‘Euro 2016’yı alırsak Bursa ihya olacak’
Pazartesi, 10 Mayıs 2010 17:41
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) yönetiminde, Levent Kızıl ile birlikte Bursa’nın ağırlığını hissettirerek, Euro 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası için UEFA’ya sunulan dosyaya kentimizin de eklenmesini sağlayan Yunus Egemenoğlu, “Ben en çok Bursa adına kararın açıklanacağı günü bekliyorum. Çünkü kazanırsak mayıs sonundan sonraki süreçte hep beraber Bursa’da stadyum ile ilgili tartışmaları değil, stadyumun yapılma sürecini göreceğiz” dedi.
Türkiye’nin Euro 2016 ev sahipliğini kazanması ile Bursa’yı muhteşem bir geleceğin beklediğini söyleyen Egemenoğlu, “Yer gök turist dolacak” diyor. 
- Büyükşehir Belediyesi’nin ‘Timsah Arena’ çalışmalarını yürüttüğü sırada TFF olarak petek şeklinde bambaşka bir projeyi UEFA’ya sundunuz. Bu da Belediye ile proje yarışına girdiniz gibi yorumlandı.
- TFF ile belediye arasında proje yarışması yok. Her iki tarafın da gideceği bitiş noktası aynı; Bursa’ya yeni bir stat olsun. Futbol Federasyonu olarak her ilde yeni stat isteriz. Çünkü futbolun gelişmesi açısından bu çok önemli. Büyükşehir Belediyesi ile aramızda hiçbir şekilde uyumsuzluk, ayrılık yok. Sayın Altepe’nin Bursaspor konusundaki bütün sözleri ve yaptıkları beni çok heyecanlandırıyor. Benim bildiğim, önce belediyemiz yaptırdı projeyi, ondan sonra Federasyon bütün illerle beraber toplam bir proje çalışması yaptı. Yaptırırken de Federasyon’un amacı ‘alın bunu uygulayın’ diye değil; ‘Bunlar olabilir. Bir proje örneği de var. Ama bir de böyle bir proje getiriyoruz.’ Bu zaten detaylı bir proje değil. Her zaman güzel değil mi çok çeşitlilik? İnsanların önünde iki seçenek olmasıyla tek bir seçenek olması bir olabilir mi? Burada da iki tane seçenek var. Sonuçta insanlar o iki taneye bakarak bir karar vermelidir.
- Bu konuda bir referandum çok mu abartılı olur?
- Bursalıların görüşleri çok basit bir çalışmayla, bir arama konferansıyla, bir toplantıyla alınabilir. Ben sadece şunu söylüyorum. İyi anlatılmalı ve onların da görüşleri sorulmalı. Projelerin adlarını sadece yarışmaya sokarsanız ben de gider Timsah Arena’ya atarım. Adında ‘Timsah’ geçtiği için. Ama isimlerin değil, projedeki güzelliklerin yarışması lazım. Sonuçta kazanan Bursa olacaktır. O halde ‘Büyükşehir’in ya da TFF’nin dediği oldu’ değil. Kimin dediği olursa olsun, bir tek şey istiyorum; Bursa’ya ve Bursaspor’a çok güzel bir stadyum olsun.
- Belediye Veledrom’da karar kıldı. Siz stadın nerede olmasını isterdiniz?
- Hep sonuç adamı olduğum için benim öncelikli derdim yeni bir stadın yapılması ve bir an önce yapılması. Tek bir şey istiyorum; Daha fazla tartışmak yerine o stada gidip maç seyretmek. Yer konusunda ben şu noktadayım; Bursalıların, Bursasporluların görüşü sorulmak zorundadır. Tabii ki dediğimiz şekle uygun bir şekilde yerleşebilecekse açıkçası, Bursasporlu olarak içimizden mevcut yerinde olsun diye geçiyor. Çünkü Bursasporlu olarak stadyumun sadece maç yapılan bir yer olmasını istemiyorum. Avrupa’daki örneklerindeki gibi stadyumun aynı zamanda Bursaspor’a gelir getirmesini de istiyorum. Sadece stadyum amaçlı değil. Aynı zamanda ticari kullanım üniteleri de olan yapılar var ise gelir getirebilir. Ticari ünitelerin en fazla gelir getireceği sorusunun yanıtı da belli. BUTTİM mi, Veledrom mu, yoksa stadyumun olduğu yer mi? Herhangi birine sorsak; ‘Üç yerde işyeri var, nerede olmak istersin?’ diye, sanıyorum bütün Bursalılar da ‘mevcut yeri’ diyecektir. Bursa’ya bir stat olacaksa da güzel bir stat olmalı. Öyle güzel olmalı ki Avrupa’da yaşadığımız gibi oraya gelen, o kente gelen turistlerin bile mutlaka stada gelip görmek istediği, fotoğraf çektirmek isteyeceği bir yer olmalı.
