| Gündem mühendisliği |
| Pazartesi, 07 Haziran 2010 14:40 | |||
![]() Biz ısrarla milletin gerçek gündemi olan işsizlik ve yoksulluğun temel sebepleri olan ekonomi/politik konulara dikkat çekmeye ve yoğunlaşmaya gayret ediyoruz. Ekonomi politikalarının, iç ve dış ekonomik gelişmelerin, bilgiye dayalı analizini, eleştirisini yapıyor, alternatif ekonomik politika önerilerini de ortaya koymaya özen gösteriyoruz. Ancak siyasi iktidar, kamuoyunun gündemini ve gerçek sorunlarını ekonomiden uzaklaştırmak amacıyla suni gündemlere itibar ediyor maalesef. “One minute” şovuyla esip gürleyen Sayın Başbakan, iş İsrail’in vahşice ve kural tanımadan yaptığı insanlık dışı saldırılarına gelince lafta kalan, hamasetten ibaret söylemler dışında somut bir önlem ve yaptırımı nedense ortaya koyamıyor. Yandaş medyayla, hamasi konuşmalarla, kafamıza geçirilen “ikinci çuval” hadisesini acaba siyasi ranta dönüştürebilir miyim, diye kullanmaya çalışıyor. TÜİK dış ticaret rakamlarını açıkladı. Türkiye tam bir ithalat cennetine dönüşmüş durumda. 4 aylık ihracat-ithalat rakamları sıcak para tuzağına ve bağımlığına nasıl saplandığımızın en somut göstergesi niteliğinde. 2009-2010 Ocak-Nisan 4 aylık dış ticaret rakamlarımız aşağıdaki gibi gerçekleşmiş: Yıl İhracat İthalat Dış Ticaret Açığı 2009 32,040 39,003 - 9,963 2010-06-05 35,663 53,263 - 17,600 Geçen yıla göre ilk 4 ayda ihracat sadece yüzde 11,3 oranında artarken, ithalat ise yüzde 36,6 oranında, yani ihracatın tam 3 katı artmış durumda. 2010 yılı ilk 4 aylık dış ticaret açığı, 2009 yılına nazaran yüzde 152,8 gibi rekor bir oranda yükselmiş. İmalat yerine ithalat, yatırım yerine sıcak para anlayışı Türk ekonomisinin üretim dinamiklerini ve rekabet gücünü yok ediyor. Ekonominiz bağımlı olursa, üretmeden ithalatçı olursanız, siyaseten de güçlü duramazsınız. Nitekim bugün olduğu gibi İsrail’in masum sivillerin olduğu Türk bayraklı gemiye yaptığı saldırıya, ne ekonomik ne siyasi ciddi bir cevap veremez duruma düşersiniz. Kuzey Irak’ta ABD’nin yaptığının çok daha beterini bu kez İsrail yapmıştır. Türk milletinin itibarına, varlığına, haysiyetine meydan okumuş ve çuval hadisesinden de beter bir pervasızlık sergilemiştir. ABD bu rezalete “kınama” bile yayınlamamış, sadece üzüntülerini bildiren, ne şiş yansın, ne kebap cinsinden bir açıklama ile yetinmiştir. Ekonomisi bağımlı, üretmeden tüketen, sıcak parayla ithalatı marifet sanan kendi rekabet gücünü kendi politikalarıyla yok eden, karpuzdan ete kadar ithalata yönelmiş bir ülkenin, kafasına çuval geçirenlere karşı hak ettiği yaptırımları ortaya koyması hiç de kolay değildir. Ufuk Söylemez'in Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
|

