| Kadının krizdeki fedakarlığı |
| Pazartesi, 01 Şubat 2010 22:00 | |||
![]() Tekel işçilerinin demokratik hak arayışlarının AKP iktidarı tarafından polis gücü ve zor kullanılarak bastırılmak istenmesi hepimizi üzüyor. AKP iktidarı, uzlaşmayı taviz vermek olarak görüyor. Kibirli ve tepeden bakan bir tavırla işçilere rest çekiyor. Benim dikkatimi bu işçi eylemindeki kadınların dirayetli ve basiretli tavırları çekti. Erkek egemen toplumda, sosyal ve geleneksel baskı altında, ikinci plana itilen, yok sayılan, ezilen kadınlar, zor günlerde en büyük özveriyi ve kararlılığı gösteriyorlar. Kriz döneminde kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 27,1 olarak gerçekleşti. Kadınların büyük bölümü ücretsiz aile işçiliği sayılan ev kadınlığında istihdamdan, sosyal güvenceden yoksun bir biçimde yaşamlarını sürdürüyorlar. Ancak işsizliğin-yoksulluğun artışı kadınları yine yeniden fedakarlığa zorluyor. TİSK’in yaptığı son çalışmada kriz döneminde kadınların daha çok iş aramaya başladığı ortaya çıktı. Tencerede et yerine dert kaynatan, eşinin işsizliği nedeniyle aile bütçesine katkı yapmak isteyen kadınlar can havliyle iş aramaya çalışıyorlar. Ancak kadınlarımızın çoğunluğu kayıt dışı işlerde çalışmak durumunda kalıyor. Ya tarım kesiminde ya da ticaretle uğraşan ailesine yardım eden kadınların sayısının 3 milyonu aştığı hesaplanıyor. Bu kadınların yüzde 91,3’nün, yani 2,7 milyonunun sosyal güvenlik sistemine kayıtlı olmadığı bizzat TÜİK tarafından açıklanıyor. Yine TÜİK verilerine göre, bir yıl önce işgücü piyasasında bulunmayan ve evde oturan 274 bin ev kadını istihdam piyasasına dahil olmuş. Yine çoğu kadın 227 bin kadın mevsimlik işçi olabilmek için iş aramaya çıkmış. Kadınlar zor günlerde evlerine, çoluk çocuklarına sahip çıkmak için geçim derdiyle baş edebilmek için fedakarca direniyorlar. Bu çabalarına, saygı duyuyor, takdir ediyor ve kadının istihdamda kayıtlı, kalıcı, hak ettiği yeri almasını diliyorum. Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|

