Bursa’da ev tekstili fuarı olmalı
Pazartesi, 05 Nisan 2010 21:00
Bursa’daki fuar merkezini 10 yıldır işleten Tüyap’ın kurucusu Bülent Ünal, ev tekstilinin üretim üssü olan kentte, ev tekstili fuarı düzenlenmesinin engellendiğini ancak mücadeleden vazgeçmediğini söylüyor. Ünal, müşterisi hazır olan bu fuar ile Dubai ve Belçika’ya kaptırdığımız ev tekstili pazarını hedeflediklerini söylüyor.

Seyit ERSÖZ
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Fuarcılığı Türkiye’de meslek haline getiren isimlerden, Tüyap’ın kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Ünal, Bursa’da ev tekstili fuarı düzenleyememenin büyük üzüntüsünü yaşıyor.
Ekonomik PUSULA’ya çarpıcı açıklamalarda bulunan Bülent Ünal, Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın ortaklaşa yaptırdığı BUTTİM yanındaki Uluslararası Fuar Merkezi’ni 10 yıldır başarıyla işlettiklerini ne yazık ki ev tekstilinin merkezi olan kentte sadece ev tekstili fuarı düzenleyemediklerini ifade etti.
- 2004 yılında Bursa’nın önde gelen ev tekstilcileriyle bir toplantı yapmış, fuar düzenleme fikrinizi paylaşmıştınız. Aradan 6 yıl geçti. Bu proje tamamen rafa mı kalktı, yoksa Bursa’da Heimtextil ve Evteks’e rakip bir ev tekstili fuarı görebilecek miyiz?
- Bursa’nın muhteşem bir ev tekstili üretimi var, ancak bu üretimi bir araya getirip sergileyemedik, sergileyemiyoruz. Bunu hep anlattık, anlatıyoruz. Ortaya çıkan gerçek; sekiz on tane büyüğün geri kalan firmalar üzerindeki tahakkümü oluyor. Çünkü biri kendi başına bir şey çözebilmek için çaba göstermemiş, öteki de fasoncusu olmuş. Bir firma yirmi firmaya aldığı siparişi fason ürettirmiş. Böyle bir yapı şehre zarar veriyor, en ufak krizde zaten o fasoncular sistemin dışına çıkıyor. Altını çize çize söylüyorum, Bursa’da ev tekstili fuarı hazırlayabilmek için hayatımın en büyük mücadelelerinden birini verdim ama başaramadım. Çünkü akıl almaz bir engel var. Bu işten büyük paralar kazanmış bir grup insan Bursa’da böyle bir fuar yapılmasını engelliyor. Sonuçta bir dünya pazarı var ve bunun içinde senin pay alabileceğin birimler belli. Bu payı alabilmek için akılcı planlar yapmalısın. Heimtextil olsun, Evteks olsun, bunlar ancak ilkbahar döneminin belirli ön siparişlerinin alındığı fuarlar. Ancak örneğin sonbahar döneminde Türkiye’nin hakim olması gereken ama olamadığı için Dubai ve Belçika gibi ülkelere kaptırdığı bir pazar var. Biz bu pazarı Bursa’da harekete geçirelim diyoruz, fakat benim bütün iyi niyet çabalarım, ilginçtir o pazardan pay alacak kişiler tarafından engellendi. Bursa’da ev tekstili fuarı düzenleme fikrimi her sene ‘bayat ekmek gibi ters çevirip ortaya koyuyorum.’ Ancak sonunda başarılı olacağıma inanıyorum. Ben 30 yıldır fuarcılık mesleğini yapıyorum. Türkiye’de bu işi meslek olarak oturtmuş bir grubuz. Bursa’da düzenlenecek bir ev tekstili fuarının çok doğru müşterisi Türkiye çevresinde hazır bekliyor. Komşumuz olan birçok ülkeden ziyaretçi, Heimtextil veya başka bir sektör fuarına katılmak için vize alamıyor.

Ev tekstilinde Dubai ve Belçika’ya
kaptırdığımız pazarı Bursa’ya getirebiliriz


- Bursa’da fuarlara katılımdan memnun musunuz?
- Bursa’da kurum olarak 10 yılı tamamladık. Burası birkaç sene gecikerek sisteme girdi, ancak yaşananlar gösterdi ki Bursa’da, Türkiye’nin en büyük tarım fuarı yapılıyor, ülkenin en büyük ikinci kitap fuarı yapılıyor, devasa otomotiv endüstrisi, görkemli makine ve kalıp sektörleri var. İnsanlar kalıp fuarı için Kore’den geliyor. Bunları ilk söylediğimizde herkes “olmaz” diyor. Hep göstereceksin, bir defa yaşattıktan sonra rahat ediyorsun.
Bu, ev tekstili fuarı için de geçerli. Bir defa yaşatmak zorundasın. Bu fuar Bursa’da olmalı. Çünkü doğrudan pazar bulunabilecek, birçok firma kendi başına yurt dışına ürün satabilecek. Endişelerden birisinin, sektördeki ufak firmaların dünyada alıcı bulmasının yaratacağı sıkıntı olduğunu düşünüyorum. Bu, büyük firmalar üzerinde sıkıntı yaratacak. Ancak olaya böyle bakarsanız bir ülkeyi kalkındırma şansınız olmaz.

En büyük, en görkemli fuarlar Bursa’da yapılıyor


- Fuarcılık bir anlamda ekonominin nabzını tutuyor. Bu bağlamda Türkiye ekonomisi için 2010 yılını nasıl görüyorsunuz?
- 2010 yılının ilk aylarında ekonomik toparlanma yavaş da olsa var. Fuarlar bir ekonomi için çok ayrıcalıklıdır. Toparlanmayı hızlandıran, çözüm üreten çabalardır. Tüm dünya şunu kabul etti ki, artık ticari fuarlardan daha iyi bir pazarlama aracı yok. Bunu doğru kullanmayı becerebilmek, doğru hazırlayabilmek ve tabii oyuncuların da o sektörü temsil eder nitelikte olması çok önemli. Fuarcılık sektörü 2009 yılında ekonomik krizden ciddi ölçüde etkilendi. Yüzde 12’lere varan bir daralma yaşandı. Fakat 2010 yılının göstergelerine baktığımızda, 2009’un rakamlarını aşabilecek, sıkıntıları telafi edebilecek bir yıl gibi görünüyor. Katılımcıların hem fikir olduğu konu ise, ticari fuarlar ekonomik krizden kurtulmanın çıkış noktasıdır.
- Türkiye’de fuarcılık sektörü büyüyecek mi?
- Bu soruya cevap vermek için ilk önce Türkiye’de fuarcılık mesleğinin analizini iyi yapmak gerekiyor. Ülkemizde şu anda 147 tane fuar şirketi var. Bu sayı geçmişe göre ciddi sayıda azalma gösterdi. Birçok küçük ve orta ölçekli firma pazardan çekildi, çekiliyor. Bu 147 firma, 2009’da 160 civarındaydı. Ama 160 firmanın 2010 yılında “fuar hazırlayacağım” diyeni sadece 90. Ekonomi bu kadar yüksek sayıda fuar hazırlayacak firmayı kaldırmıyor. Bir işi parçalayarak onun içinden yeni bir şeyler çıkarma kurnazlığı artık işe yaramıyor. Dolayısıyla fuarcılık mesleğinde hızla toparlanma başladı. Çünkü katılımcıların tercihleri, kendileri için en doğru olan fuarda toplanıyor. Firmalar yılda bir kez katılacakları fuar için şuursuzca para harcayamaz. Katıldıkları fuardan yüksek beklentileri var. O beklentiler yerine gelmezse para, emek, vakit, moral hepsi gidiyor. Hatta müşterilerini rakiplerine kaptırma durumu bile olabiliyor, eğer doğru bir birlikteliğin yoksa doğru bir fuarın içinde değilsen… Firmalar bunu anladı.
- Sektörlerin krizden etkilenme derecesi nedir?
- Her sektörün ekonomik krizden etkilenme oranı aynı değil. Örneğin ambalaj, plastik, gıda gibi sektörlerin ekonomik krizden etkilenme oranı, tekstil ve otomotiv sanayiye göre daha az. İş hacmi ağırlığı gıdadan yana olan sektörlerin krizden etkilenme derecesi düşük, fuarlarda görüyoruz. Örneğin Türkiye’de ahşap endüstrisi çok önemli bir yere ulaştı. Komşu ülkeler bu alanda ciddi bir pazar oldu.
Tekstil ve hazır giyim sektörlerinin yapısına baktığınızda da küçük küçük işletmeler var. Bu tarz işletmeler artık tasfiye oldu, bunların artık bu ekonomik düzende yaşama şansı yok. Bunlar ülkenin gerçekleri, yokmuş gibi davranamayız. Bu tarz işletmelerin yapması gereken, bir araya gelip örgütlenmektir. Bir şeyleri paylaşmak zorundalar. Bu konuya en güzel örnek, İtalyan ayakkabı makineleri endüstrisidir. Kuzey İtalya’da sadece bir bölgede çok sayıda firma, ayakkabı üretimi ile ilgili işler yapıyor. Biri ayakkabının tabanını, biri topuğunu, biri dış yüzeyini, biri boyasını… Fakat iki Türk bir araya geldiği zaman doğru dürüst ortaklık bile yapamıyor.
- Ekonominin 2010 yılının genelinde iyi bir performans sergileyeceğini düşünüyor musunuz?
- Türkiye ekonomisinin ehil ellerde bir dantel gibi işlenmesi gerekiyor. 2010 yılında ekonomide bir toparlanma var ve ben geleceğin daha iyi olacağını düşünüyorum. Bunun böyle olmaması söz konusu değil. Hiçbir şey geriye gitmez.

