| AB nasıl korumacılık yapıyor? |
| Pazartesi, 29 Mart 2010 23:30 | |||
![]() Türkiye’de altta kalanın canının çıktığı, üretemeyen, bir kumarhane kapitalizmi hüküm sürüyor maalesef. Aşırı değerli TL ile ihracatımızın rekabet gücü yok olmuş, işsizlik Cumhuriyet tarihinin en vahim boyutlarına çıkmış, iç ve dış borçlarımız 500 milyar dolara dayanmış, ne gam. Hemen her sektörde sınırsız-ölçüsüz-kontrolsüz yabancılaşmayla, finanslaşmayla üretim unutulmuş, tarım-esnaf-KOBİ’ler kaderine terk edilmiş. Dünyada 2 yıldan beri yaşanan olağanüstü krize rağmen, her şey eski tas eski hamam gitsin isteniyor. Ekonomi küçülmüş, büyüme işaretleri çok zayıf. Tedbir diye dışarıda üretilen otolara ve beyaz eşyaya da ÖTV ve KDV indirimi yapılıyor. Dışarıda üretilen ve satılamayan otomobiller, ülkemiz hazinesinden sübvanse edilerek satılıyor. Bizim gibi, ekonomik krizde olağandışı tedbirler alınması gerektiğini söyleyenlere ise sen “ekonomik korumacılık mı” istiyorsun diyerek karşı çıkılıyor. Halbuki kriz koşullarında, piyasacı bildiğimiz, zengin ve gelişmiş ülkelerin hemen hepsi ekonomik korumacılığa yöneldiler. Şirketlerini, fabrikalarını, bankalarını kurtardılar, korudular, desteklediler. Halen de bu tutumlarını sürdürüyorlar. Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’nun bu yıl yayınlanan İşveren dergisinin 5. sayısında Avrupa Komisyonu’nun üye devletlerindeki destek tedbirlerine ilişkin bazı onay kararları yayınlandı. Aşağıdaki kararları okuyunca ekonomide korumacılık nasıl yapılıyormuş, belki daha iyi anlarız: a-Hollanda kükümetinin ABN AMRO ve Fortis Bank Nederland için acil kurtarma yardımı olarak 31 Temmuz 2009’da onaya sunduğu 6,9 milyar avroluk sermaye desteği içeren paketi 8 Şubat 2010 tarihinde onaylandı. b-Avrupa Komisyonu, Polonya hükümetinin finans kuruluşlarına destek programının 30 Haziran 2010 tarihine kadar uzatılmasını onayladı. c-Avrupa Komisyonu, küresel mali krizde finansmana erişimde zorluk çeken Danimarkalı ihracatçılara ve onların müşterilerine ihracat kredisi desteği sağlayan bir programı onayladı. d-İsveç hükümetinin, SAAB otomobil AB şirketinin Avrupa yatırım bankasından alacağı krediye devlet garanti verilmesi planı onaylandı. Size korumacılık yapmayın, her şeyi serbest piyasaya bırakın, düzenleme ve sınır getirmeyin, “bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” felsefesine uyun diye akıl verip yol gösterenler, iş kendi ekonomilerine, şirketlerine bankalarına, ihracatçılarına gelince bakın nasıl “korumacı” kesiliyorlar. Tam bir çifte standart değil mi? Ufuk Söylemez'in Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
|

