| Özel sigorta konusu ve yararları |
| Pazartesi, 23 Kasım 2009 14:16 | |||
![]() Modern ve teknolojik gelişmelerin yaşandığı günümüzde, insanlar her gün bulundukları ortamda birçok tehlikeyle karşı karşıya kalmaktadırlar. Sigorta dilinde, insanlar açısından olumsuzluklarla sonuçlanan bu olgunun “kaza”,”hasar”,”muhatara”,”riziko” ve “risk” adlı sözcüklerle ifade edildiğini görmekteyiz. Riski “Gerçekleşmesi kesin olmayan ve sigortalı ile sigortacının iradesi dışında ve ileride oluşabilecek bir olaydır” diye tanımlayabiliriz. Bu tanım riskin teknik ve uygulama yönünden ne olduğunu da ortaya çıkarmaktadır. Teknik yönüyle risk, bir ekonomik ihtiyacın doğması olasılığına denir. Buradaki ekonomik ihtiyaç, sigortalıya ileride zarar verme olasılığı olan olayın teminat altına alınması ihtiyacıdır. Sigortacılıkta risk; 1. Geleceğe dönük olmalı, 2. Kesin olmamalı, 3. Kanun ve ahlaki değerlere uygun ve tarafların iradesi dışında gerçekleşmelidir. Birinci şıkta, sigorta akdi yapılırken risk adı verilen olay henüz gerçekleşmemiş olmalıdır. İkinci şıkta, riskin belirsizliği vurgulanmakta ve hangi riskin ne zaman, nerede ve nasıl gerçekleşeceğinin sigortalı tarafından bilinmemesi kastedilmektedir. Son şıkta ise, kanun ve ahlaki değerlere aykırı hileli işlemi sigortalının sigorta ettirmemesi ilkesine dayanmaktadır. Sigortanın yararlarından bir tanesi, istatistiki yöntemlerle risk sonuçlarının, geniş bir kitle üzerine dağılmasını ve riskle karşı karşıya kalan kişilerin ekonomik sıkıntıya düşmeden, telafi edilebilir duruma getirilmesini sağlamak suretiyle, sigortalı kitlesine güvence dağıtmaktır. Diğer bir yararı ise sermaye birikimi yaratmasıdır. Sigortalılarca ödenen küçük miktarlardaki primler sigortalı sayısı arttıkça sermaye birikimi-fon yaratma özelliği ile de ülke ekonomisine fayda sağlamaktadır. Sigortanın üçüncü yararı ise kredi sağlamasıdır. Bu kredi hem sigortalı açısından hem de toplum açısından işlemektedir. Örneğin, banka kredisi ile oto veya konut alımlarınızda otomobili sigortalayarak, konutu da ipotek göstererek kredi alma olasılığınız vardır. Ancak, burada kredinin geri ödenmesinin güvence altına alınmasını sağlamak için konutu da sigorta ettirmek gerekir. Zira, konutun yangın veya başka bir riskle yok olması krediye karşılık gösterilen teminatın ortadan kalkması riskini yaratır. Bu durumda, konutu sigortalı değilse kişi hem mülkünden olacak hem de krediyi ödemek zorunda kalacaktır. Sigorta konusunda devlet büyüklerinin ve ünlü sanayicilerin neler düşündüklerini ve sigortanın önemini birkaç çarpıcı sözle anlatabiliriz: Wınston Churchill: “Benim için mümkün olabilseydi, sigorta sözcüğünü her evin ve her adamın alnına yazardım. Çünkü ona inanıyorum ki sigorta küçük bir prim karşılığında aileleri telafi edilmez tehlikelerden korumaktadır.” Henry Ford: “New York şehri, işadamları tarafından değil, sigortacılar tarafından yaratılmıştır. Sigorta olmasaydı gökdelenler olmazdı, çünkü bir işçi ailesini sefalet içinde bırakabilecek bir kaza tehlikesiyle o yüksekliklerde çalışmayı kabul etmezdi. Sigorta olmasaydı, hiçbir sermayedar basit bir izmaritin küle çevirebileceği gökdelenlerin inşası için milyonlar harcamazdı.” Robert Peugeot: “Sanayicilikte ilk günlerimden beri hayat sigortası yaptırdım. Çünkü genç bir iş adamı olarak, dünyadan zamansız bir ölümle ayrılmak tehlikesine karşı beş çocuğumun geleceğini garantiye almanın benim görevim olduğunu bilmekteyim.”
|

