| Çelik Palas haziranda ikinci kez doğuyor |
| Pazartesi, 29 Mart 2010 23:30 | |||
Elif SezginMSN Holding ’in, 2007 Ağus tos ayında girdiği özelleştirme ihalesinde, 38,9 milyon dolar vererek sahip olduğu tarihi Çelik Palas Oteli’nde, renovasyon çalışmalarında sona gelindi. Bu kapsamda bir yıldır kapalı olan otel, 25 milyon dolara tamamen yenilenerek yedi yıldız üstü bir değere kavuştu. Çelik Palas’ın kapılarını haziran ayında yeniden açmaya hazırlandıklarını söyleyen MSN Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kırcal, “Çelikpalas’ın tarihi misyonu neyi hak ediyorsa onu yapmanın inancı ve kararlılığıyla, insan zekasının ortaya koyabileceği en muhteşem mekanı yarattık” dedi. Kırcal, Çelik Palas’ın ikinci kez doğuşunu Ekonomik PUSULA ile paylaştı… - İhaleden bu yana Çelik Palas’ta izlenen süreci özetleyebilir misiniz? - İhale tarihi 2007 Ağustos ayı, ancak otelin bize geçiş tarihi 2007 Kasım. O günlerde çok açık ve net bir şekilde ‘Biz muhteşem bir eseri yarınlara taşımak için devraldık’ demiştik. Renovasyonun hangi çizgide, hangi vizyonda olacağını ifade etmek için bu sözleri dile getirmiştik. Proje hazırlığımız nedeniyle otelin renovasyonuna geçişimiz ancak 2009 Şubat ayında mümkün olabildi. O günden bugüne oteli kapattık ve misafirlerimize hizmet veremedik. Bir yıldır süren çalışmalarda nihayet sona yaklaştık. - Bir yıl çok uzun bir süre değil mi? Otelin kapalı kaldığı her gün için zarar söz konusu… - Çelik Palas’ı satın alırken verilen bilgilerin, sonradan çok doğru olmadığını gördük. Bu da programımızın aksamasına neden oldu. İşlerimizi uzattı. ‘Kalorifer kazanları yeni’ dediler, kapakları çatlak çıktı, hepsini çöpe attık. ‘Klima santralleri yeni’ dendi, hepsini değiştirdik. Betonarmenin dışında bir tek çivisinden dahi yararlanma şansımız olmadı. Söylediklerimde hiç abartı yok. Her şeyi yenilemek zorunda kaldık. Yani kazan dairesinden çatıya kadar her şeyi değiştirdik. Renovasyon çalışmaları için 10 milyon dolar harcamayı hedeflerken, yaklaşık 25 milyon dolara tırmandı. Neredeyse Çelik Palas’ı satın aldığımız rakama yaklaştı. - Peki bu durumda Çelik Palas’ı almaktan pişman olduğunuz oldu mu? - Kesinlikle pişman olmadık. Çelik Palas’ı almakla ne kadar doğru bir iş yaptığımızın farkındayız. Çünkü ikinci bir Çelik Palas’ı satın alma şansımız olmadığını biliyoruz. Türkiye’de iki Palas var; biri Pera Palas, diğeri Çelik Palas. Bunların Türkiye’de bir alternatifi yok. Hem Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatı ile kurulmuş olması, hem yeri hem de bizim için çok değerli olan dönemin ünlü mimari Guilio Mongeri’nin yapmış olduğu bir otel. Atatürk’ün 1935’li yıllarda dünyanın en iyi mimarı ile çalışmış olması, her alanda yakalamış olduğu başarıyı Çelik Palas’a da yansıttığını gösteriyor. Çelik Palas, Cumhuriyet’in ilk yıllarında yapılan en büyük yatırımlardan biri. Atatürk’ün, İzmir’den Bursa’ya geldiği zaman ilk ziyaret ettiği yer. Bunların hepsi muhteşem şeyler, hiçbir pişmanlığımız yok, olamaz da. Sadece yatırım değeri yüksek böyle güzel bir oteli alınca bütün güzellikleri yansıtmak istiyorsunuz. Renovasyon sonrasında gerçekten çok değerli bir eser ortaya çıkarttık. - Tarihi otel ile yeniden buluşmamız ne zaman gerçekleşecek? - Şu an renovasyonda final etabındayız. İnşai çalışmalar, 23 Nisan itibariyle sona erecek. Ve sıra işletmenin kendisine koyduğu hazırlık sürecine geliyor. Ocak ayından bu yana zaten bir hazırlık içinde olan otel işletmesi, henüz işe başlatmamış olmakla birlikte personelinin yüzde 70’ini almış durumda. Hali hazırda bekletiyor ve eğitimlerini veriyor. Standart üstü hizmete kurgulu olan işletmemiz, çok dikkatli ve özenli bir çalışmayı gerektirdiğinden oteli açılışa hazırlıyorlar. Hedef kitlemiz olan üst seviyedeki misafirlere hizmet verecek kalitede personel grubunun bilinçlendirilip, eğitiminin verilmesi çok önemli. Kusursuz bir ortam yaratılması için açılışın bir ay öncesinden yani misafirlerimiz otelimizde konaklamaya başlamadan menümüzden tutun, odalarımıza, klimalarımıza kadar her şey test edilecek. Çelik Palas’tan beklentilerin çok üst düzeyde olduğunu bildiğimizden, özenli davranıyoruz. Bu da net bir tarih koymamızı zorlaştırıyor ancak Çelik Palas’ın yepyeni yüzüyle haziranda kapılarını açacağını müjdeleyebiliriz Kremlin Sarayı’na imza atan İtalyanlar’la çalıştık- Renovasyon kapsamında tam olarak neler yapıldı?