|

Küresel düzeyde ticaret hacmi ve sermaye hareketlerinin önemli ölçüde daralmış olması ve belirsiz bir süre daha böyle devam edeceğinin anlaşılması, Türkiye ekonomisindeki aşırı hassas dengeler açısından ciddi sıkıntı yaratıyor. Ekonominin daralmasından çok, Türk Lirası’nda yaşanacak olası değer kaybı, belli etmeseler bile başta döviz borçlusu olan kurumlar ve mali sektör açısından kabusa dönüşmüş gibi görünüyor. Hal böyle olunca, döviz kurunda yaşanabilecek yükselişleri sınırlayabilecek, akla gelebilen tüm önlemlerin bir an önce devreye sokulması için bir yandan lobi yapılıyor, diğer yandan bu amaca uygun söylem geliştiriliyor. Evet, Türkiye ekonomisi daralacak ve işsizlik artacak, enflasyon ise gerek dış piyasalardaki hammadde fiyatlarında, gerekse döviz kurunda yaşanacak eğilimlere göre şekillenecek. Vergi gelirlerinde iç talep daralmasına bağlı azalış konsolide bütçe açığını büyütecek ve kamu finansman ihtiyacını artıracak. Dış ticaret hacmi tempolu bir şekilde gerilerken, dış ticaret açığı ve cari açık küçülecek. Ekonomideki bu olumsuzluklar paranın devir hızını düşürecek, borç-alacak zinciri kırılırken, sorunlu kredilerdeki artış başta mali sistem olmak üzere, tüm kurumsal yapıyı etkileyecek. Zira parasal boyuttaki daralma, toplam talepten başlayarak tüm değişkenleri olumsuz yönde etkileyecek. Tablo böyle olunca, gerek mali sektör ve kamu, gerekse kurumsal bilançolarda yaşanacak olumsuzluğu sınırlamak üzere parasal genişleme gerekiyor; küresel olumsuzluklar nedeniyle gözler Merkez Bankası’nın üzerine çevriliyor. Sorunların hızlanan bir şekilde ağırlaşmasını önlemek adına Merkez Bankası inisiyatif kullanmak ve bugüne kadar sergilediği tavrı değiştirmek zorunda kalıyor. Kısa vadeli faizleri peşinen seri bir şekilde düşürüyor ve yabancı para karşılığı olmadan da parasal genişlemeye gidilebileceğini açıklayarak, finansal yapıyı rahatlatmak adına gerekeni yapacağını belli ediyor. Fakat bu kez de döviz kurlarında yaşanacak olası yukarı hareketler kabusa dönüşmeye başlıyor. Türk Lirası faizleri seri bir şekilde düşürülerek, paramızın borçlanma için daha uygun bir para haline gelmesi ve buna paralel olarak tasarruflar açısından cazibesinin azalması temel endişe kaynağı olmaya başlıyor. Ayrıca 2001 Şubat krizi sonrasında dalgalı kura geçilmesini takiben benzer şekilde yaratılan kaynağın döviz kurları üzerindeki etkisi de çok iyi biliniyor. Dahası kurumlarımızın taşıdığı net döviz borcu veya başka bir deyişle açık pozisyonun daha önce görülmüş düzeylerin iki katını aşıyor olması da endişeleri güçlendiriyor. Kimse döviz kurunda olası yükselişi önlemek adına, ‘parasal genişlemeye gidilmesin’ demiyor; fakat bu yapılır ise Türk Lirası’nda yaşanacak yükselişin önlenememesi halinde gündeme gelecek olumsuzlukları düşünmek bile istemiyor. Zira döviz kurlarında yaşanacak yükseliş dalgaları başta mali sektör olmak üzere, tüm ekonomiyi etkileyecek, çok boyutlu istikrarsızlığın kaynağı olacak. Ekonomideki daralma ve işsizlikteki artış hızlanacak, enflasyondaki yükseliş de bu sürece eşlik edecek. Bütçe açığı hızla artar iken, cari açık daralacak. Şu an kullanılabilir olduğu umulan tek müdahale aracı durumundaki para politikası da işlevsiz kalacak. ‘2009 yılında döviz kurunda nasıl bir eğilim yaşanır?’ diye malum kesimlere sorulduğunda gelen yanıtın ‘Ciddi bir şey olmaz’ şeklinde olmasını normal karşılamak gerekiyor; zira bu konuyu tartışmak istemiyor ve önemsizmiş gibi göstermeye çalışıyorlar. Fakat bu tavırlarını takip edercesine bir şeyler yapması ve IMF ile herhangi bir anlaşma yapması için sıkıştırmaktan vazgeçmiyorlar. Faizler düşmeye devam etsin, fakat kurlar yükselmesin istiyorlar; bu sıkıntılı dönemin büyük bir hasar olmadan atlatılabilmesinin bir başka yolunu bulamıyorlar. Aksi ihtimalin kendilerini çok sarsacağını ve ülkedeki tüm politikaları değiştirmek zorunda bırakacağını biliyorlar. Döviz kurunda ülkemizde yaşanacak eğilim yalnız iç dengeleri değil, bölgesel ve küresel eğilimleri ve güç dengelerini etkileyebilecek bir potansiyeli de bünyesinde taşıyor. Kısa vadede durum kontrol altında tutulabilse bile orta vade açısından bu pek olası görünmüyor. Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|