| Sanayi inşaatlarında kıpırdanma başladı |
| Pazartesi, 14 Haziran 2010 11:16 | |||
|
Seyit ERSÖZ Küresel kriz nedeniyle iç piyasanın büyük bir durgunluğa girdiğini, buna karşılık yurtdışına açılmayı başaran inşaat firmalarının bütün dünyada kendini kabul ettirdiğini söyleyen Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Umut İnşaat’ın sahibi Ali Hazır, sektörde teknoloji, kalite ve iş bilirliğin üst düzeyde olduğunu kaydetti. Bu üstünlüklerin inşaat sektörünün yurtdışında yıllık 20 milyar dolara yakın taahhüt gerçekleştirmesini sağladığını anlatan Hazır, Bursa’da hem konut hem de sanayi yapıları inşaatında hareketli günlerin yaşandığını, yılın son çeyreğine doğru ciddi bir artış olacağını söyledi. Hazır, “AB merkezli yeni bir krizin olmaması halinde 2011 yılında inşaat sektörünün çok daha iyi olacağını düşünüyorum” diye konuştu. - Ekonomik kriz inşaat sektörünü nasıl etkiledi? - 2001 yılından sonra tırmanışa geçen, 2004 ve 2005 yıllarında bütün sektörlerin üzerinde büyüme gösteren inşaat, küresel kriz ile birlikte 2009 yılında en çok küçülen sektör oldu. 2010’un ilk çeyreğinde krizin tüm dünyada koyu bulutlarının dağılmasıyla birlikte, flu da olsa inşaat sektöründe bir hareket başladı. Bu harekette, ‘çok küçülmeden’ ve ‘nüfus artışı’ndan kaynaklanan etmenler de etkili oldu. Altyapı, şehirlerin modernizasyonu, kentsel dönüşümleri… Nüfus artışından dolayı zaten inşaat sektörünün durması demek yaşamın durması demektir. - Firmalar krizin etkisini asgariye indirmek anlamında neler yaptı? - Kriz nedeniyle yurtdışına daha çok açılan Türk inşaat firmaları bütün dünyada kendini kabul ettirdi. Sektörde teknoloji, kalite ve iş bilirlik çok üst düzeyde. Türk inşaat sektörü şu anda yurtdışında yıllık 20 milyar dolara yakın taahhüt gerçekleştiren konuma ulaştı. Türk müteahhitlerinin yurtdışında üstlendiği bu taahhütler ülkemiz ekonomisine artı yönde yansıyor. Çünkü hammaddelerin, mamullerin büyük bir bölümü Türkiye’den ihraç ediliyor. Bu, ülke ihracatını artırıyor. Yine tercih yerli işçiden yana olduğu için istihdama da büyük faydası var. - Komşu ülkelerle olan işbirliği arttı mı? - Komşu ülkelerle vizelerin kaldırılması çok olumlu bir davranış. Bu noktada özellikle hükümetten beklenen, bu ülkelerle çok süratle serbest ticaret anlaşmaları ve çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmaların yapılması. Bu şekilde inşaat sektörünün özellikle komşu ülkelerde çok daha etkili olacağını, bunun Türkiye’nin hem ihracatına, hem de istihdamına pozitif etki yapacağını söyleyebilirim. İnşaat firmalarımızın diğer ülkelerin firmalarıyla artan rekabeti, iş potansiyelini ve ciroları kesinlikle yükseltecek. Özellikle Ortadoğu ülkelerinde, Kuzey Afrika ülkelerinde ve Rusya’da Türk inşaat firmaları tercih edilen firmalar konumuna erişti. - İç piyasada işler nasıl gidiyor? - Türk bankaları, 2001 krizinden ‘aşılı’ oldukları ve iyi tedbirler aldıkları için 2009 krizinde pozisyonlarını sağlam tuttu. Dolayısıyla bankalar bugün, inşaat sektörünü ve ondan sebeplenecek olan kişileri finanse edecek durumda. Faiz oranlarının da iyi olması nedeniyle inşaat sektöründe bir hareketlenme başladı. 