| Esnaf AB standardına kavuşacak |
| Pazartesi, 03 Mayıs 2010 13:43 | |||
Seyit Ersöz Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Marmara Bölge Birliği Başkanı ve Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birlikleri Merkez Birliği (TESKOMB) Genel Başkan Vekili Bahri Şarlı, esnaf kesiminin krizden, hem birlik ve beraberlik içinde hareket edememekten ve artan AVM yatırımlarından büyük darbe aldığını söyledi.Son dönemde kısmen düzelen piyasaların, 2010 yılı için esnafa da umut verdiğini vurgulayan Şarlı, yakında hayata geçirilmesi planlanan ‘Esnaf ve Sanatkarlar Değişim, Dönüşüm ve Destek Stratejisi Planı’nın, esnafı AB standardına kavuşturacağını ifade etti. Krize “Bursa tekstil ve otomotivde Türkiye’nin başkenti olması nedeniyle şiddetini çok daha ağır hissetti. Türkiye’nin başka illerinde bu krizin şiddeti 5.4 hissedildiyse, Bursa’da krizin şiddeti 55.4 oldu” diyen Şarlı, Ekonomik PUSULA’ya, esnaf-sanatkarın durumunu ve yeni stratejik planın ayrıntılarını anlattı. - 2009 yılı esnaf açısından nasıl geçti, tahribat büyük oldu mu? - Eğer bankalarımızın sağlam yapısı olmasaydı bugün krizin şiddetini çok daha fazla hissederdik. Alınan tedbirlerin faydasını fazlasıyla gördük. Bir ülke ekonomisi için ihracat çok önemli. Dolayısıyla ürettiğiniz malı dışarıya satamazsanız küçülmek zorunda kalırsınız. Türkiye, geçen yıl ihracatta da büyük sıkıntılar yaşadı. Büyük işçi çıkışları oldu. Her yerde söylüyorum: Bursa tekstil ve otomotivde Türkiye’nin başkenti olması nedeniyle bu krizin şiddetini çok daha ağır hissetti. Türkiye’nin başka illerinde bu krizin şiddeti 5.4 hissedildiyse, Bursa’da krizin şiddeti 55.4 oldu. İşten çıkartılan işçiler tazminatlarıyla bir müddet geçimini sağladı. Ama şimdi elinde parası pulu kalmadı. Parası olmayan insan alışveriş yapabilir mi? Yapamaz. İşten çıkartılan isçinin ruh halinin de iyi olması mümkün değil. En zaruri ihtiyaçlarını bile karşılayamayan insanın durumu gerçekten içler acısıdır. Bu dönemde insanımıza moral vermeliyiz. Eski Cumhurbaşkanlarımızdan Süleyman Demirel, en kötü zamanda bile televizyona çıkar, “merak etmeyin, fırınlarımız çalışıyor, insanlarımız hür” derdi. İnsanlara moral vermeye çalışırdı. -Son aylarda sanayide kıpırdanma başladı. Bu mutlaka esnaf kesimine de yansıyacak… - Sanayi üretiminin artması, fabrikaların kullandığı elektrikte tüketimin yükselmesi, borsanın rekorlar kırması… bunlar insanlarımıza moral oluyor. Hatta krizde işten çıkartılan işçilerimizin bir kısmının işe geri çağrılması da çok önemli. Ben aynı zamanda Avrupa Kooperatifler Birliği’nin yönetim kurulu üyesiyim. Görevim gereği yaptığım temaslarda, Avrupa’da bazı ülkelerin bizden daha kötü durumda olduğunu gözlemledim. Türkiye’de kötünün iyisi gibi bir durum var. “İyiyiz” demiyorum ama iyi olma yönündeki rakamlar bize umut veriyor. - 2010 yılı böyle devam eder mi? - Sanayici, bırakın bankadan kredi alarak yatırım yapmayı, cebinde para da olsa, önünü göremedikten sonra ülkede huzur, güven ve istikrar hissetmezse yeni girişimde bulunmaz. Bu intiba sanayiciye verilirse -ki yeni ekonomik veriler onların flu olan görüntüsünü biraz netleştirecektir- hızla yeni yatırımlara başlayacaklarını tahmin ediyorum. Yeni yatırımlar yapıldıkça en büyük tehlike olan işsizlik azalacak, bu da ülkedeki ruh halinin düzelmesi anlamını taşıyacaktır. Ülkemiz çok gergin günler yaşıyor. Hükümet, muhalefet, yargı, asker… her kesim çok gergin. Bu gerginliğin süratle bitirilmesi lazım, bunun kimseye faydası yok. İnsanlar güven ve huzur istiyor. Haliyle bu tedirginlik ortamında yeni yatırım beklenmez, yatırımcının önünü görmesi lazım. - Düzlüğe çıkma noktasında umudunuz var mı? - Tabii ki var. Şöyle bir benzetme yapmak istiyorum. Tulumbaya su çıkarmak için önce biraz su dökersiniz, ondan sonra tulumbayı çalıştırırsınız. Şimdi tulumbaya su dökülüyor, inşallah çalışacak ve su çıkartacak. Işık sanki biraz gözüktü gibi, tulumbaya biraz daha su vererek çıkışı kolaylaştırırsak esnafın yüzü güler, esnafın yüzünün güldüğü ülkede ise tüm insanların yüzü güler. - Esnaf ve Sanatkarlar Değişim, Dönüşüm ve Destek Stratejisi Planının amaçları neler? - Bu program Zafer Çağlayan, Sanayi ve Ticaret Bakanı olduğu dönemde, benim de içinde bulunduğum bir heyet tarafından dört gün dört gece çalışılarak hazırlandı. Esnaf ve sanatkar için neler yapılması gerekir diye satır başları belirlendi. Artık Başbakan’ın onayıyla bunlar hayata geçirilecek. Bu kolay hazırlanan bir program değil, çok çalıştık. Bunlar Türkiye genelindeki teşkilatlarda tartışıldı, ondan sonra bir yapı haline geldi. Şimdi Başbakan’ın açıkladığı şekliyle yürürlüğe girecek. Burada önemli olan husus şu: Esnaf ve sanatkarın Türkiye ekonomisinin bel kemiği olduğunun, rejimin teminatı olduğunun altı bir kez daha çizildi. Bunu, esnafın bu ülke için ne kadar değerli bir kesim olduğunu, gerek istihdama olan katkısıyla gerek ekonomiye olan katkısıyla gerekse Ahi Evran terbiyesiyle ülkeye yapmış olduğu katkının karşılığı gibi algılamak gerektiğine inanıyorum. TESKOMB’da genel başkan vekili olduğum günden bu güne -ki hükümet de aynı tarihlerde göreve başladı- istediklerimiz karşılık buldu. Esnafımıza kullandırdığımız kredi, bunun faizi, limiti, vadesi ve borç erteletme noktasında isteklerimize hep olumlu yanıt aldık. Bu olumlu yanıtlarda, tabii ki bizim onlara sunduğumuz dokümanların, yani esnaf ve sanatkarın bu ülke ekonomisine yaptığı katkının ne kadar büyük olduğunu anlatan verilerin etkisi önemli oldu. Bugün esnaf ve sanatkarın halinin iyi olduğunu söylememiz mümkün değil. İki kere iki dört… Bu kötü durumun iyileşmesi için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Esnafa ne kadar güzel hizmet verilirse rejimin de o kadar teminat altına alındığını söyleyebilirim. Sadece Bursa’dan örnek vermem gerekirse, merkez ve ilçelerde 110 bine yakın esnaf var. Yarattığı istihdam ve katkının yanı sıra bunların aileleriyle birlikte yaklaşık 1,5 milyon kişiye yakın nüfustan bahsediyoruz. Kredi faizi yüzde 59’lardan 6.5’a kadar geriledi- Esnaf kredisinde faiz oranı son dönemde oldukça cazip noktaya geriledi diyebilir miyiz?- Esnaf ve sanatkarlarımıza, kooperatiflerimiz aracılığıyla altı aydan dört yıla kadar uzayan vade ile üç aydan üç aya ödemeli kredi verebiliyoruz. Kredi limiti; takibi düşük, rasyosu yüksek kooperatiflerde 50 bin liraya kadar çıkarken, takibi yüksek, rasyosu düşük kooperatifler de ise 35 bin liraya kadar geriliyor. Faiz oranımız yüzde 6.5. Bu noktaya nerelerden geldik… Gecelik faizlerin yüzde 7 binler olduğu günleri unutmadık. 2002’nin sonunda yüzde 59’larda olan faiz oranımız bugün yüzde 6.5’a kadar geriledi. 2002 yılında hiçbir kooperatifimiz plasman alamamıştı. Bugün ise takip oranı düşük kooperatif aynı gün plasmana kavuşuyor. Takip oranı, krizin merkezindeki Bursa’da daha düşük- Takibe düşen kredi miktarı ne düzeyde?