Eczanelerle tehlikeli inatlaşma!  
Pazartesi, 18 Ocak 2010 14:22


Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), eczacıların 4 Aralık 2009 tarihinde yaptığı bir günlük kepenk kapatma eylemine tepki olarak, Türk Eczacıları Birliği (TEB) ile yapmış olduğu İlaç Alım Protokolünü tek taraflı olarak feshetti.
16 Ocak 2010 tarihinden sonra SGK, kendisiyle, tek tek sözleşme imzalayan eczacılar dışında kalan eczanelere ilaç bedelini ödemeyecek.
Bu durumda vatandaşlar 24 bin eczaneden temin edecekleri ilaçların paralarını peşin olarak ceplerinden ödeyecekler.
Bilahare sağlık müdürlükleriyle SGK’nın gösterdiği adreslerden tahsilata gidecekler.
Bu nasıl idarecilik, bu nasıl çözüm, bu nasıl halk sağlığı?
Ağzını her açtığında “demokrasi” nutukları atan, “hoşgörü” hamaseti yapan AKP zihniyeti,
TEB’in demokratik ve örgütlü duruşundan rahatsız olduğu için eczaneleri tek tek masaya oturtmaya ve TEB’in örgütlü duruşunu yıkmaya uğraşıyor.
Ancak bilinçli ve demokratik kültürü gelişmiş eczacıların ezici bir çoğunluğu, meslek örgütlerine sahip çıkarak, TEB dışında, münferit sözleşme imzalamayacaklarına dair dilekçelerini SGK’ya vermiş durumda.
Yılın son günlerinde TEB’e yaptığımız ziyarette, 24 bin eczacının yüzde 98’inin SGK’ya bu dilekçeleri verdiklerini öğrendik.
16 Ocak 2010 tarihine kadar SGK, TEB ile masaya oturarak uzlaşma sağlamazsa, sağlıkta yeni bir skandalla karşı karşıya kalabiliriz.
Demokratik, örgütlü meslek kuruluşlarına tahammül edemeyen, onlarla uzlaşmak yerine inatlaşmayı tercih eden antidemokratik ve dayatmacı AKP iktidarı, böyle bir inatlaşmayı daha ileri götüremez, götürmemelidir.
İnsanlara ilaç bedellerini ceplerinden peşin olarak ödetip, sonra tahsilat için kuyruklara sokarsanız, bunun adı skandaldan da öte zulüm olur.
Biat etmeyen eczacıların, birliğini, meslek kuruluşlarını by-pass etme çabaları “sözde” demokrasi şampiyonluğu yapan AKP iktidarının ayıbıdır.
Ancak insan sağlığıyla oynamak anlamına gelen, sosyal barışı zedeleyen bu inatlaşmadan bir an önce dönülmelidir.
Akılcı bir orta yol bulunarak uzlaşma sağlanmalıdır.
Tekel işçilerine biber gazı, demiryol işçilerine iş akitlerinin feshi, itfaiyecilere polis copu, eczacılara SGK şantajı, otoriter antidemokratik, tek parti baskıcılığının en vahim ve tipik örnekleridir.
Eczacıların, kamu karşısındaki yasal temsilcisi olan TEB’in muhatap kabul edilerek, her iki tarafın da halk sağlığının mevzubahis olduğu bu konuda, bir an önce masaya oturmasını ve uzlaşmasını bekliyoruz, istiyoruz.

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız