Tatilya’nın tahtına Starpark oturacak!
Pazartesi, 28 Aralık 2009 13:13


Türkiye’de AVM’lere lunaparkları sokan ilk kişi olan Starpark’ın CEO’su Galip Sakder, Torunlar Yapı’nın İstanbul Haramidere’de 2010 Ağustos’unda açacağı Türkiye’nin en büyük alışveriş merkezinde, Türkiye’nin en büyük kapalı eğlence merkezini açmaya hazırlanıyor. Sakder ile Starpark’ın dünü, bugünü ve yarınını konuştuk…
- Sektördeki konumunuzu öğrenebilir miyiz?
- İşletme konusunda Türkiye’de belli gruplar var. İmalat ve işletme konusunda başta gelenlerden biriyim. Aynı zamanda diğer firmalara da oyuncak temin ediyorum. Türkiye’de AVM’lere lunaparkları sokan da ilk benim.
- Haramidere’deki projenizden bahsedebilir misiniz?
- Sayın Aziz Torun ile uzun dönemli bir işbirliğine girdik. Korupark’ta 2 bin metrekarelik eğlence merkezini henüz tamamladık. Antalya Deepo’da varız, TEM Mahmutbey Gişeler’deki projede ve Kütahya’da Kiler Holding ile ortaklaşa yapılan yatırımda da yer alacağız. Ama Ağustos 2010’da hizmete girmesi planlanan Torunlar Yapı’nın İstanbul’da AVM sektöründe ilk yatırımı olan Haramidere’de Türkiye’nin en büyük kapalı eğlence merkezini açacağız. Tatilya’nın da kapanmasıyla sektöründe tek olacak. 4 bin 300 metrekarelik eğlence merkezinin 4 -5 milyon avroya mal olacağını tahmin ediyoruz. Oyuncak farklılıklarıyla en son, en yeni model araçları oraya yapıyoruz. Türkiye’de kimsenin göremediği oyuncakları oraya kuracağız. Takla atan oyuncaklar gibi.
Burada mühim olan alternatif yaratmak. Tatilya niçin battı? İnsanlar kapıdan girerken bile ücret ödemek zorunda bırakıldı, ayrıca kurulan oyuncaklar da zamanla değiştirilmedi. Bütün bunlar insanları Tatilya’dan soğuttu. Kurulan oyuncakların zamanla yerinin değiştirilmesi ya da yerine yenilerinin getirilmesi gerekiyor. İstanbul’da bu konsepti komple oturtma imkanı bulacağız. Orada büyük ve iddialıyız.

AVM’LERİN OLMAZSA OLMAZI ‘EĞLENCE’

- AVM’lerin ‘olmazsa olmazı’ eğlence merkezleri oldu öyle değil mi?
- Türkiye’de AVM’lerde 40’ın üzerine çıktık. Eskiden eğlence kısımlarına fazla yer ayrılmıyordu. AVM sahiplerine ya da yöneticilerine gidip talepte bulunuyorduk, ‘bize yer verin’ diye. Böyle bir departmana sıcak bakılmıyordu. Ama şimdi olay tersine döndü. Eğlence sektörü AVM’lerde ilk 5’in içerisine girdi. Böyle olunca da eğlence konusunda bir talep patlaması oldu ve AVM’ler de kendilerine yeni bir yol çizmek zorunda kaldılar. Bursa’dan da İstanbul’a bir hayli müşteri götüreceğimize inanıyoruz.

YATIRIMDAN GERİ KALAMAYIZ

- AVM’lerden büyük talep geldiğine göre krizden az etkilendiğinizi de söyleyebilir miyiz acaba?
- İyi demek zor. Şu anda günü kurtarıyorsak ne mutlu bize. Ekonomi zor bir süreçten geçiyor ama yatırımdan da geri kalacak halimiz yok. Alternatif aramak zorundayız. Bursa’daki fabrikada, şu anda imalatta 30’a yakın çalışan var. Bu elemanlar daimi çalışıyor. İstihdamı sürdürmem için yeni alternatifler aramak zorundayım. Ben 2-3 ayda mutlaka bir yer açıyorum. Bu sene de öyle denk geldi. Antalya’da Özdilek’i açtık. En son Korupark’ta 2 bin metrekarelik yeni eğlence merkezimizi açtık. 25 Aralık’ta da Antalya Deepo. Krizden kurtulmanın çaresi bu. Bir- iki sene sonra mutlaka her şey düzelecek. Düzeldiği zaman o arz-talebe cevap verebilmem için durmamam lazım.
- Franscihsing de veriyorsunuz öyle değil mi?
-  Şu anda talepler öyle bir durumda ki insanlar korkuyor yatırım yapmaya. Zaten o yüzden mecbur olduk bu kadar büyümeye. İnsanlara yer gösterip ‘yapalım, edelim kardeşim’ diyoruz, adam yatırımdan korkuyor. Bu sefer biz kendimizi durduramadık.