- Türkiye’nin en önde gelen otellerinden biri olan Çelik Palas, bir asırlık geçmişi, taşıdığı misyon ve bulunduğu lokasyon itibariyle çok büyük özen istiyordu. Bu nedenle otelcilik alanında dünyanın en iyi mimarları ile çalıştık. İç organizasyonunu, Kremlin Sarayı’nda da imzası olan İtalyan Galimberti firması yaptı. Türkiye ayağı olarak dekorasyon için ise saygın firmalarımızdan MOB ile işbirliğimiz oldu. Diğer yandan ‘en iyi firmalar ile çalışmak da yetmez, aynı zamanda da en iyi malzemeleri kullanmak gerekir’ diye düşündük ve otelin tamamında dünyanın çeşitli yerlerinden getirtilmiş ithal malzemeler kullandık. Bunları söylemekteki amacım yeni otel trendlerinin yüzde 90-95’inde genelde Çin mamülleri öne çıkmıştır. Ama Çelik Palas’ın tarihi misyonu neyi hak ediyorsa onu yapmanın inancı ve kararlılığıyla biz en iyi malzemeleri seçmeye karar verdik ve en iyisini yaratmış olduk. İnsan zekasının ortaya koyabileceği en muhteşem mekanı yarattık. Eğer bir yıldızlama yapılacaksa 7 yıldız üstü diyebiliriz. Düğün ve balo için İstanbul’a gidilmeyecek- Haziran’da Çelik Palas’ta karşılaşacağımız en büyük farklılık ne olacak?- Bursa ve bölgesindeki insanlarımız, düğün ve balolarını çok özel salonlarda vermek istedikleri zaman İstanbul’a gidiyorlardı. Bu balolar, düğünler İstanbul’da yapılıyor, Çırağan ve Four Seasons gibi otellerin peşine düşülüyordu. Bu Bursa’nın hak ettiği bir şey değildi. En iyi balo salonunu yapma kararı aldık. Hiç sütunsuz, 6 metre yüksekliğinde ve Tik Ağacı ile kaplama yaparak toplam 2 bin kişilik bir salon oluşturduk. Salonu A’dan Z’ye, Marmaray’ın da danışmanlığını zamanında üstlenmiş olan İstanbul Teknik Üniversitesi eski Rektörü, İnşaat Fakültesi Betonarme ve Yüksek Mukavemet Kürsüsü Başkanı Prof. Dr. Nahit Kumbasar yaptı. Çok hassas bir işçilik sergilendi. Salonumuzda hiç sütün kullanılmadığı için Almanya’dan özel çelik ithal edildi. Bin 200 kişilik kısmı açık olan bu 2 bin kişilik salon, ayrıca her türlü aktiviteye hizmet verecek şekilde projelendirildi. Her türlü kongre ve toplantının yapılabileceği salonumuz, ayrıca her noktadan en muhteşem panoramaya sahip. Şimdi eski salonlarımızla birlikte aynı anda 2 bin 500 kişiye hizmet verebileceğiz. Eskiden sadece 800 kişiye hizmet verilebiliyordu. - Oda sayısında artış oldu mu? - 160 olan oda sayımız, 190’a çıktı. Birçok konumda ve birçok özellikte odalar oluşturduk. Özellikle standart odaların dışında aile odaları, suit odalar, kral daireleri ve lüks suit odalar meydana getirdik. Böylece toplam yatak kapasitemiz de 400’e ulaştı. Çelik Palas’ın en büyük özelliği koridorlarının çok geniş ve odalardaki yüksekliğin ise 3.5 metre olması. En başta yola çok iddialı çıkmıştık ama geldiğimiz nokta gerçekten bizim ne kadar inançla bu işi yaptığımızı ortaya koyuyor. Brezilya’dan ahşap, İtalya’dan mermer, Amerika’dan halı- Otel lokasyonu gereği insanların dışarıdaki sesten etkilenmemesi için tüm doğramalar Alman Schüko firmasına yaptırıldı.- Camların tamamında ısı ve ses geçirmeyen sunguard kullanıldı. - Uyuma ve kullanım mekanlarındaki ahşap jaquaranda kaplamaların tamamı Brezilya’dan ithal edildi. Renkler uyku ve insan psikolojisi üzerindeki etkilerine göre seçildi. - Banyolarda, ünlü heykeltıraş Mikelenjelo’nun heykellerinde kullandığı Bianco Carrara ve Statuarietto mermerler İtalya’dan getirtildi. Bursa’da montajı yapıldı. - Clayton Miller halıların tamamı ve duvar kağıtları Amerika’dan ithal edildi. - Batarya gibi tüm vitrifiye malzemeler, Almanya’dan Grohe firmasından alındı. - 6 metre yüksekliğindeki otelin balo salonunda hiç sütun kullanılmadı ve Tik Ağacı ile kaplandı. Kapasite 800’den 2 bin 500 çıktı. - 3.5 metre yüksekliği olan odaların daha ferah olması sağlandı, otel koridorları genişletildi. - İtalyan Galimberti firmasının mimarları iç organizasyonu yaparken, dekorasyonu Türk firma MOB üstlendi. - Kalorifer kazanından, çatısına kadar her şey yenilendi. Otelin betonarmesi dışında bir tek çivisinden yararlanılmadı.
|

Elif Sezgin