Baz etkisi
Pazartesi, 19 Temmuz 2010 11:12


Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 2010 yılının birinci çeyreğine ilişkin yayınlanan veriler karşısında abartılı bir iyimserlik havası pompalandı. Sanayi Üretim Endeksi rakamları da bu havaya tuz biber ekti.
Kuşkusuz ki ekonomik krizin aşılıyor olması, sanayi üretimi ve GSMH (milli gelir) rakamlarının artıyor olması olumlu ve arzulanan bir gelişme. Ama ekonomide gerçekçi olmak, verileri bilgiye dayalı olarak, objektif biçimde analiz etmek gerekiyor.
Öncellikle şunu söylemeliyim: Türkiye’de sanayi üretimi de büyüme rakamları da 2 yıl öncesinin yani 2008 seviyelerinin hala gerisinde, maalesef.
2010 yılının ilk çeyreğinde yüzde 11,7’lik bir büyüme rakamı, ilk bakışta oldukça yüksek görünüyor. Ama bir önceki yılın, yani 2009 yılının aynı dönemine baktığımızda bu kez büyüme hızının – yüzde 14,5 olduğunu görüyoruz.
Yani 2010 ilk çeyreğindeki büyüme 2008 ilk çeyreğindeki seviyeye henüz ulaşmamış durumda.
Kriz nedeniyle dibe vuran, eksiye dönen göstergeler, büyüme oranının paydasını küçültürler. Dolayısıyla daha sonraki dönemlerdeki artışlar baz etkisi nedeniyle gerçekte olduğundan daha büyük gibi algılanır.
İşte bu baz etkisini dikkate aldığımızda yapılan değerlendirmelerin eksik ve dolayısıyla da hatalı olduğunu görüyoruz.

2008’İN HALA GERİSİNDEYİZ
Aynı şeyi sanayi üretimi için de söylemek mümkündür.
Sanayi üretim endeksi Mayıs 2010 itibari ile geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15,6 civarında yükselmiştir.
Ama 2 yıl öncesinin, yani Mayıs 2008 yılı seviyesinin hala gerisindedir.

Ay    2008    2009    2010
Nisan    119,5    97,1    113,8
Mayıs    123,9    102,1    118,0
 
Yukarıdaki tablodan da anlaşılacağı üzere sanayi üretim endeksi 2008 Mayıs ayının hala gerisinde.
Yani sanayi üretiminde 2 yıl önceki seviyeye ulaşılmış değildir.
Baz etkisi azaldıkça, gelecek aylar itibarıyla sanayi üretim endeksi ve 3’er aylık dönemler itibarıyla büyüme rakamlarının artış hızları azalmaya başlayacaktır. Dolayısıyla yıllık değerlendirmeler bugünden çok daha farklı olacaktır.
Bu nedenle, miyop bakıştan kurtulup, rakamlara daha geniş bir vizyonla ve gerçekçi bir biçimde bakmakta yarar var.


Ufuk Söylemez'in Tüm Yazıları İçin Tıklayınız