BAŞARIMIZIN ANAHTARI İMALATIN BİZDE OLMASI
 
- Başarınızı neye borçlusunuz?
- Başarımızın en büyük nedeni imalatın da bizde olması. Oyuncaklardan biri aktif olarak çalışmıyorsa onu kaldırır yerine yeni oyuncak koyarız. Yatırımcıların Türkiye’deki en büyük sıkıntılarından biri de eskileri yeni oyuncaklarla değiştirip, sürekli yatırım yapamamak. Nereden bakarsanız bu yatırımların belirli bir maliyeti var. İnsanlar belli bir rakam verdikten sonra korkuyor, yatırımdan da vazgeçiyor. Bilmedikleri de bir konu olduğu için yatırımdan kaçınıyor.
- İhracatınızda da bir artış söz konusu mu?
- 2010’da ihracatımızı mümkün olduğunca azaltmak zorunda kaldık. Çünkü elimizde olan projeleri bitirmemiz gerekiyor. Yani iç pazara, kendi bünyemize döndük ağırlıklı olarak. Tabii bu da hiç satmayacağız anlamına gelmiyor. Pazarları, fuarları takip ediyoruz. Ama şu anda daha evvel mal verdiğimiz, bildik, tanıdık, hatırı sayılır, kıramayacağımız firmalara satış yapıyoruz. Kısacası şu anda sipariş geldiğinde ‘hayır’ demiyoruz ama illa gidip de pazar aramıyoruz. Çünkü belli bir ekip ile çalışıyoruz. El işçiliğinin ağırlıkta olduğu bir konuda üretim yapıyoruz. Verdiğimiz sözleri istenen saatte yerine getirebilmek için dikkatli hareket etmeliyiz. Avrupa’da tercih edilmemizin en büyük sebebi de bu. İtalya, İngiltere, Fransa gibi pek çok ülkeye ihracat yapıyoruz. Paris’i Fransa’dan ayrı bir ülke gibi düşünün. Paris’e oyuncak satmak dünyanın en zor işlerinden biridir. 60-70 yıllık, ‘karoser’ diye tabir ettiğimiz oyuncaklar vardır. Paris Belediyesi yerine yenisini koymaya müsaade etmiyor. Böyle bir kente 3 tane oyuncak sattım. En büyük maneviyat benim için odur. Kendimiz dışında anahtar teslim eğlence merkezi de kuruyoruz. Böyle 8-10 merkez kurduk. Eğlence parkı konusunda kim Türkiye’de işletme yapıyorsa, oyuncakları benden alıyor. Dolaylı olarak da eğlence sektörüne katkılarımız devam ediyor.

BİRLİKTELİKLERİMİZ SÜRECEK

-Bundan sonra sektörde nasıl bir yol izleyeceksiniz?
- Kendi işim icabı bundan sonra daha iyiye, daha büyük başarılara gitmek zorundayız. İşbirliği şart. Hüseyin Özdilek, Celal Sönmez ve Aziz Torun. Türkiye’de alışveriş merkezi yapan insanlar var ama bu üç şahıs Bursa’nın kaderini, belirli alışkanlıklarını değiştirmiş insanlardır. Özdilek ile 11’inci işletmeye gidiyoruz. Celal Sönmez ile As Merkez ve Kent Meydanı derken bundan sonra da devam edecek. Aziz Bey ile de keza öyle.
Bu isimlerle birliktelik hem bizi büyütüyor, yaptığımız başarının da ne olduğunu ortaya koyuyor. Ben bu üç insanda da aynen kendimi görüyorum. Onlar da yerde bir pislik görsünler temizlerler. İşinin hademesi ve örnek olmaktan bıkmazlar. Kızlarımı da öyle yetiştiriyorum. Büyük kızım Sinem, Genel Müdür Yardımcım. Küçük kızım Selin ise İthalat İhracat Müdürüm. Esas patron onlar. Ben parayı onlardan alırım.
- Peki Türkiye’de ulaşmak istediğiniz nokta nedir?
- Ben lunaparkta doğdum. Karavanlarda yaşadım. İşin içinden geldim yani. Şu an bir savaş veriyorsam işimi sevdiğim içindir. Bunun maneviyatı bana verdiği zevk bambaşka. Bizim için güzel laflar etsinler yeter.

‘Kültürpark Disneyland olabilir’

- Yerel seçimlerde MHP adayı Mehmet Gazioğlu’nun Disneylend projesini nasıl buldunuz? Sizin de böyle bir hayaliniz vardı öyle değil mi?
- Gazioğlu saygıdeğer bir büyüğümüz. Herhalde onun da çocukluğundan bir hayali vardı. Disneyland kurmak o kadar kolay değil. Bugün Disneyland batıyor. Araplar girdi hisselerinin belli bir kısmını aldı. Disneyland bir Kültürpark zaten. Ama biz onu belli bir çatı altında toparlayamıyoruz. ‘Disneyland’ı komple ben yapacağım’ diye bir şey yok. Disneyland konusu Kültürpark’ın içinde. Kültürpark’ın bulunduğu alanda kapıyı komple kapattığınızda içeriye herkes ayrı birer işletme yapabilir. Hepsinin genel anlamı Disneyland. İçerideki alternatiflerin farklı olması lazım. Herkes buna gayret gösterirse Disneyland gibi bir eğlence merkezi Kültürpark’ta da oluşturulabilir. Onlar Disneyland der biz Kültürpark deriz fark etmez. Ayrıca Disneyland’ı kurmak önemli değil, esas konu işletmek. Bu tip yerler lunaparklara benzemez, gelen misafirler bir tek takımlara binmek değil, değişik şovlar seyretmek istiyor. Disneyland’da 200-250 tane profesyonel şov yapan insanlar var. Şimdi Kültürpark’ı nasıl daha iyi hale getirelim’ asıl konu bu olmalı. Kültürpark gibi bir yerimiz var, yenilendi de. Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı rahmetli Hikmet Şahin ile başlayan park yenileme çalışmaları gayet güzeldi. Yeni başkanımız Recep Altepe de aynı şekilde destek veriyor. Bunu gördüğü zaman insanlar yatırım yapmaktan korkmaz.

‘2010’da Lunapark ile Kültürpark’ta büyüyeceğiz’

- Kültürpark ile birlikte doğan lunaparkınızda işler nasıl?
- Şimdi komple yeni bir proje hazırlattırıyorum Kültürpark’ta. Sayın Recep Altepe ile yaz başında görüşmüştüm. Önümüzdeki dönemde yine başkanımızla randevu alıp görüşeceğim. 2010’da orada komple bir revizyona girmemiz şart. Mevcut  yerimizi güzelleştirmek ve yenilemek zorundayız.
Kültürpark’ta şu anda 15 bin metrekarelik bir alandayız. Yıllardır ticaret yapıyoruz. Yenisini getiriyoruz, eskisine yer açıp onu da kullanıyoruz. Doldur doldur ve taştı. Bu revizyon için yandaki gül bahçesi için de belediyeden talepte bulanacağız. Belediye böyle bir konuda bize belirli bir alan daha açarsa, burası daha güzel bir ‘tema park’ haline gelecek. Hayallerimden bir tanesi de bu. İlla ki Disneyland değil. Disneyland gibi dış firmalar gözünü Bursa’ya dikti.
Biz zaten Bursa’dayız. Yer verin ki biz de en iyisini yapalım. Ben Avrupa’ya dünyaya mal satıyorum, tereciye tere satıyorum, siz yurtdışından bir firmayı getiriyorsunuz. Fazla bir alan da verildiği takdirde büyümeyi düşünüyoruz orada. Tema park haline gelmeyi istiyoruz. Buradaki alanda büyüdüğümüz zaman bir revizyona gideceğiz. Etrafı çimlendireceğiz. Oyuncakları değiştireceğiz. Oyuncaklar da insanlar da nefes alacak kısacası.

Tersaneye ara verdik AVM’lerde yoğunlaştık

- Bir de yat imalatı yapıyorsunuz. Ondan da bahsedebilir misiniz?
- Bu sene tersaneye biraz ara verdik. Ekonomi davasına bayağı problem yaşanıyor şu anda. Ekibimiz duruyor. Bundan sonra sipariş almadığım müddetçe imalat yapmayacağım. Müşteri hazır olmadan sorun yaşıyorum. Elimde bir 95 var. Fabrika yanında duruyor şu anda. İşimizin yoğunluğu da bunda etken tabii ki. Yoğunluğu tamamen AVM’lerdeki işletmelerime verdim. AVM’ler durunca da ihracata ağırlık veriyoruz. Bir boşluk olur tekne işi patlar tekneye kayarız. Manevra yapmaya mecburuz. Aynı yerde durursak olmaz.