| Gemiyi ilk fareler terk eder |
| Pazartesi, 21 Haziran 2010 10:43 | |||
![]() Kaynağı ve sahibi meçhul para girişleri Türkiye’yi uzun süredir en karlı liman olarak görüyordu. Sorgusuz sualsiz getirilen kayıtdışı paralar, Türkiye’de spekülatif alanlarda borsada vb. değerlendiriliyor, yüksek reel faize yatırılıyor, canı istediği anda da elini kolunu sallayarak yurtdışına gidiyordu. Türk ekonomisi, yüksek reel faizle, kumarhane kapitalizminin en tipik görüntülerinin yaşandığı borsa manipülasyonlarıyla, sıcak para-kara para ve kirli para için bir mali yatırım cennetiydi adeta. Gelen bu kaynağı ve sahibi meçhul döviz girişleri kurları aşağı çekiyor, TL de durduğu yerde aşırı değerleniyordu. Bu durum Türkiye’nin ihracatını ve rekabet gücünü olumsuz etkilese de Türkiye’yi yönetenlerin hiçbir şikayeti ya da tedbiri nasılsa yoktu. Ancak Avrupa’da giderek genişleyen krizde ikinci dip dalgasına neden olan gelişmeler, bu kaynağı ve sahibi meçhul parayı da sıcak paracıları da panikletti. 2008 ve 2009 yıllarında Türkiye’ye gelen bu tür paralar, 2010 yılının ilk iki ayında da girişlerini sürdürürken, 2010 Nisan ayında paniğe kapılarak çıkışa yönelmiş görünüyor. Bunda, dolar/avro paritesinin 1,50’lerden 1,20’lere gerilemesinin ve dolar/TL’nin 1,60’lar düzeyine yükselmesinin rolü çok büyük kuşkusuz. AB’ye, ihracatının yüzde 50’sini yapan Türkiye’ye, AB kaynaklı kredi ve sıcak para girişleri eskisi gibi bol ve iştahla akmıyor artık. TC Merkez Bankası’nın Ödemeler Dengesi Bilançosuna baktığımızda, kaynağı ve sahibi meçhul paraların yer aldığı meşhur “net hata ve noksan” kalemi de negatife dönüşmüş vaziyette. 2008 yılının ilk 4 ayında 2,9 milyar dolar, 2009 yılının ilk 4 ayında ise 4,8 milyar dolar olarak Türkiye’ye giren kaynağı ve sahibi meçhul dövizler, 2010 yılının ilk 2 ayında 2,1 milyar dolar daha giriş yapmış. Ancak AB’de Yunanistan’la başlayan ve giderek devletlerin iflası ve avro bölgesinin çöküşü tartışmalarını tetikleyen kriz ortaya çıkınca, Mart-Nisan 2010 aylarında 3,3 milyar dolarlık bir çıkış yaşandı. Yani güvenli olarak gördüklerini söyledikleri ve bol keseden faiz aldıkları Türkiye’den, AB’deki kriz nedeniyle arkalarına bakmadan çıkışa başladılar. Ne demişler gemiyi önce fareler terk edermiş! Ödemeler bilançosundaki net-hata noksan kalemi tam ibretlik bir gösterge… Ufuk Söylemez'in Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
|