- Bursa’da merkez ve ilçeler dahil olmak üzere 19 kooperatifimiz var. 2009 yıl sonu itibariyle kullandırılan toplam kredi miktarı 179 milyon 589 bin lira. Bu rakam 19 kooperatifin ortaklarının üzerinde kredi olarak duran parası. 2002 sonunda bu rakam 11 milyon liraydı. Ödenmeyen rakam ise, yine 2009 sonu itibariyle 10 milyon 861 bin lira. Bunun da kullandırılan krediye oranı yüzde 6. Yani Bursa’da verilen kredinin yüzde 94’ü geri ödenirken, yüzde altılık dilim ödenmemiş. Türkiye genelinde ise 2002 sonunda 120 milyon lira olan kullandırılan kredi miktarı, 2009 sonunda 3 milyar 272 milyon liraya çıktı. Takipteki miktar 252 milyon lira, oranı ise yüzde 7,7. Bu rakamlar, krizin merkezinde olmamıza rağmen Bursalı esnaf ve sanatkarın borcuna ne kadar sadık olduğunu gösteriyor. Türkiye ortalamasından bile daha düşük. Bursa’da AVM yatırımları artık yeter- AVM’ler esnafa bir darbe indirdi. Bursa’da sayı gittikçe artıyor. Bunun sonucu nereye varacak?- Bursa bence bu alanda yatırıma doydu. Nasıl ki bir caddede beş tane berber olduğunda hiç biri yeterli kazanç sağlayamıyorsa, aynı şey AVM’ler için de geçerli. Herkes hesabını kitabını ona göre yapmalı. Aslında “alışveriş merkezleri açılsın mı, kapansın mı” tartışması yapmaya da gerek yok, esnafımız birleşse bu merkezlerin önüne daha güçlü çıkar. Çünkü serbest piyasa ekonomisi şartları içinde AVM’lere mani olamayız, Avrupa’da örnekleri olduğu gibi belki çalışma saatlerine bir düzenleme getirilebilir. Avrupa’da gördüğüm, alışveriş merkezleri sabah saat 10’da açılıyor, akşam 19’da kapanıyor. Çoğu pazar günleri kapalı. Biz de ise maşallah durmaksızın çalışıyorlar. Dediğim gibi kapatmak çare değil. Esnaf, bugünkü ekonomik koşullarda bunlarla rekabet edebilecek ortamı yaratmak zorunda. Yıllar evvel, ben çocuktum, Bursa’da BETİK isminde bakkalların birleşerek kurduğu bir kooperatif vardı. Ben de okuldan arta kalan zamanlarda orada çalışıyordum. Bakkallarda ihtiyaç duyulan tüm malzeme satılıyordu ama olmadı yürütülemedi. Eğer o BETİK Kooperatifi o tarihte başarılı olsaydı bugün Bursa’da AVM olmaz, sadece BETİK’İn şubeleri bulunurdu. Ortaklık bilincinin oluşmaması Türkiye’nin en büyük hatasıdır. İzmir’de Kipa örneğini verdiler. Kipa, 1000 tane işadamının biner lira verip kurduğu bir şirketmiş. İzmir’de o dönemde 16 bin tane bakkal varmış, bu bakkallar birleşip Kipa’yı kursaymış böyle bir şeye gerek kalmayacakmış. Ama zararın neresinden dönülürse kardır. İleriye dönük neler yapabiliriz, onu tartışmalıyız.Esnaf Strateji Planı’nda neler var?FAİZİN YARISINI DEVLET KARŞILIYOR:Başbakan, kullandırdığımız kredide faizin yarısının yine devlet tarafından karşılanması konusunda Halk Bankası’na talimat verdi. Yani kredinin faizi yüzde 6.5, aslında yüzde 13. Sistem aynen devam edecek. Bu oran daha önce ‘yüzde 65 esnaf’, ‘yüzde 35 devlet’ idi. Piyasa şartları iyileşirse faiz niye düşmesin? Bugün ülkede en düşük maliyetli kredi bizim verdiğimiz kredidir. ESNAF VERGİDEN MUAF TUTULACAK: Bazı esnafın vergiden muaf tutulması ile ilgili çalışmalar sürüyor, ayrımı henüz net değil. Aslında esnafın bu ülke ekonomisine her anlamda büyük katkısı var. Hepsi vergi ödemese bile olur, ama devletin de vergiden başka önemli gelir kaynağı yok. O zaman eğri oturup doğru konuşacağız ve herkes kazancı nispetinde vergisini ödeyecek. Ülkeyi birlikte kalkındıracağız. KÜMELENME MODELİ: Yani terziler, bakkallar, kendi arasında birleşsin, birlikten kuvvet doğsun. Artık ferdi çalışıp da yüksek kazanç bekleyemeyiz. Kümelenme olduğu zaman aynı işi yapan beş altı esnaf birleşip tek bir dükkan kiralayacak, başta kira olmak üzere tüm girdiler birleşme sayısı oranında azalacak. Bakıyorsunuz bir sokakta 200, 300 metre aralıklarla beş tane kuaför... Birleşseler kötü mü olur? ORTAK KULLANIM ATÖLYELERİ: Ortak kullanım atölyeleri desteklenecek. Örneğin marangoz esnafı için ihtiyaç olan, fakat hem yüksek maliyeti hem de çok az kullanılacak olması nedeniyle tek bir esnafın almasının hiç de rantabl olmayacağı bir makine, birleşerek alındığı zaman her açıdan çok verimli olur. Bu konuda esnafımıza destek verilecek. ESNAF TEŞKİLATINDA DEĞİŞİKLİK: Esnaf teşkilatı yapısında bazı değişiklikler olabilir. Ayakta durmakta zorlanan esnaf odalarımız, kendisini yaşatmakta güçlü çeken kredi kefalet kooperatiflerimiz var. Bunlar da birleşip güçlü hale gelmeli. Bizde de hedef, çok ortaklı az ama güçlü kooperatif. AB FONLARI: Plan kapsamında AB fonlarından faydalanma da gündemde. Bunlar kredi gibi değil de hibe şeklinde olursa daha iyi. Esnaf teşkilatı, bu strateji programı hayata geçtiğinde AB normlarına kavuşmuş olacak. Plan kapsamındaki bütün projeler ilgili bakanlıklarda takip edilecek ve en kısa sürede devreye girecek. Bahri Şarlı kimdir?1949 Bursa doğumlu. Bursa Erkek Lisesi mezunu. Bursa Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı, Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Marmara Bölge Birliği Başkanı, TESKOMB Genel Başkan Vekili, Avrupa Kredi Garanti Kuruluşları (AECM) Yönetim Kurulu üyesi, Türkiye Milli Kooperatifler Birliği Genel Başkan vekili.
|

Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Marmara Bölge Birliği Başkanı ve Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birlikleri Merkez Birliği (TESKOMB) Genel Başkan Vekili Bahri Şarlı, esnaf kesiminin krizden, hem birlik ve beraberlik içinde hareket edememekten ve artan AVM yatırımlarından büyük darbe aldığını söyledi.
kitabını ona göre yapmalı. Aslında “alışveriş merkezleri açılsın mı, kapansın mı” tartışması yapmaya da gerek yok, esnafımız birleşse bu merkezlerin önüne daha güçlü çıkar. Çünkü serbest piyasa ekonomisi şartları içinde AVM’lere mani olamayız, Avrupa’da örnekleri olduğu gibi belki çalışma saatlerine bir düzenleme getirilebilir. Avrupa’da gördüğüm, alışveriş merkezleri sabah saat 10’da açılıyor, akşam 19’da kapanıyor. Çoğu pazar günleri kapalı. Biz de ise maşallah durmaksızın çalışıyorlar. Dediğim gibi kapatmak çare değil. Esnaf, bugünkü ekonomik koşullarda bunlarla rekabet edebilecek ortamı yaratmak zorunda. Yıllar evvel, ben çocuktum, Bursa’da BETİK isminde bakkalların birleşerek kurduğu bir kooperatif vardı. Ben de okuldan arta kalan zamanlarda orada çalışıyordum. Bakkallarda ihtiyaç duyulan tüm malzeme satılıyordu ama olmadı yürütülemedi. Eğer o BETİK Kooperatifi o tarihte başarılı olsaydı bugün Bursa’da AVM olmaz, sadece BETİK’İn şubeleri bulunurdu. Ortaklık bilincinin oluşmaması Türkiye’nin en büyük hatasıdır. İzmir’de Kipa örneğini verdiler. Kipa, 1000 tane işadamının biner lira verip kurduğu bir şirketmiş. İzmir’de o dönemde 16 bin tane bakkal varmış, bu bakkallar birleşip Kipa’yı kursaymış böyle bir şeye gerek kalmayacakmış. Ama zararın neresinden dönülürse kardır. İleriye dönük neler yapabiliriz, onu tartışmalıyız.