Emtia fiyatları uzun vadede ne olur?
Pazartesi, 23 Kasım 2009 14:14


Emtia fiyatları, yani altın, gümüş, bakır gibi madenlerin, buğday, pamuk, mısır gibi ürünlerin, ham petrol, kömür gibi enerji mallarının fiyatları uzun vadede nereye gidiyor?
Kısa vadede yüksek seyreden ve spekülasyonlara konu olan bu emtialara ilişkin olarak uzun vadede, yani 2015-2030 yıllarını kapsayan uzun dönemli projeksiyonlar emtia talebinin yavaşlayacağını gösteriyor.
Dünya Bankası tarafından yayınlanan “Global Economic Prospects 2009” isimli küresel ekonomik olasılıkların gelişimini konu alan çalışma, emtia fiyatlarının, arz ve taleplerini ve geleceğe yönelik projeksiyon ve tahminlerini içeriyor.
Bu rapora göre, 2015-2030 ve 2050 yıllarına doğru uzun dönemli emtia talebine ilişkin projeksiyonlar yapılmış.
Dünya Bankası’nın bu projeksiyonlarına göre, gelecekte emtia talebi ekonomik büyüme, talebin kapsamının değişmesi, teknolojik gelişme ve nüfus azalmasına bağlı olarak büyük oranda değişecek.
Gelecek 20 yılda dünyanın nüfus artışının 2000’li yıllar boyunca yüzde 1,2’den, 2015-2030 yılları arasında yüzde 0,8’e ineceği, bunun da mal ve emtia talebini geçmişe nazaran daha makul seviyelere çekebileceği hesaplanıyor.
Dünyanın tamamında kişi başı gelirdeki büyümenin de yavaşlayacağı öngörülüyor.
Çünkü gelişmekte olan büyük ülkelerin (Çin, Hindistan, Brezilya vb) 1990’lardaki gelir artış hızlarını gelecekte yakalamalarının zor olacağı öngörülüyor.
Hizmetler sektörünün toplam gayrisafi hâsıladaki oranının gelecekte de aynı seviyelerde kalacağı düşünülüyor.
Bunun dışında teknolojik gelişmenin gelecekte emtia talebini azaltacağı tahmin ediliyor.

ENERJİ TALEBİ
Enerji verimliliğinde hiçbir gelişme olmayacağının varsayılması halinde, enerji talebinin bugünden 2030 yılına kadar yüzde 120 oranında artacağı hesaplanıyor. Gelişmekte olan ülkeler ise bu durumda artışın dörtte üçünden sorumlu olacaklar.
Ancak son 50 yılda enerji kullanımındaki verimlilik ve tasarruf çabaları oldukça ilerledi.
1970 yılından 2004 yılına kadar teknolojik gelişmeler enerji talebi ve kullanımını yüzde 56 oranında azalttı.
Gelecekte de uygulanacak değişik teknolojilerin, gelecek 10 yıllarda yakıt verimliliğini ikiye katlayacağı hesaplanıyor.
2005 yılında 100 km. için 8 litre yakıt gerekirken, 2050 yılında 3 litre yakıtın yeterli olabileceği hesaplanıyor. Belki daha iyimser başka bir senaryoda ise gelişmiş ülkelerin araçlarının yzüde 90’ının, gelişmekte olan ülkelerdeki araçların ise yzüde 75’inin alternatif yakıtlarla (hybird, elektrik, hidrojen vb) çalışacağı planlanıyor.
Enerji talebindeki geçen 15 yıllık ortalama yüzde 1,8’lik artışın, 2015-2030 yılları arasında yüzde 1,3’e düşeceği hesaplanıyor. İklim ve çevre kaygılarının daha az karbon-yoğun yakıt ve kaynaklara yönelimi artıracağı da düşünülüyor. Doğalgaz, rüzgar, güneş ve jeotermal enerji gibi alternatif enerjiye olan talebin artacağı bekleniyor.
Petrolün toplam enerji tüketimindeki payının da giderek azalacağı bekleniyor. Petrol talebinin 2005-2015 yılları arasında yıllık yzüde 1,7’e, 2015-2030 yılları arasında ise yüzde 1,1’e düşerek günlük 112-118 milyon varil arasında olacağı hesaplanıyor.
Hep bugünü değil, geleceği de düşünerek planlamak ve projekte etmek gerekiyor.
Enerji fiyatlarına ve enerji talebine Dünya Bankası’nın yaptığı global bakışı sizlerle paylaşırken, acaba kendi planlarımızı yapıyor muyuz, diye düşünmeden edemiyorum doğrusu...

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız