Şirket çalışanlarına verilen borç para
Pazartesi, 09 Kasım 2009 15:16


Calışanları teşvik etmek ve çalıştıkları işyerine güvenlerinin artmasını sağlamak amacıyla işveren bazı durumlarda çalışanlarına borç para verebilmektedir. Ancak, işverenin bu eylemi gerçekleştirirken karşılaşacağı sorunları da bilmesinde büyük yarar vardır. Bu konuda Borçlar Kanunu’nun 306. maddesinde “karz akdinden” söz edilmekte olup, uzun süreli borç verilmesi halinde, işveren ile çalışanı arasında bir karz akdi ilişkisi olduğuna hükmedilebilir.
Türkiye’de ödünç para verme işleri 30.09.1983 tarih ve 90 no.lu “Ödünç Para Verme İşleri Hakkındaki Kanun  Hükmünde Kararname” ile düzenlenmiş olup, sadece ikrazat işi ile uğraşanların ödünç para verebilecekleri hüküm altına alınmıştır. Bu kararnameden, ikrazat işiyle iştigal edenler dışında borç para vermenin yasal olarak mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Ancak, tüzel kişilerin doğrudan veya ortak ya da iştirakleri aracılığıyla dolaylı olarak ortaklık ilişkisi içinde bulundukları diğer tüzel kişilere ticari ilişki içinde ödünç para vermeleri ikrazat sayılmamıştır.
Ticari hayatta, işverenlerin çalışanlarına verdikleri borç paraları iş avansı kapsamında değerlendirdikleri de görülmektedir. Halbuki iş avansı; işletmenin ticari faaliyetini sürdürebilmesi amacıyla, çalışanlarca yapılacak harcamalar için önceden ödenen masraf karşılığı olarak kabul edilmesi ve kısa sürede fatura ve benzeri belgelerle kapatılacak bir işlem olarak düşünülmesi gerekir.
Ücretlilere işverenlerce, ay sonunda hesaplanacak ücretlerinden tamamı mahsup edilmek üzere verilen ücret avanslarının borç kapsamında değerlendirilmemesi gerekir. Bunun dışında, işverenin taksitler halinde ve ücretlerinden kesinti yapmak suretiyle tahsil edilmek üzere çalışanlarına borç para vermesi işleminin ücret olarak değerlendirilmesi  ve yazımız kapsamındaki açıklamalar çerçevesinde ödenen tutarın tamamının Gelir Vergisi Kanunu’nun 61. maddesine göre ücret olarak değerlendirilip, aynı Kanun’un 94. maddesine göre tevkifata tabi tutularak adı geçen Kanun’un 103 ve 104. maddeleri uyarınca vergilendirilmesi gerekir.
Tuğrul Dirimtekin kimdir?  1949 yılında Eskişehir’de doğdu. İlk ve orta öğrenimini Eskişehir Özel Yeni Kolej’de, yüksek öğrenimini de Eskişehir İTİA’da tamamladı. 1971 yılında Bursa İTİA’da akademik kariyere başladı. 1976’da İşletme Doktoru, 1978’de ise Doçent unvanını aldı. Akademik kariyeri sürecinde muhtelif yıllarda yurtdışında mesleki eğitim gördü. 1982 yılında Uludağ Üniversitesi İİBF’deki öğretim üyeliği görevinden ayrılarak özel sektörde çalışmaya başladı. 1982-92 yılları arasında özel sektörde üst düzey yöneticilik yaptı. 1992 yılından bu yana Yeminli Mali Müşavir olarak çalışmalarını sürdürüyor. Aynı zamanda Grant Thornton Uluslararası Bağımsız Denetim Şirketi’nin Bursa Şubesi olarak da denetim hizmeti veriyor. 1992-2000 yılları arasında Bursa Yeminli Mali Müşavirler Odası Başkanlığı görevini yürüttü. 32 yıllık evli ve iki çocuk babası olan Dirimtekin, İngilizce biliyor.

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız