|

TC. Merkez Bankası’nın yayınladığı aylık ödemeler dengesi istatistiklerinde “net hata ve noksan” kaleminde olağanüstü boyutlarda para girişlerinin gözüküyor olması son derecede dikkat çekici. Krizin ekonomiye etkilerinin görüldüğü 2008 sonbaharından beri kesintisiz 6 ay boyunca kaynağı belirsiz milyarlarca dolarlık bir para girişi söz konusu. Sıcak para girişlerinin kesildiği, borsa başta olmak üzere tersine, kayıtlı para çıkışlarının yaşandığı bu kriz sürecinde, kim ya da kimler her ay milyarlarca doları “kayıtdışı” ve “kaynağı belirsiz” bir biçimde sisteme sokuyor? Normal şartlarda yurtdışında yaşanan ekonomik daralma ve likidite sıkıntısı nedeniyle, bizim gibi ülkelere gelen kısa vadeli yabancı sermaye de, doğrudan yabancı yatırımlar da büyük ölçüde azalmış durumda. Ama “bavulla” getirilmeyle ya da “yastık altı” dövizlerin bozdurulmasıyla açıklanabilecek bir durumun çok ötesinde bir gelişmeyle karşı karşıyayız. Ya çok fahiş bir bilanço hatası ile karşı karşıyayız ya da Türk ekonomisi ve/veya Türkiye üzerinde farklı amaç ve niyetlerle yapılan büyük bir mali operasyonla karşı karşıyayız. AKP ekonomi yönetimi ve Sayın Başbakan’ın IMF’ye görünüşte boyun eğmeyen, yüksek perdeden açıklamalarına cesaret ve dayanak verdiğini düşündüğümüz bu sahibi ve kaynağı meçhul para girişlerini, TC. Merkez Bankası süratle ve inandırıcı bir şekilde açıklığa kavuşturmalıdır. Aşağıda 2008 yılının son 3 ayı ile 2009 yılının ilk 3 ayının “net hata noksan” kaleminde görülen kaynağı meçhul para girişlerinin dökümü verilmiştir.
Görüleceği üzere 2008 yılının son 3 ayında 12,1 milyar dolar, 2009 yılının ilk 3 ayında ise 5,2 milyar dolar olmak üzere toplam 17,3 milyar dolar gibi bir kayıtdışı, kaynağı meçhul paranın ödemeler dengesi bilânçosunda yer aldığı anlaşılıyor. Bu para kara para mı? Kaçakçılıktan gelen para mı? Türkiye üzerinde yapılan bir mali operasyon mu olduğu meçhul. Ama gerçek olan kayıtdışı, kaynağı meçhul, 17,3 milyar dolar girişin, AKP’nin IMF’ye direnişinin en önemli dayanağı olduğudur. Bu paraların, ne ithalat-ihracat, ne döviz tevdiat ve banka hesapları, ne turizm, ne müteahhitlik gelirleri arasında yer almaması ve büyüklüğü karşısında, bu konunun ciddiyetle araştırılması ve kamuya izahat verilmesi artık kaçınılmaz olmuştur. IMF yerine, kaynağı meçhul para girişleriyle yürüyen bir ekonomik belirsizliği ve şüpheyi daha fazla sürdüremeyiz. Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|