2010 yılının son çeyreğine doğru ciddi bir artışın olacağını, Türkiye’den kaynaklanmayan, özellikle AB kaynaklı yeni bir krizin olmaması halinde 2011 yılında inşaat sektörünün daha iyi olacağını düşünüyorum. - Konut kredisi faiz oranları sektörü nasıl etkiliyor? - Hem emtia fiyatlarının tüm dünyada tekrar yükselişe geçmesi, hem de AB’deki belirsizliğin biraz daha artması, bankaları temkinli olmaya sevk ediyor. Bu da çok doğal. Bu bölgesel oynamalar, bütün dünya faiz oranlarının artacağına işaret etmez. Mutlaka faiz oranlarında bir düzenleme tekrar olacak. Ancak bütün bunlar, inşaat sektöründeki ihtiyaçların erteleneceği anlamına gelmez. Şu anda özellikle konut sahibi olmak isteyenler için en uygun zaman dilimi… Gerek inşaatın yapım maliyetleri açısından, gerekse bir konuta sahip olmak için kredi faizleri açısından bu dönemin konut almak için en uygun dönem olduğunu söyleyebilirim. - Bursa’da sanayi inşaatlarında bir gelişme var mı? Sanayici ve iş adamları, krizin etkisinden kurtulup yeni yatırım yapmaya başladı mı? - Sanayi inşaatlarında da bir kıpırdanma başladı. Bursa ağırlıkla tekstil ve otomotiv kentidir ve bu ihracatını ağırlıkla Avro Bölgesine yapıyor. Bu bölgedeki bazı ülkelerin ekonomilerinde yaşanan sıkıntılar, o ülkeleri daha temkinli olmaya, AB’nin bütünlüğü açısından genel olarak tedbirli olmaya sevk ediyor. Türkiye’nin ihracatı özellikle o bölgelere yoğun olduğundan, ihracatımız iyi bir ivmede seyrediyor olmasına rağmen yine de tedbirli bir bekleyiş var. Ancak bunun yönü pozitif. Avrupa Birliği kendi iç dinamiklerini kurduğunda Türkiye’nin önlenemez yükselişi devam edecek. İnşaat hükümetten destek görmüyor- İnşaat sektöründeki ivmenin yükselmesi anlamında hükümetten beklentileriniz neler?- İnşaat sektörü hükümetten hiç destek görmüyor. Diğer sektörlerde olduğu gibi inşaat sektöründe de KDV oranının aşağı çekilmesi, hem firmaların rekabet gücünü, hem de yerelde iç talebi artıracak. İç talebin artması işsizliği azaltacak. Çünkü inşaat sektöründe çalışanların büyük bölümü eğitim düzeyi düşük, bedenen çalışarak geçimini sağlayan insanlar. İstihdam oranı ve kullanılan malzemelerin yerel ağırlıklı olduğu düşünüldüğünde, inşaat sektörünün desteklenmesi yurtdışı rekabet açısından da çok faydalı olacak. İnşaat sektörü, tarımdan sonra en çok istihdamı yaratan sektör. Aslında kayıtlı olarak baktığınızda inşaat sektörü günlük olarak ihtiyaçları da karşılayan bir sektör. Tekstil, otomotiv, makine gibi sektörlerde bir firmaya girip 2-3 gün çalışamazsınız, ancak bizim sektörde bir kişi 2-3 gün şantiyede çalışıp memlekete dönüş parasını biriktirebilir veya acil bir gereksinimini karşılayabilir. Dolayısıyla inşaat, günlük acil ihtiyaçları da karşılayabilen bir sektör. - O halde neden destek yok? - İnşaat, çok sayıda sektörü harekete geçirir, tetikler. Bölgesel olarak baktığınızda da özellikle yoğun kış günlerinde geçimin sağlanmasının zor olduğu bölgelerimizdeki insanların hayatını sürdürmeleri açısından mevsimin uygun olduğu batıya gelip çalışabilmesi, bölgeler arasındaki ekonomi transferi ve sosyal dengeler açısından çok önemli. Hükümetimizin bu konuyu daha dikkatle izlemesi ve sektörü canlandırması gerekir. Bu konuda artık bir hareket olur diye bekliyorum. Sektörümüzün canlandırılması noktasında yetkili birimlere pek çok müracaatımız oldu. Rüzgar enerjisinde hızlı büyüyeceğiz- Yeni projeleriniz var mı?- Enerji ile ilgili pek çok yeni projemiz var. Bir tanesi bitti ve çalışıyor. Yaklaşık iki aydır faaliyette… Bandırma’da 25 megawat gücünde santralımız var, ortağı olduğumuz… Yakında bir hidroelektrik projemiz start almış olacak, yine birkaç tane rüzgar enerjisi ile ilgili projemiz var. Aktif olarak bu alanda hızla büyümeyi planlıyoruz. Geleceğe ‘umut’la bakıyoruz- Umut İnşaat’ın faaliyetlerinden söz eder misiniz?- Umut İnşaat olarak, yurtdışında, Bursa’da ve ulusalda inşaat faaliyetlerimiz var. Enerji ve çimento sektörlerinde de çalışmalarımız sürüyor. 2010 yılına iyi bir başlangıç yaptık. Tatmin edici düzeyde olmasa da düşüncelerimiz artık pozitif. Umutsuz değiliz, moralsiz değiliz, geleceğe umutla bakıyoruz, zaten firmamızın ismi de ‘Umut.’ Şampiyonluk Bursa’ya çok katkı sağlayacak- Bursaspor’un Süper Lig şampiyonluğunun, “marka kent Bursa” çalışmalarına ne tür katkısı olacak?- Bursaspor’un Şampiyonlar Ligi’nde mücadele edecek olması, kentimizin tanınırlığı ve turizm potansiyeli açısından, ticari açıdan artı değer katacak. Maç dönemlerinde ve sonrasında turizmde artışın olacağı, herkesin ve her kesimin artı katkı sağlayacağı bir avantaj getirildi kentimize… Bize bu mutluluğu yaşatanlara bir kez daha teşekkür ederim. Bursaspor’un bu büyük başarısı marka kent çalışmalarına önemli ivme katacak. Çünkü Bursa, sanayileşme yolunda hızla ilerlerken turizm ayağını biraz ihmal etti. Yapılan çok sayıda yeni otel var. Yeteri kadar hazırlıklıyız. Bursa başarılarını devam ettirdiği sürece kentte marka restoranlar, marka mağazalar, marka oteller Bursa ile birlikte ekonomik olarak ciddi katkı görür. Ali Hazır kimdir?1957 Bursa doğumlu. Sakarya Devlet Mühendislik-Mimarlık Akademisi’nde inşaat mühendisliği eğitimi aldı. 1978-1985 arasında Bursa Belediyesi’nde çalıştı, daha sonra iş yaşamına atıldı. 1999’da BTSO Meclis ve Yönetim Kurulu üyeliğine, 2001’de Başkan Yardımcılığına seçildi. Üç dönemdir BTSO Başkan Yardımcısı. Umut İnşaat, Derin Elektrik Üretim, Umut Petrol Yönetim Kurulu Başkanı. Burgüç, Bures ve Asmakinsan Enerji Üretim, C.A.B Yapı, Bilecik Çimento, Timali (Gürcistan) ile Umut In Georgia Yönetim Kurulu üyesi. Evli ve 2 çocuk babası.
|

- 2001 yılından sonra tırmanışa geçen, 2004 ve 2005 yıllarında bütün sektörlerin üzerinde büyüme gösteren inşaat, küresel kriz ile birlikte 2009 yılında en çok küçülen sektör oldu. 2010’un ilk çeyreğinde krizin tüm dünyada koyu bulutlarının dağılmasıyla birlikte, flu da olsa inşaat sektöründe bir hareket başladı. Bu harekette, ‘çok küçülmeden’ ve ‘nüfus artışı’ndan kaynaklanan etmenler de etkili oldu. Altyapı, şehirlerin modernizasyonu, kentsel dönüşümleri… Nüfus artışından dolayı zaten inşaat sektörünün durması demek yaşamın durması demektir.