The Economist’i protesto edelim
Pazartesi, 23 Şubat 2009 17:40

alt

Dünyaca ünlü ekonomi/politik haftalık bir dergi olan The Economist, 1 milyonu aşkın tirajıyla haklı bir etki ve öneme sahip.
Ben de işimin ve uzmanlığımın gereği, bu dergiyi yıllardan beri düzenli olarak takip ediyorum.
Ancak son 2-3 yıldan beri The Economist’in Türkiye’ye yönelik yazı ve yorumlarına bir haller oldu.
Neredeyse 2 haftada bir Türkiye ile ilgili ve çoğunlukla ekonomik değil, politik, iddialı, taraflı, yazı ve yorumlar yapmaya başladı.
Çoğu, yazarının ismi dahi olmadan imzasız yayınlanan bu makaleler, sanki Türkiye Cumhuriyeti’ne, onun kurucusu Atatürk’e ve TSK’ya karşı azılı bir düşmanın kaleminden çıkmışçasına taraflı ve önyargılı olmaya başladılar maalesef.
AKP’nin Kıbrıs’ta ver-kurtul politikalarına, K. Irak’ta Barzani aşiretini devlete dönüştürme gayretlerine, Ermenilerin Türkleri soykırımcı ilan etme heveslerine çanak tutan yazılar birbirini kovalamaya başladı.
The Economist burada da durmadı. İçimizdeki laiklik karşıtı yobazların, vatan haini bölücülerin, dış güçlerin maşası haline gelmiş 2. Cumhuriyetçilerin, marksizmden dönme liberal de olamayan liboşların, adeta sözcülüğüne hatta öncülüğüne soyundu.
Ulus devletimiz, üniter yapımız, laik Cumhuriyet ilkelerimiz, Atatürk ve onun düşünce sistemi; The Economist’in haksız, hasmane ve sistemik eleştirilerinin hedefi haline getirildi.
Bunlar makul ve tahammül edilebilir eleştiri sınırlarının çok ötesinde, Türklüğe, Atatürk ve Cumhuriyet değerlerine yayın yoluyla organize bir saldırıya dönüştü.
Bu durumdan kaygı ve rahatsızlık duyan, sorumluluk sahibi, yurtsever Cumhuriyetçi gerçek milli aydınlarımızla birlikte bir mektup hazırlayarak, The Economist’in yönetimine göndermeye karar verdik.
Bu kararımızı her hafta pazartesi akşamları Prof. Dr. Sn. Hasan Ünal ile birlikte hazırlayıp, canlı olarak sunduğumuz Kanal-B’de yayınlanan Gözlem isimli TV programımızda açıkladık.
Bunun üzerine bize telefon, SMS mesajları ve e-mail yoluyla çok sayıda duyarlı izleyicimizden tebrik ve bu demokratik protestoya katılım talepleri yağdı.
Ülkemizin, Atatürk ve Cumhuriyet değerlerinin böylesi art niyetli, objektiflikten uzak, kasıtlı bir psikolojik harekâta maruz kalmasından rahatsızlık duyan çok sayıda duyarlı, sorumlu yurttaşımızın ben buradayım diyerek, demokratik itirazlarını seslendirmeleri doğrusu beni hem duygulandırdı hem de umutlandırdı.
Bu ülkenin sözde medya – basın yayın kuruluşu görüntü ve kimliği altında tüm değerlerinin, varlığının, ilkelerinin, adeta psikolojik bir taarruza tabi tutulmasını hiçbir biçimde hoş göremeyiz, mazur gösteremeyiz, kabullenemeyiz.
Demokrasi ve hukuk kuralları içinde, medeni cesaretimizi, özgüvenimizi ve onurumuzu yazılı protesto ile ortaya koyabiliriz, koymalıyız.
Türkiye sahipsiz değildir.
Modern Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Atatürk ve onun ilkeleri milletimizin ezici bir çoğunluğu tarafından gönülden benimsenmektedir. Misak-ı Milli ile çizilen sınırlarımız ve üniter yapımız İstiklal Savaşı verilerek kurulmuştur.
Bunları bilmeyenlerin, bilmezden gelenlerin, küstah ve pervasız yayınları karşısında demokratik meşruiyet içinde yazılı tepkimizi göstermek boynumuzun borcu olmuştur.
Dileyen okurlarımız için The Economist dergisine yazılı ve elektronik posta ile mesaj göndermek için gerekli adres ve numaraları aşağıda bir kez daha veriyorum.
e-mail: Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Faks: 00442078394092
The Economist ya zihniyetini ve Türkiye’ye yaklaşımını yeniden gözden geçirmeli ya da Türkiye’den kendisine bu provakatif yazıları imzasız yazarak gönderen yazarlarını bir kez daha değerlendirmelidir.
The Economist dergisine yakışacak olan da bu tavırdır, diye ümit ediyor ve bekliyoruz…

 

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız