1,5 milyon dinleniyor AB ve MGK seyrediyor!
Pazartesi, 25 Mayıs 2009 17:19

alt

Geçtiğimiz günlerde, tele kulak iddiaları gerçeğe dönüştü.
Önceki Adalet Bakanı görevden alınmadan önce, tam 70.000 (yetmiş bin) kişinin yasal olarak telefonlarının dinlendiğini açıkladı.
Çağdaş demokrasi, tam ve eksiksiz demokrasi olma iddiasındaki, AB üye adayı Türkiye’deki manzarayı umumiye de böylece ortaya çıkmış oldu.
Ülkenin 0-21 yaş arası çocuk ve çoğunluğu öğrenci olan genç nüfusu toplam nüfusun neredeyse yarısına tekabül ediyor.
Yani 70 milyonluk nüfusumuzun yaklaşık 35 milyonu çocuk öğrenci-çırak, işçi, işsiz vb. gençlerden oluşuyor.
Bunu dışarıda bıraktığımız takdirde 35 milyon yetişkinin, 70 bin tanesinin telefonlarının dinlendiğini söyleyebiliriz.
İnsanlar, telefonları ile kendi kendileriyle konuşmuyorlar elbette.
Yani her telefon sahibinin, işi, ailesi, sosyal çevresi vb. ile asgari 20-25 kişi ile konuşuyor olması çok doğal bir durum.
70 bin dinlenen telefon sahibinin ortalama 20 kişi ile bir şekilde konuştuğu düşünülürse yaklaşık 1,5 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının dinlemeye takılacağı aşikârdır.
Yani 1,5 milyon insanımız yasal olarak dinlenen 70 bin telefon sahibi ile belki de sadece tanışıyor olmaları, işleri veya hatır sormaları sebebiyle dahi, “dinleme” mağduru ve kurbanı oluyorlar.
Yaklaşık 35 milyon yetişkin insanımızın, en az 1,5 milyonun iş, özel, sosyal veya siyasal konuşmaları, sohbetleri, masuniyetleri, iş ve meslek sırları, dedikoduları, özel yaşamları vb. potansiyel olarak dinleniyor, kayda alınıyor ve yeri geldiğinde aleyhlerine kullanılabiliyor.
Ne güzel demokrasi, ne çağdaş ülke, ne medeni devlet düzenimiz var değil mi?
Yani 1,5 milyon basit bir rakam değil, 35 milyon yetişkin insanın neredeyse yüzde 4’ü yani sokakta yürüyen her 100 vatandaştan dördünün telefon dinlemelerine takılma ihtimali çok büyük.
Bir de buna yasal olmayan keyfi, kasti dinlemeleri de eklerseniz, nasıl bir despotik, baskıcı sivil, faşist bir yönetime doğru sürüklendiğimizi çok daha iyi anlarız.

DİNLENDİKÇE
DEMOKRATİKLEŞİYORUZ

Ama AKP yandaşlarının buna çok pişkin bir cevapları da yok değil, ne diyorlar biliyor musunuz? “Yasal olmayan, çekineceğiniz bir durum yoksa niye dinlenmekten rahatsız olasınız ki”.
İşte demokrasi, insan hakları, bireysel özgürlükler, AB standartları diye diye, bizi getirdikleri nokta, sivil diktatörlüğe doğru sürüklenme noktasıdır.
Önceki Genelkurmay Başkanımız bile dinlendiğinden emin olduğunu açıkça söylüyor.
Anayasa Mahkememizin Başkan Vekili de dolaylı olarak dinlendiğini beyan ediyor.
AB yetkilileri, demokrasi havarisi AB komiserleri, liderleri, AKP destekçisi sözde insan hakları ve özgürlükler örgütleri ve de Anayasal güvenliğimizi emanet ettiğimiz MGK, bu durumu seyrediyor.
Belli ki susmaları durumdan memnun ve haberdar oldukları manasına geliyor.
Dinleme sayısı arttıkça, demokrasimizin ve insan haklarının daha da gelişeceğini düşünüyorlar herhalde…

 

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız