| Necati Şahin: Bursa’nın sorunu planlama |
| Cumartesi, 29 Mayıs 2010 12:41 | |||
Dilek GÖRALBursa’nın yüzde 65’inin kaçak yapılardan oluştuğunu vurgulayan İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Bursa Şubesi Başkanı Necati Şahin, kentsel dönüşümler ve yeniden yapılanma ile rehabilitasyon gerektiğini söylüyor. Ancak onun sözünü ettiği Doğanbey’deki gibi bir kentsel dönüşüm değil. Kentin siluetini bozmayacak, rant alanı yaratmayacak, depreme dayanıklı, yaşanabilir dönüşümler. -Bugün itibariyle Bursa’nın temel sorunları size göre nelerdir? - Bursa’nın bir numaralı sorunu ulaşım ikincisi de kaçak ve çarpık yapılaşmadır. Kentleşme konusunda ciddi sıkıntılarımız var. Şu anda tamamen el yordamı ile giden bir şeyler var. Özellikle 1998’de yapılan 2020 Metropolitan planında aslında Bursa’nın ne olacağı belliydi. Fakat bu anayasa sürekli deliniyor. Bursa, en yoğun müdahaleye uğrayan kenttir, şu anda çok ağır hasta ve acil yoğun bakıma alınması gereken bir kent. Türkiye’nin hiçbir kentinde olmayan kaçak sanayileşme ve kaçak yapılaşma, çarpık kentleşme ve başıboşluk sürüyor. Bu konuda ciddi sıkıntılarımız var. Önceliklerin tespiti çok önemli. -Nedir o öncelikler? -Öncelik güvenli yapılarda yaşanmasını sağlamaktır. Devlet kendi yapılarından başlamak üzere insanlarımızın da yapılarını felaketlere karşı güçlü hale getirmek için anayasal görevini yerine getirmelidir. Türkiye’nin kaynak sorunu olduğunu düşünmüyoruz. Olsa BESOB’un sanayi sitesine 1 milyar lira kaynak ayrılmazdı. Bursa için özel kentsel dönüşüm yasaları çıkarılması, bu şekilde yenilenmesi, modern bir kent olması gerekiyor. İsminin Avrupa kenti olmasıyla, Tarihi Kentler Birliği’ne üye olunmakla olmuyor. Büyükşehir’in 1/100.000’lik planları yeniden yapma çalışması, ulaşım master planlarının yapılması çalışması var. Bunlar ciddi olaylardır. Şeffaf bir ortamda, üniversite ve akademik odaların işbirliği ile yürütülmesi gerekiyor. Kapalı kapılar ardında planlama Bursa’ya çok zarar verir. Bu planlar çok tartışılmalı ve bir kez uygulanmalı. 5 yılda 4 bin küsura yaklaşan plan tadili oldu. -Bu anlamda Bursa’da yanlış dediğiniz kaç yatırım var? -Doğru yatırım var mı diye sormak lazım. Son olarak stadyumun yerinin değiştirilmesi fevkalade doğru bir karar. Bu yanlıştan dönülme konusunda Başbakan’ın gösterdiği duyarlılığa gerçekten teşekkür ediyoruz. Çok büyük bir yanlıştan dönülmüştür. BESOB’un sanayi sitesi Bursa için bir katliamdır. 6 milyon metrekarelik bir alan ve 1 milyar lira kaynak ayrılmaya çalışıyor, su havzalarında, tarım alanlarında böyle bir proje yapılıyor. Türkiye’nin kaynakları bu kadar kötü kullanılmamalı. Ayrıca BUTTİM örneği önümüzde, görüyoruz. Otosansit boşken, Beşevler Küçük Sanayi Sitesi’nde büyük boşluklar varken, böyle yanlış bir yatırımın dayatılmak istenmesi, hem tarım toprakları açısından hem mahkeme kararlarına rağmen, çok yanlış. En büyük yanlışlardan biri de Gürsu’da TOKİ’nin 17 bin konut yapmak istemesidir. Akçağlayan villaları tarihi hatadır. Bat-çıklar ciddi hata. Ulaşımda çok ciddi hatalar yapılıyor. Özellikle Santral Garaj’dan terminale metrobüs projesi çok yanlış bir proje. Metrobüs artık geri kalmış ülkelerde tercih edilen bir ulaşım sistemi. Bu projeden vazgeçilmeli ve oraya da raylı sistem düşünülmeli. Doğruları saymakta zorlanıyoruz doğrusu. -Ağır hasta dediğiniz Bursa’yı iyileştirmek için yapılaşma konusunda ne yapılmalı? -Yıllardır Büyükşehir Belediyesi’nin bu işi mutlaka sahiplenmesi gerekiyor. Bursa’da yüzde 60-65 ile 250 binin üzerinde kaçak yapı var. Meslek odaları, belediyeler, Valilik, siyasi partiler, hepimiz oturup düşünmeliyiz. Bursa’ya acil el konulmalı. Son dönemde biraz yüksek sesle söylenen bu mücadele çok ciddi olarak ele alınmalı. Büyükşehir Belediyesi çok ciddi bir orkestra şefliği yapmalı. Bugün 39 bin hektar olan Bursa ovasının 20 bin hektarı gitti ve hala müdahaleler sürüyor. -Kent içi ulaşımda neleri yanlış buluyorsunuz? -Gün gelecek bir belediye başkanı gelecek ve bu batçıkları dolduracak. Bat-çıklar trafik mühendisliği ve ulaşım planlaması açısından o kadar yanlış ki. Şehir içlerinde de mutlaka toplu taşıma yapılmalı. Bursa’daki en büyük yanlışlardan biri hala dolmuş taksilerdir. Bu şekilde ulaşım sistemi Türkiye’de hatta dünyada yok. Kentiçi ulaşımda üç sistem vardır; ya taksi ya raylı sistem ya da otobüs. Bursa’da ise halk otobüsü, minibüs, küçük minibüs, orta minibüs, dolmuş taksi var. -Çözüm nasıl sağlanmalı size göre? -Bursa’nın sorunu planlama sorunudur. Şehrin bütünlüğü makro düzeyde ele alınmıyor. Belediye başkanı olsam bir yıl hiçbir şey yapmam, sıkıntıları nasıl çözerim diye planlama yaparım. Önce teşhis, sonra planlama ve en son operasyon olmalı. Operasyon kısa sürer. 3-3,5 yıl Ar-Ge ve fizibilite yapılır ama 6 ayda operasyon biter. Planlamaya ve kamulaştırmaya ciddi yatırım yapılması lazım. Şu anda üstyapıyla ilgili görünsün diye bir şeyler yapılıyor. Halbuki önce altyapının yapılması lazım. Bursa’nın radikal çözümlere ihtiyacı var. Mutlaka birilerinin canı acıyacak ama yoğun bakımda olan bir hastayı canı acımasın diye ameliyat etmeyelim, diyemezsiniz. Kentsel dönüşümler kentsel bölüşüm oldu-Doğanbey kentsel dönüşümü ile ilgili görüşünüz nedir? -Bursa’daki kentsel dönüşümler kentsel bölüşüm haline geldi. Özellikle Akçağlayan villaları, Uludağ’ın en güzel kestane ağaçlarını kesip, yamaç molozları üzerinde ciddi zemin problemleri olan yerde kentsel dönüşüm diye yüzlerce villa yapıp beton yığını haline getirirseniz orası kentsel bölüşüm olur. Doğanbey konusunda biz çok umutluyduk. Ama bu konuda da kapalı kapılar ardında planlama yapıldı. Proje çıktıkça görüyoruz ki birbirine çok yakın ve çok yüksek, Bursa’nın siluetini kapatacak, yanlış bir proje yürütülüyor. Orada tarihi dokusuna uygun, çok yoğun olmayan bir yapılaşma gerekirdi. Bugün bile Fevzi Çakmak, Haşim İşcan, Fomara, Gazcılar ve Ulu Cadde’de trafik yükü var. Bunlar çözülmemişken oraya çok yoğun ve yüksek yapılar yaparsanız ulaşımı kilitlersiniz. Kestel, Hamitler gibi Bursa’nın tepeleri üzerine yüksek yapılar yapılması şehrin silueti ile ilgili ciddi sıkıntılar yaratıyor. Meralar üzerinde ciddi baskı var. Kamberler kentle bütünleşemedi-Kent meydanları konusundaki görüşünüz nedir?-Kentsel dönüşüm dedik ve park yaptık. Kamberler’deki insanları oradan çıkardık, bir kültürü şehre yaymaya çalıştık ama onlar gittikleri yerlerde ciddi sıkıntılar meydana getirdiler ve şu anda da Kamberler Parkı’na yine onlar geliyor. Kamberler kentle bütünleşmedi. Bir sosyal proje kapsamında yapmanız lazım, bir kültür varsa onu asimile edeyim diye yaptığınızda sıkıntı oluşturuyor. Sadece boş bir alan meydana getirdiniz insanlar yine geliyor oraya, başkaları gelemiyor yine. Kent meydanlarına fonksiyon yüklemezseniz, tarihi mekanlara da bir fonksiyon yüklemezseniz, orası yaşamaz. Esenlik’te kayık sefası yapmanın izahı yok-Son dönemde özellikle taşkın sahaları ile ilgili çıkışlarınız, uyarılarınız var.-Taşkın sahaları da Bursa için deprem kadar ciddi bir tehdit. Bu sahalarda ciddi yapılaşmalar söz konusu. Özellikle Samanlı’da yapılması istenen sağlık kampusunun büyük bölümü taşkın sahasında. Bir vekilimiz de kalkıp, taşkın sahasından çıkardık diyebiliyor. Bu fay hatlarını değiştirmek gibi bir şey. Yıldırım Belediyesi örneğin taşkın sahasının üzerine Esenlik Kanalı diye kayık sefası yaptırdı. Taşkın kanalının üstünü kapatarak kapasitesini yüzde 70 düşürerek kayık sefası yaptırmanın hiçbir şeyle izah edilecek tarafı yok bize göre. Artık İMO Bursa Şubesi olmak istemiyoruz-Akademik odalar neden istemezükçü ilan ediliyor?-Bazı akademik odaların kendi bilimsel alanlarına girmediği halde bu konularda yorum yapması sorun yaratıyor. Şimdi Türkiye Mimar Mühendis Odaları Birliği’nin hantal yapısından dolayı kentleşme konusunda birbirine yakın bazı odalarla birlikte aktivite yapmaya çalışıyoruz ama 27 odanın olduğu yerde, birbirleri ile ciddi şekilde ilintili olmayan odaların da aynı performansı göstermesi mümkün değil. O nedenle TMMOB Yasası’nın mutlaka değiştirilmesi ve mutlaka yerelde yürütülmesi lazım. Biz artık İMO Bursa Şubesi olmak istemiyoruz. Seçimle geldiysek Bursa İMO olmalıyız. Bunun için de mücadele ediyoruz. Çünkü her şeyi Ankara’ya bağlarsanız, 1954’ten beri gelen hantal yapılaşma sorunlar yaratabiliyor. Yereldeki konuların çok daha güçlü olmasının önünde güçlü engel teşkil ediyor. İhale Yasası, İmar Yasası, Müteahhitlik Yasası gibi TMMOB Yasası da revize edilmeli, günün şartlarına uyarlanmalı. Bu yasa artık mühendislerin üzerine elbise olmaktan çıktı, vücudu örtmüyor. BursaRay’ın gelir kaybı 135 milyon liraİMO Bursa Şube Başkanı Necati Şahin, Bursaray’da kapasite kullanımının her geçen yıl düştüğünü belirterek, “Dünyanın hiçbir yerinde aktarma istasyonu olmadan hafif raylı sistem olmaz. Aktarma istasyonu mutlaka düşünülmeli ve yapılmalıdır. 2002 yılında yüzde 76 olan BursaRay’ın kapasite kullanımı 2009’da yüzde 45’lere düştü. BursaRay, 2002’den beri 178 milyon yolculuk, diğer bir ifade ile 135 milyon lira gelir kaybına uğramıştır” dedi.Gelecek hızlı trende21. yüzyılın ulaşım aracının hızlı tren olduğunu kaydeden Şahin, “Halen ihale ilanında olan İstanbul-İzmir Otoyolu projesi kapsamında yapılacak olan, İzmit Körfez Köprüsü üzerindeki demiryolu hattı, yapılan zeyilname ile kaldırılmıştır. Bu hattın yapılmaması durumunda; İstanbul-İzmir Hızlı Tren Hattının yapılması imkansız hale gelecektir. Bu nedenledir ki, Bursa’yı da yakından ilgilendiren bu kararın tekrar gözden geçirilmesi ülkemiz için fevkalade önemlidir” diye konuştu.Görükle’ye üç üniversiteNecati Şahin, Bursa Teknik Üniversitesi’nin Görükle kampusunda kurulmasının doğru olacağını söyledi. UÜ. İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adem Doğangün’ü ziyaret eden Şahin, bölümün bina inşaatının hayırsever inşaat mühendisi iş adamları tarafından yapılacağını belirtti.Teknik üniversitenin de Görükle kampusunda kurulmasının yararlı olacağını vurgulayan Şahin “16 bin 500 dönümlük arazinin 20 si kullanılıyor. Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi binaları ile teknopark alanının mülkiyeti UÜ’de kalmak koşuluyla Bursa Teknik Üniversitesi’ne tahsis edilmesinin başlangıçtaki mali yükleri de azaltacaktır. Sağlık birimlerinin ağırlıklı olduğu “Uludağ Üniversitesi, teknik birimlerin ağırlıklı olduğu Bursa Teknik Üniversitesi, sosyal birimlerin ağırlıklı olduğu Orhangazi Üniversitesi oluşumu Bursa’da yeni bir dönemin başlangıcı olacaktır” dedi. Necati Şahin Kimdir? İMO Bursa Şubesi Başkanı 1953 Patnos doğumlu. 1977 yılında A.D.M.M.A İnşaat Mühendisliği bölümünden mezun oldu. 1994-1998 yılları arasında İMO Bursa Şube Başkanlığı yaptı. Selva Yapı İnşaat Genel Müdürü. 2008’de yeniden başkanı olduğu İMO Bursa Şubesi’nde bu göreve Ocak 2010’da dördüncü kez getirildi.
|

Dilek GÖRAL