Komşularla ticarete önem
verdi, 6 ülkede büro açtı

- AB ülkelerinin ekonomik krizden büyük ölçüde etkilenmesi Türkiye’nin yüzünü bir anlamda komşu ülkelere dönmesine neden oldu. Komşu ülkeler ile yapılacak ticaretin boyutu, krizden çıkış için itici bir güç olur mu?
- Biz fuarcılar ‘komşu ülkeler ile ticaret’in farkına erken vardık ama ülke olarak yeni kavrıyoruz. Gelişmiş ülkelerin büyük kısmı komşularıyla yaptığı ticaret sayesinde ayakta duruyor. Örneğin Amerika… Amerika en büyük ticaretini Çin ile yapmıyor, komşuları Meksika ve Kanada ile yapıyor. Türkiye, uzun yıllar ‘düşman komşular’ kavramı ile hep bir köşeye sıkıştırıldı kaldı. Ancak bugün durum eskisinden farklı. Rusya, Kafkaslar, Balkanlar, Arap Yarımadası, Kuzey Afrika var. Yaklaşık bir buçuk milyar insanın barındığı çok önemli bir ekonomi coğrafyası. Hükümet ‘komşularla sıfır problem’ politikası ile doğru bir çaba içinde.
- Tüyap olarak sizin komşu ülkelerde herhangi bir faaliyetiniz var mı?
- Yaklaşık 11 yıldır ilişkimiz var. İlk olarak Rusya, ardından Halep büromuzu açtık. 2000 yılında Suriye ile ticaret yapmayı önerdiğimizde, hatta oraya gidip fuarlar hazırladığımızda herkes buna karşı çıkmıştı. Bugün Suriye ile vizelerin olmadığı bir ilişkimiz var. Ardından Tahran, Sofya, Tiflis büromuzu açtık, en son da Üsküp… Türkiye’yi merkez olarak koyduğunuzda bizim bütün komşu ülkelerle ilişki kurabilecek bir yerleşik halimiz var. Yukarıda bahsettiğim yurtdışı bürolarımızda maaşlı çalışan kendi elemanlarımız bulunuyor. Bu çok önemli. Türkiye’deki fuarlara komşu ülkelerden ciddi boyuta varan sayıda ziyaretçiler getirildi. Ekonomik toparlanmanın önünü açacak olan konu, komşulardan gelen ve gelecek binlerce, doğru seçilmiş ziyaretçidir.

2004’de Bursalı
sanayicilere ne dedi?

Bülent Ünal, Bursa’nın önde gelen ev tekstili üreticileri ile 2004 yılında Bursa Uluslararası Fuar Merkezi’nde bir toplantı yapmış ve Bursa’da neden ev tekstili fuarı düzenlemek istediklerini açıklamıştı. Ünal’ın vurgu yaptığı önemli satır başları şunlardı:
- Bursalı ev tekstili üreticileri iç pazarın en önemli tedarikçileri
- İç pazar yavaş da olsa canlanıyor, 70 milyon nüfus yok sayılamaz
- İç pazar daha sık aralıklarla daha küçük siparişler veriyor, yenilik peşinde
- Bu yeniliklerin etkili biçimde sunulabileceği yerler, fuarlar
- Üretim ile iç içe olan bir ev tekstili fuarı yapılabilir, en önemli ikinci şehir Bursa’dır
- Sonuç: Bu avantajlar değerlendirilmeli ve Bursa’yı ev tekstili konusunda çok önemli bir fuar merkezi yapmalıyız.

Bülent Ünal Kimdir?

TÜYAP Yönetim Kurulu Başkanı

1944 doğumlu. İktisadi ve Ticari İlimler Yüksek Okulu İşletme İktisadi Bölümü mezunu. İş yaşamına 1969’da Eczacıbaşı İlaç’ta başladı. 1973-1975 arasında serbest müşavirlik yaptı. 1975-1979’da Piar Araştırma Şirketi’nin yönetim kurulunda yer adlı. 1979’dan beri TÜYAP Yönetim Kurulu Başkanı. Fuar Yatırımcıları Derneği’nin de Başkanı. Çok sayıda sivil toplum örgütünde üye. Evli, iki çocuğu var.