Önce harcayın, işler düzelince tasarruf edersiniz!..
Pazartesi, 21 Aralık 2009 13:36

Acı tatlı anılarıyla bir yılı daha geride bırakıyoruz, asıl önemlisi 12 ay öncesine göre her şeyin daha iyi olduğunu ve çekilen sıkıntılara değdiğini iddia edemiyoruz. Sorunların daha da ağırlaştığını, dengesizliklerin büyüdüğünü, çıkar çalışmalarının keskinleştiğini, belirsizlik ve kırılganlığın arttığını biliyoruz; durumunun daha iyiye gittiği algılaması adına yapay olarak yaratılan görünümlerin gerçeği yansıtmadığını da biliyoruz. Özetle söylemek gerekirse korkuyoruz, tükeniyoruz ve ne yapmanın daha doğru olacağını bilemiyoruz!..
Küresel düzeyde işsizliğin arttığını, dengesiz fiyat hareketleri yaşandığını, sorunların ağırlaştığını görüyoruz. Tersini iddia edenlere soruyoruz: Ülkelerin bütçe açıkları neden artmaya devam ediyor? Bankalarda sorunlu kredi hacmindeki artış nerede duracak?
Ekonomik durgunluğu aşmak adına geniş kesimlere çağrı yapıldı; önce harcayın, daha sonra işler düzeldiğinde tasarruf edersiniz! Bu tavsiyeyi yapan etkili ve yetkili kesimler, işler düzelmez ise ne olacağını düşünmeden kısa vadede günü kurtarmaya çalıştı: Para ve maliye politikaları olabildiğince gevşetildi, bütçe açığı büyüdü, sorunlu krediler ve toksik varlıkların bir kısmı gizlendi ve şeklen bankalar kurtarıldı. Koca bir yıl geride kaldı ve bugün soruyoruz: İşler düzeldi mi? Gelirler yeniden eski düzeyine döndü mü? Tasarruf etmeye başlayabilir miyiz?  Bu soruları duyan yok mu?..
Bu arada son iki haftada haber ajanslarının geçtiği bazı haberlerden bir demet sunalım: ABD’nin  TMSF’si konumundaki FDIC, 2010 yılında daha fazla bankanın batacağını açıklıyor; AB yetkilileri banka aktiflerinden 2010’da silinecek rakamı yükselterek 268 milyar avroya çıkartmış. Almanya’nın 2010 yılı bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 6’ya ulaşacakmış ve olumsuzluğu kontrol etmek ve hafifletmek için katı önlemler devreye girecekmiş. Yunanistan’ın 2010 yılı bütçe açığı gelirinin yüzde 12,7 sine ulaşacakmış ve katı önlemler devreye girecekmiş. Avusturya bankacılık sistemi sallanıyor, Doğu Avrupa oraya yatırım yapanlarla birlikte tökezliyor, AB’nin ve küresel ekonominin geleceğini karartıyor.
Bu ve benzeri spotları çoğaltmak mümkün, fakat bu kadarı yeterli. Söylediği tek bir gerçek var: İşler düzelmedi; daha büyük dalgalara, daha sarsıcı koşullara hazırlıklı olmak lazım ve herkes kendi başının çaresine bakacak!.. Yaklaşık 6 ay önce bunların olacağını söylesek, açıklamayı yapan kaynaklar bunu reddederdi…
Evet, başta kamu kesimi ve bazı sektörler olmak üzere önce harcadılar, işler düzelince tasarruf etmek düşüncesiyle… Ve işler düzelmedi, tam aksine mevcut sorunlara yenileri eklendi, kurtarma ve canlandırma paketlerinin de ciddi bir ek maliyeti olacağı kesinleşti. Bugün sorunlar daha ağır ve gelirler daha yetersiz iken nasıl tasarruf yapılacak ve ekonomide yeni bir daralma dalgasının yaratacağı tahribat nasıl önlenecek? G-20’nin nisan ayı başında işler düzelince gerekli olduğunu iddia ettiği etkili düzenlemeler gelemeyecek, sorun ve dengesizlikler çeşitlenerek artacak. Bütçe açıklarını kontrol etmek pek mümkün olmayacak, Merkez Bankaları para politikalarını sıkılaştıramayacak ve itibar kaybı hızlanacak. Başta mali sektör olmak üzere tüm iş kolları yıpranacak. Gelir dağılımı ve rekabet koşulları olumsuzlaştıkça bugüne kadar uzak durulan radikal, ama sancılı değişim ise kimsenin evdeki hesabının tutmadığı anlamına gelecek.
Baz etkisi nedeniyle bir yıl öncesine göre bazı rakamlarda olumlu imiş gibi gösterilen yön değişikliği normaldir, fakat aynı algı enflasyon konusunda da yaşanmaya başladı ve kırılganlığı iyice arttırdı. İşsizlik ise yeni rekorlara doğru yelken açmış gidiyor, işini koruyanların da geliri, refah düzeyi ve borç ödeme yeteneği geriliyor. İstikrarsızlık büyüyor ve önümüzü göremiyoruz.
Başta acı tatlı anılarıyla bir yılı geride bıraktığımızı ifade etmiştik. Hayaller tatlı kısmını, gerçekler de acı olan tarafı oluşturdu, korku büyüdü. Geçmişin bakış açısı ile bugünün sorunlarını çözemeyiz. Başta bakış açımız olmak üzere her şey değişecek…

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız