Zimaş Çin’in zincirini kırdı!
Pazartesi, 19 Temmuz 2010 15:13
Seyit Ersöz

Türkiye’nin zincir üretimi alanındaki öncü firması olan Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulu Zimaş, Çin menşeli bazı transmisyon zincirleri ve aksamlarının ithalinde ton başına yüzde 100 oranında antidamping vergisi konulmasını sağladı. Zimaş’ın talebini haklı bulan Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM) ton başına bin 200 dolar, dampinge karşı kesin önlem getirdi.
DTM’ye yaptığı müracaat ile, “haksız rekabet yarattığı” ve “Türk milli sanayinin gelişimine engel teşkil ettiği” gerekçesiyle, Çin menşeli transmisyon zincirlerine savaş açan Zimaş, soruşturma sonucunda istediği sonucu almanın sevincini yaşıyor. Topbaş Grup Genel Müdürü Haluk Sami Topbaş, Ekonomik PUSULA’ya yaptığı değerlendirmede, “Türkiye’nin en azından bu alanda daha fazla ithalat cenneti olmasına ve sektörde kapasitelerin iyice düşüp, işsizliğin tırmanmasına engel olduk” dedi.
-Soruşturma ne zaman sonuçlandı?
-23 Mayıs 2010 tarihinde, “İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine” ilişkin yayınlanan tebliğde, yerli üretici Zimaş Zincir ve Makine Sanayi tarafından yapılan başvuru üzerine, Çin Halk Cumhuriyeti menşeli muhtelif mafsal halkalı zincirler ve aksamının Türkiye’ye ithalatına ilişkin olarak 25 Temmuz 2009 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan “İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine” ilişkin tebliğ ile başlatılan damping soruşturması, Dış Ticaret Müsteşarlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından yürütülerek tamamlandı.
-Yapılan soruşturmada “damping marjının oranı” ne düzeyde tespit edildi?
-Yapılan hesaplamalarda damping marjlarının önemli oranlarda olduğu tespit edildi. İncelemeler neticesinde, yerli üretim dalının üretim, yurt içi satış ve pazar payında önemli daralmalar olduğu, kapasite kullanım oranının düşük düzeylerde seyrettiği görüldü. Bu durumun yerli üretim dalının dönem sonu stoklar, stok çevrim hızı, karlılık, nakit akışı, yatırımların geri dönüşü, verimlilik, yatırım hasılatı göstergelerini de olumsuz yönde etkilediği tespit edildi. Mevcut durum ve göstergeler, yerli üretim dalının dampingli ithalat ile fiyat rekabetine girmesinin mümkün olmadığını da ortaya koydu.
-Ürün ithalatında ve yerli üretimde ne tür değişimler oldu?
-Çin’den yapılan soruşturma konusu ürün ithalatının, 2006-2008 döneminde gerek mutlak gerekse nispi olarak arttığı tespit edildi. Bahse konu dönemde, üçüncü ülkeler menşeli ithalat yaklaşık yüzde 1 oranında artarken, Çin menşeli ithalat yüzde 16 oranında arttı. Çin’in 2006 yılında yaklaşık yüzde 46 olan toplam ithalat içindeki payının 2007 yılında yüzde 55 ve soruşturma döneminde yüzde 50 olarak gerçekleştiği tespit edildi. 2009 yılında bu eğilim devam etti ve Çin’in toplam ithalat içindeki payı yüzde 73 düzeyine çıktı. Soruşturma konusu ürün tüketiminde 2006-2008 döneminde büyük bir değişim görülmediği, yerli üretimin pazar payında bu dönemde önemli bir düşüş gerçekleştiği, Çin menşeli dampingli ithalatın pazar payının ise aynı dönemde arttığı da tespit edildi. Soruşturma sonucunda dampingin, yerli üretim dalında zararın ve her ikisi arasında illiyet bağının mevcut olduğu tespit edildi, İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulu’nun kararı ve Bakanlığın onayı ile transmisyon zincirleri ve aksamlarının Türkiye’ye ithalatında ton başına bin 200 dolar, “dampinge karşı kesin önlem” yürürlüğe konuldu.
-Gelinen noktada, milli sanayi rahat bir nefes alacak mı?
-Çin ülkemizde üretim yapan birçok sektörü yani milli sanayimizi çok zor durumda bırakacak şekilde yüzde 30 ile yüzde 90’lara varan oranda pazar payı elde etti. Türkiye’de transmisyon zincirleri konusunda, sektörün kurulmasında büyük çabalar harcayarak geldiğimiz noktada, biz de Çin’den birçok kalemde ithal edilen ürünler nedeniyle diğer sektörlerin yaşadığı sıkıntıyı fazlasıyla yaşadık. Takım arkadaşlarımızla birlikte haksız bir rekabetle Türk işçisinin emeğini ve ekonomimizi korumak, en önemlisi dövizimizin dışarıya gitmesini önlemek için büyük mücadeleler verdik. Sektörümüzü, elemanlarımızı ve ülkemiz ekonomisini korumak adına, kaliteden yoksun ürünlerin yüzde 110’lara varan fiyat farkı ile ülkemize girerek haksız rekabet oluşturan ürünlere karşı artı bir fon konulması için talepte bulunduk. Bu konuda bize desteklerini esirgemeyen Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı’ndan Sorumlu Devlet Bakanımız Zafer Çağlayan başta müsteşarımız, daire başkanımız ve davamıza her aşamada gayretlerini esirgemeyen personeline teşekkürler ederiyoruz.

