| Farklılık yaratmak, inovasyon |
| Pazartesi, 26 Nisan 2010 13:58 | |||
![]() Gelişen rekabetçi koşullarda, şirketler önce fiyat ile rekabete başladı, sonra kalite önem kazandı, bugün ise tasarım, yaratıcılık ve değişimin tüm unsurların önüne geçtiğini kabul etmek zorundayız. Değişmeyenin yok olacağı bir dünyada yaşıyoruz. Bulunduğumuz durumu kabullenmediğimizden ya da başka şansımız olmadığından değişim gerekli olmaktadır. Başarılı şirketlerin hayatında dört evre var olduğu kabul edilmiştir. Bunlar girişimcilik, büyüme, olgunluk ve yenilenmedir.* Bu ilkelerden hareketle şirketlerimizin ürünlerini, hizmetlerini ve üretim yöntemlerini sürekli olarak değiştirmeleri ve yenilemeleri gerekmektedir. Bu değişme ve yenileme işlemi ‘inovasyon’ olarak adlandırılır. İnovasyon aynı zamanda farklı, daha önce görülmemiş, yeni fikirlerin geliştirilmesi ve bunların uygulamaya koyulması anlamına da gelmektedir. Ortaya atılan yeni fikirler, daha önce çözülmemiş sorunları çözmek ya da daha önce giderilmemiş ihtiyaçlara cevap vermek amacıyla geliştirilebilir ya da halen var olan pek çok ürün ve hizmeti daha güzel, daha kullanışlı, daha çok insanın işine yarayacak hale getirmeyi amaçlayabilir. Bu fikirlerin hayata geçirilmesi bazen yeni bir ürün, hizmet veya iş akışındaki prosedürlerin sırasının akıllı ve sonucu olumlu yönde etkileyici şekilde değiştirilmesi olarak da karşımıza çıkabilmektedir. Bir başka ifade ile ‘inovasyon’ bilginin ekonomik ve toplumsal faydaya dönüştürülmesi olarak tanımlanır. İnovasyon çalışmasını bir buluş, bir icat olarak görmek yerine, var olanı iyileştirmek, geliştirmek olarak anlamanın daha doğru olacağını da belirtmek yerinde olur. Örneğin; yıkandığı zaman buruşmayan ve ütü istemeyen kumaş üretildiğinde inovasyon yapılmış olur. Veya günümüzde ev ve ofis mobilyaları sektöründe herkesin tanıdığı ve ülkemizde de tercih edilen bir marka olan büyük bir firmanın, geliştirdiği sistemle müşterisine sağladığı hizmet kolaylığı, rakiplerine göre farklılık yaratmış ve hızlı bir büyüme ve birçok ülkede tercih edilme sebebi olmuştur. İnovasyon, ya radikal fikirler sonucu daha önce denenmemiş ve geliştirilmemiş ürün veya üretim yöntemlerinin ortaya çıkarıldığı büyük atılımlarla oluşmakta ya da zaman içinde bir dizi geliştirme ve iyileştirme faaliyetini içeren çalışmaların bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Bu süreçte geçmişte ortaya konulmuş icatların sonuçlarından yararlanılabildiği gibi inovasyonun asıl önemli olan katkısının ekonomik getirisi yüksek, henüz yapılmamış, bilinmeyen birşeyler ortaya koymak olduğu unutulmamalıdır. Örnek vermek gerekirse; elektrikli süpürge J. Murray Spengler tarafından icat edilmiş olsa da ticarileştirilmesini ve satışını W. H. Hoover adlı bir deri imalatçısı gerçekleştirmiştir. Bu nedenle de Spengler adı değil, Hoover adı dünya çapında tanınmış ve yayılmıştır. İnovasyonun büyüklüğü, yaratacağı etkinin büyük olacağı anlamına gelmez. Mevcut ürünlerde, hizmetlerde ve süreçlerde tamamlanmayı bekleyen küçük parçalar, büyük inovasyonları doğurabilmektedir. Bu olguya, hepimizin çok iyi tanıdığı, dünya markası olan bir teknoloji devine milyarlarca dolar kazandıran, kulaklığı olan küçük ebattaki kasetçalar (walkman) çalışması, cep telefonu ile internete bağlanmak örnek verilebilir. İnovasyon için fırsatlar aranırken bir şirketin; 1. Şu anda mevcut olanı daha çok değer elde eder hale nasıl getirebiliriz? 2. Ne tür bir adım atarsak ekonomik sonuçlarımız olumlu yönde değişir? 3. Tüm kaynaklarımızın kapasitesini ne tür bir değişiklik artırır? sorularına yanıt araması gerekir. Başarılı bir inovasyon, farklı düşünmek ve fark yaratmakla gerçekleşir. Einstein’ın dediği gibi, “Bugün yarattığımız dünyanın sorunları, bu sorunları yaratırken düşündüğümüz şekilde düşünürsek çözülemezler.” *Halil Akgül’ün ‘Verimli İnsan Verimli Üretim’ adlı kitabından. Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|

