretim ve mayıs ayı kapasite kullanım rakamları, geçen yılın aynı dönemine göre, ekonomideki daralma eğiliminin gücünü koruduğuna işaret ediyor; bir ay öncesi ile mukayese edildiğinde gözlenen artış ise mevsimlik dalgalanmanın gölgesinde kaldığı için küçük bir teselli olmaktan öteye gidemiyor.
Nisan ayı sınai üretimi, 2008 yılı Nisan ayına göre yüzde 18,5 oranında gerilemiş; mayıs ayı kapasite kullanım oranı ise yüzde 70,4 düzeyinde gerçekleşmiş. Bu verileri sorgulamak, vergi indirimlerinden oluşan dördüncü ve beşinci paketin imalat sanayine yaptığı katkıyı irdelemek istiyoruz.
Her iki veri de Türkiye İstatistik Kurumu tarafından anket yolu ile hesaplandığı için açıklanan verilerin olumsuz yöndeki standart sapmasının yüksek olacağı varsayımı nedeniyle temkinli bir şekilde incelenmesi gerekiyor. Zira üretimin durduğu işletmeler düzenli veri yollanmadığı gerekçesi ile hesaplama kapsamına alınmıyor; hal böyle olunca üretimdeki daralma ve kapasite kullanımı gerçekçi bir şekilde ölçülememiş oluyor, veriler daha iyimser bir görüntü sergiliyor. Hem yukarıda özetlemeye çalıştığımız sapma, hem de mevsimlik dalgalanma nedeniyle bir ay öncesine göre gerçekleşen artışlar anlamlı bir görüntü sergilemiyor.
Vergi indirimlerinden oluşan dördüncü ve beşinci paketlerin iç talebi kısmen uyardığı, bütçe gelirlerine katkı yaptığı, fakat sınai üretim ve kapasite kullanımına olan faydasının çok yetersiz kaldığını belirtmemiz lazım. İç talepte yaşanan hareketin yerli üretimden daha çok özellikle elektronik ve otomotivde ithal ürünlere yönelik olması bu sonuçta belirleyici oluyor. Ayrıca stokların eritilmesi nedeniyle talepteki değişim üretime yansımamış da olabilir! Bu aşamada söz konusu paketlere ilişkin uygulamanın uzatılıp uzatılmayacağı ve duruma göre iç talebin nasıl bir seyir izleyeceği, imalat sanayi açısından daha önemli hala geliyor.
Muhtemelen, dördüncü ve beşinci paketlere ilişkin uygulama, vergi indirim oranları kısmen farklılaştırılarak uzatılacak. İmalat sanayinin durumundan çok, bütçedeki sıkıntı nedeniyle talepteki sıçrama bir süre daha devam etsin diye bu tercih ön plana çıkacak. Bundan sonra talepte yaşanacak gelişmeler her kesim açısından özel bir önem taşıyor; uygulamanın uzatılması veya uzatılmamasının etkisi tam olarak kestirilemiyor.
Finansal piyasalar ertelenmiş talebin bu paketlerin de katkısı ile devreye girdiğini, bütçenin selameti için devamında yarar olacağını düşünüyor veya temenni ediyor. Şahsen faaliyet gelirlerindeki erime nedeniyle talepte yaşanan gerilemenin ertelenmiş talep şeklinde yorumlanamayacağını, yaşanan artışın gelecekteki talebin erkene alınması olduğunu ve mevcut düzeylerin kalıcı olamayacağını düşünüyorum. Başka bir deyişle, vergi indirimleri devam etse de etmese de talepte bir daralma yaşanacak, farklı bir görüntü mevsimlik dalgalanmalardan kaynaklanacak. Üreticiler stokla yeni bir daralmaya yakalanmamak adına daha ihtiyatlı olmayı tercih edecekler. Küresel düzeyde iyimser rüzgarların kesilmesi, petrol başta olmak üzere hammadde fiyatlarının yükselmesi gibi faktörlerde arz ve talep cephesindeki tercihler üzerinde belirleyici olacak. Gelirler reel olarak azalırken, istihdam imkanlarının daralması, kredi faiz ve miktarının talebi teşvik eder çizgide olmaması gibi faktörler de etkili olacak. Mevsimlik olarak ekonominin kademeli olarak canlandığı yaz aylarına girerken endişeleri hafızalardan silmek kolay olmayacak. Turizm ve tarımın performansı sonucu etkileyecek… Turizm aktivitesi beklenenden öte geriler ve beklenen destekleme alımları vaktinde gerçekleşmez ise talepteki daralma daha farklı boyutlara ulaşabilir, sorunlar ağırlaşabilir.
Nasıl bir tavrın doğru olduğu kestirilemiyor; risk her zamankinden daha yüksek olmaya devam ediyor ve edecek gibi görünüyor…

 

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız