Zam, zam, zam ucuzluk ne zaman?
Pazartesi, 24 Ağustos 2009 12:29

alt

Yukarıdaki başlık bir zamanlar bugünlere nazaran çok daha demokratik olan ülkemizde, sendikaların, memur, işçi ve emeklilerin demokratik toplantı, yürüyüş ve mitinglerinde kullandıkları bir slogandı.
Şimdilerde, demokratik itiraz hakkını kullanan, yapılan keyfi ve ölçüsüz zamlara, işsizliğe, yoksulluğa karşı konuşma yapan, miting yapan, pek kimse ortalarda görünmüyor.
Tek parti yönetiminin totaliter ve partizan yaklaşımıyla yozlaştırdığı demokrasimizde, bireyler de sivil toplum örgütleri de medya kuruluşları da sindirilmiş ve korkutulmuş vaziyette maalesef.
O zaman görev yine bizlere düşüyor.
Ekonomik krizin, durgunluğun, üretimde ve ihracatta çöküşün, işsizliğin ve yoksulluğun diz boyu olduğu günümüz koşullarında son günlerde yapılan zamlara bir bakalım:
Zam 1- Değerli kâğıt bedelleri 15 Temmuz’dan geçerli olmak üzere yüzde 50 oranında arttırıldı: Sürücü belgeleri 40 liradan 60 liraya, nüfus cüzdanları 3 liradan 4,5 liraya, pasaportlar 90 liradan 135 liraya yükseltildi. Yüzde 50 gibi fahiş - inanılmaz bir orandaki artışın makul ve mantıklı hiçbir izahı maalesef yok.
Zam 2- Şeker fiyatları yüzde 5,2 arttırıldı: “Vatandaşın ağzının tadını kaçıran” bu zam, gıda maddelerinde zincirleme artışları gündeme getirecektir.
Zam 3- Suya yüzde 8,5 zam: İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Su ve Kanalizasyon İdaresi İSKİ’nin yüzde 8,5’lik zam isteğini kabul etti. Temel ihtiyaç suya enflasyonun üzerinde zam yapılması hayretle karşılandı.
Zam 4- Turizmde KDV yüzde 18’e yükseltildi: Birinci sınıf lokanta ile 3 yıldız ve üzeri tatil köyleri ve benzeri tesislerin lokantalarında uygulanan KDV oranı, yüzde 8’den yüzde 18’e çıkarıldı. Turizm sezonunun zaten sıkıntılı olduğu bugünlerde, ithal otolara ÖTV/KDV indirimi yapan ekonomi yönetimi, turizme darbe vuran bu kararı almakta en ufak bir tereddüt göstermedi!
Zam 5- Akaryakıtta ÖTV zammı: Benzin-motorin ve kırsal motorinde yüzde 15’lere varan ÖTV artışı şok yarattı. Türkiye, dünyada “en pahalı “ benzini kullanan ülke olma özelliğini açık arayla korumuş oldu.

VERGİ DEĞİL ‘SALMA’,
HARÇ DEĞİL ‘HARAÇ’ 

Dolaylı vergilere yüklenen AKP iktidarı adil - tabana yayılan ve ödenebilir bir vergi oranının uygulanabileceği bir vergi reformu yerine, dolaylı vergileri yüzde 70’lere çıkardı.
Benzinin içindeki ÖTV/KDV gibi vergilerin toplamı yüzde 67’yi aşıyor.
AB’de bu tür dolaylı vergilerin oranı yüzde 30’u geçmezken, bizde yüzde 70’leri buluyor.
Akaryakıt zammı da zincirleme etkiyle ulaşımdan gıdaya kadar her alanda en az yüzde 10 hayat pahalılığı getirecektir.
İşte ağır ekonomik kriz ve işsizlik ortamında, hesapsız-ölçüsüz yapılan zamlar.
2009 yılının ilk 6 ayında 23,2 milyar TL gibi inanılmaz ve rekor bir bütçe açığına yol açan AKP iktidarı, hesapsız, ölçüsüz, keyfi harcamalarının bedelini adeta “salmaya” dönüşen vergiler koyarak, “haraca” dönüşen harç ve vergi artışları yaparak, millete ödetmeye çalışıyor.
Bu durumda geriye o eski günlerin bir tek sorusu kalıyor:
Zam – zam – zam
Ucuzluk ne zaman?

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız