| Halkın durumu geleceğin aynasıdır! |
| Pazartesi, 26 Nisan 2010 14:05 | |||
![]() Kendilerini küreselci olarak tanımlayanlar, her ne kadar renk vermemeye çalışsalar da geleceğe yönelik endişeleri büyüyor: Belirsizlik ve kırılganlığın arttığını, sistemik riskin büyüdüğünü biliyorlar; fakat beklentileri yönlendirerek günü kurtarmak adına ya aksini iddia ediyor ya da susmayı tercih ediyorlar. Ekonominin bir denge gerektirdiğini ve her türlü aşırılığın ciddi sorunlar yaratabileceğini ya düşünmüyor ya da artık çok geç kalındığı için işe yaramayacağını veya öncelikle kendilerini yıpratacağını varsayıyorlar. Baştan söyleyelim, sürdürülebilirliği olmayan her eğilim ciddi sorunlar yaratır ve bu nedenle uzak durulmalıdır; salt kendi lehlerine olduğu için böyle bir olumsuzluğu destekleyenlere de itibar edilmemeli, kesinlikle güvenilmemelidir. Örneğin; seçim öncesinde seçmeni aldatmaya yönelik ve kamu dengesini bozacak eğilimler kötüdür. Zira hem sorun yaratarak sistemik riske sebep olur, hem de seçmen lehine aldatıcı uygulamalar söz konusu kesimleri çaresizlik bataklığında çırpınmaya mahkum edebilir. Bu tür uygulamalar genelde popülizm olarak değerlendiriliyor. Bir de tam aksi yönde ve yine sürdürülebilir olmayan başka uygulamalar var: Sistemin kırılganlığını azaltıyor gibi görünüp günü kurtaran, fakat aslında sorunları ağırlaştıran eğilimler. Bu sonuncu tür de en azından ilki kadar kötüdür; Türk Lirasını değerlendirerek enflasyonu düşürüyor ve tüketiciyi koruyor gibi görünse de sorunları ağırlaştırdığı için felaketle sonuçlanabiliyor. Büyümek, iç talebin artmasını ve devamında enflasyon yaratmadan işsizliğin azalmasını sağlamak gereklidir. Fakat geniş kesimlerin satın alma gücünü sistemli bir şekilde eritmek, gelirleri ile ödenmesi imkansız borç yükü altına sokmak tam aksi sonuçları kaçınılmaz hale getirir. Türk Lirasını değerlendirerek maliyet kökenli enflasyon baskısını geçiştirmeye çalışıp halka masal anlatmak bu tür bir uygulamadır. Üretimi bunaltıp nefes alamaz hale getirerek ne tüketici korunabilir, ne de sorunların ağırlaşması önlenebilir!.. Olsa olsa iç talep daralır, işsizlik artar, azalan vergi gelirleri nedeniyle bütçe açığı büyür ve hızla artan sorunlu krediler nedeniyle mali sektör de ayakta kalamaz. Gerçeği yansıtmayan bilançolar ve yapay beklentilerle sermaye piyasalarını yükselmeye zorlamak veya Türkiye’nin motor olacağını öne süren masallar üretmek yukarıda dile getirdiğimiz gerçeği değiştiremez. Halkın, geniş kesimlerin satın alma gücü artıyor ve bu durum rekabet gücü artışından kaynaklanıyor ise iyimser olabilirsiniz; tam aksine satın alma gücü olumsuzlaşan rekabet koşulları nedeniyle eriyor ise her şeyin daha kötü olacağını hesaba katmamız gerekir. Başta mali sektör, devlet ve üretenlerin geleceğini öngörmek istiyor iseniz halkın durumunun ne yönde değiştiğine bakmamız gerekiyor; masallar birilerini zenginleştirerek sorunları ağırlaştırıyor ve gerçekler değişmiyor. Enflasyon ve faizlerde yükseliş korkusu bizim küreselcileri çok rahatsız ediyor, çareyi döviz kuru yolu ile diğer kesimlere fatura etmekte arıyorlar! Başka bir deyişle kafalarını kuma gömen deve kuşu gibi kendileri başkalarını görmeyince diğerlerinin de kendilerini göremediğini sanıyor, kendilerinden başkasını aldatamayacaklarını düşünemiyorlar! Türk Lirası değerlenirse enflasyon ve faizlerdeki yükseliş daha sınırlı kalabilir; fakat hızla gerileyen rekabet gücü gelirleri azaltarak talebi daraltır. Bu da hem kamu dengesinin hem de mali sektör bilançolarının bozulacağı anlamına gelir. Durumun açığa çıkmasını geciktirmek adına borcu borçla yapılandırmak, geri dönmeyeceği bilinen yeni krediler vermeki sorunları büyütmek ve sistemik riski artırmaktan başka bir işe yaramaz. Bireylerle, batırılmasına izin verilmeyen kurumların çıkarı çatışmaya başlamış ise sistem çökmeye başlamış demektir. Ekonomik pastanın küçülmesi ve çatışmanın büyümesi kaçınılmazdır. Çatışmayı uyuma dönüştürecek uzlaşı hiç aranmıyor ise herkes kendi başının çaresine bakmak zorunda kalacak, bazıları ise beklentiler yolu ile bunu engellemeye çalışacak demektir!.. Uğur Civelek'in Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
|