Zimaş İstanbul Ağustos’ta açılıyor

-Zimaş’ta yeni yatırım planlarınız var mı?
-Zimaş, 1976 yılında Hüsamettin Topbaş’ın çabalarıyla kuruldu ve Türkiye’nin ilk transmisyon zincirleri üreten fabrikası oldu. Dış ticaret açığının tavan yaptığı yıllarda kurulan Zimaş’ın sloganı, “ithalata son”dur. Zimaş A.Ş., Türk sanayisinin ihtiyacı olan transmisyon zincirleri, konveyör zincirleri ve taşıyıcı zincirleri üretmek üzere kuruldu. Firmamız, standart makine zincirlerinin yanı sıra özel zincir üretimi de yapıyor. Çimento, kağıt, şeker, hidroelektrik, termik santraller, gıda üretimi, otomotiv, gemi sanayi, yürüyen merdivenler, ağaç işleme, makine sanayi, tarım gibi Türk ekonomisinin çarkını döndüren tüm sektörlerin ve hizmet alanlarının zincir talebini karşılıyoruz. 15 bin metrekare kapalı, 7 bin metrekare de açık olmak üzere toplam 22 bin metrekare alanda faaliyet gösteren Zimaş, 180 kişi istihdam ediyor. Yılda 800 bin metre zincir üreten Zimaş, üretiminin yüzde 60’ını ihraç ediyor, yüzde 40’ını ise iç piyasaya veriyor. Firmamız 2010 yılında yurt içi ve yurt dışındaki talepleri daha süratli karşılayabilmek için kapasitemizi ikiye katlayacak, “CNC destekli montaj makineleri”, “kalite artırıcı kalıp yatırımları”, talaşlı imalat kapasitesini artırmak için “çift kafalı robot yüklemeli CNC destekli makineler”, ısıl işlem hatlarımızda, kalıp çeliği ısıl işlemi için “akışkan yataklı fırınları” ve “malzeme kalıbı”, talaşlı imalat süresini aza indirecek ve en önemlisi zamandan tasarruf sağlayacak “orbital soğuk dövme preslerini” devreye aldı.
Türkiye’deki bayilerimize ve nihai tüketiciye daha iyi hizmet verebilmek, daha iyi lojistik destek sağlayabilmek amacıyla İstanbul Karaköy’de şube açmaya karar verdik. 1 Ağustos 2010 tarihi itibariyle Zimaş’ın İstanbul şubesi hizmete girecek.

Topçesan, BMW ve Mercedes
gibi devlere çalışıyor

-Diğer Grup şirketlerinden de kısaca bahseder misiniz?
-300’e yakın çalışanımızla faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Zimaş’ın yanı sıra 1983 yılında Çizaş, 1987 yılında Topçesan ve 2008 yılında S&T Çelik yatırımımız var. Çizaş A.Ş ile Türkiye’nin ve başta Almanya olmak üzere, Avrupa, Asya ve Afrika’da bulunan birçok firmanın zirai zincir ve zirai makine ekipmanları ihtiyacını karşılıyoruz.
Topçesan Çelik, sıcak ve soğuk dövme sektöründe kısa zamanda kendinden söz ettirdi. Teknolojik otomasyona önem verdik ve BMW, Tofaş, Mercedes gibi dünya devi firmalara hizmet veriyoruz. 22 bin metrekarelik alanda kurulu Topçesan, dövme hane, kalıp hane, ısıl işlem, özel talaşlı imalat tesislerini de kapsayan entegre bir çelik dövme ve işleme fabrikasıdır. Ürünlerimizin yüzde 80’lik bölümü Avrupa’nın saygın ve isim yapmış otomotiv firmalarına ihraç ediliyor.
Zincir ve dövme şirketlerimizin kaliteli hammadde ihtiyacını, Bursa Serbest Bölge’de kurulu S&T Scholz Topbaş Çelik isimli şirketimiz karşılıyor. Grubumuz, zincirde 24 ülkeye ihracat yapıyor. Dövme çelikte ise üretimin yüzde 60’lık kısmını ihraç ediyoruz.

Düşük kur zarar ettiriyor

-Sanayicinin şu anda yaşadığı en büyük problemler nelerdir?
-Düşük döviz kuru, şu an ihracatçının yaşadığı en büyük problem. Yüksek kurlarla yapılan maliyetler, şu anda düşük euro ve dolar kuru yüzünden uzun süreli anlaşmalarımızda bizi ve bizim gibi ihracatçı firmaları zarar etme noktasına getirdi.
-Genel ekonomik durumu nasıl görüyorsunuz?
-Türkiye, krizden hızlı bir çıkış sürecine girdi, iyi toparlandı. Ama işsizlik büyük sorun. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan “Mesai yapacağınıza istihdam sağlayın” diye çağrıda bulundu. Aslında istihdam, tüm sanayicilerimizin çok özen gösterdiği bir konu. İnanın tüm sanayici dostlarım ve büyüklerim, işsizlik konusunda devlet büyüklerimizden daha da duyarlı… Ancak yüksek kıdem tazminatları ve vergi yükleri, işe yeni eleman alma konusunda bizleri son derece zorluyor. Bu nedenle yeni eleman almak yerine herkes mevcut durumunda fazla mesai yapma yoluna gidiyor. Devletimizin işsizliği çözmek adına, mutlak bu konulara çözümler üretmeli.

Haluk Sami Topbaş kimdir?

1974 İstanbul doğumlu. İlk, orta ve lise eğitimini Bursa’da tamamladı. Doğu Akdeniz Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunu. DOSAB ve TÜGİAD Bursa Şubesi Yönetim Kurulu üyesi, BUSİAD üyesi, TOBB Genç Girişimciler Kurulu Bursa Şubesi Başkan Yardımcısı, Topbaş Grup Genel Müdürü.