- En önemli konu da finansman…
- Türkiye, 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası finallerine ev sahipliği yapmak için adaylık dosyasını UEFA’ya sundu. 28 Mayıs’ta İsviçre’nin Cenevre kentinde yapılacak oylama sonucu karar verilecek. Burada Fransa ve İtalya ile yarışacağız. TFF’nin sunduğu dosyada İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Eskişehir, Kayseri, Antalya, Konya illeri ve 9 stat var. 7 stat proje halinde, yani yapılacak. Ben mayıs ayındaki sonuçları bekliyorum. Açıkçası itiraf ediyorum en çok Bursa adına bugünü bekliyorum. Çünkü kazanırsak hükümetin verdiği garanti var. Bursa’nın stadyum ile ilgili projesi yüzde trilyon oluyor. Bursa’ya stadyum olacağı artık kesinleşiyor demek. 
- Bursa, tarihinde olmadığı kadar TFF yönetiminde güçlü. Şampiyonanın bir ayağının Bursa’da yapılacak olması da o yüzden. Bu sizlerin başarısı…
- Evet o şekilde suçluyorlar. Bazı kulüplerimizden bu yönde tepki geldi. Ama bu ne benim ne de Levent Kızıl’ın başarısı. Bursa bence bunu hak etti. Türkiye’de uluslararası bir organizasyon olacaksa, hele bunun adı da futbolsa yani hem takımıyla, hem şehriyle, hem tarihiyle, her şeyiyle ve her şeyiyle Bursa alır, almak zorundadır. Bursa’nın hakkı bu.
- Peki UEFA, Türkiye’de karar kılarsa Bursa’yı nasıl bir gelecek bekliyor?
- Bursa’yı inanılmaz bir gelecek bekliyor. Muhteşem. Bu soruyu soranları bundan önceki Avrupa Şampiyonası’na alıp götürmek gerekiyor. Bir İsviçre, bir Avusturya’daki şampiyonada o ülkelere neler geldiğini gözünüzle görünce, Bursa’da neler olabileceğini de çok rahatlıkla tahmin edebiliyorsunuz. Bursa ismi inanılmaz bilinecek. Bursa’nın belki tarihindeki en yoğun turist akınlarından biri olacak. Çünkü yer gök, caddeler her taraf turist dolacak. Bununla beraber Bursa’nın ekonomisine getireceği katkılar var.
- Bursa’nın kaderini değiştireceksiniz…
- Levent Bey ve ben olayı değil. Bursa’nın bunu hak ettiğine inanıyorum. Mayıs ayı sonunda açıklanacak bu sonuç eğer dilediğimiz gibi olursa harika bir şey olacak Bursa için. Türkiye için de çok güzel olacak ama en önemlisi Bursa’ya çok ciddi bir canlanma gelecek.
- Peki ya Türkiye, Euro 2016 yarışını kaybederse ne olacak?
- 2016 olacak, inanıyorum. Ama tutun ki ufak bir yüzdeyle de olsa olmadı. Büyükşehir Belediye Başkanı’nın stadyum konusundaki kararlılığı ve açıklamaları nedeniyle de stadın olacağı konusunda şüphem yok.

Bursaspor ile hayal gibi günler yaşıyoruz

- Bursaspor’un başarısı için neler söyleyeceksiniz?
- Bursaspor’un bu seneki başarısı hakikaten muhteşem. Şu an yaşadığımız günler hayal gibi günler. O yüzden de büyük bir keyif. Bu keyif sadece Bursa’da değil bütün Anadolu’da da Bursaspor’un başarısı ile ilgili bir keyif var. Herhalde uzun yıllardır lig maratonunda bir takımın şampiyon olmasını bu kadar çok insan istememiştir. Bursaspor sportif başarı ile ilgili çok önemli şeyleri başarırken centilmenliğe de çok önem veriyor. Bu iki yapının birlikte sunulması da çok örnek oluşturuyor.
- Siz Bursaspor’da yönetici iken bu noktayı hayal edebiliyor muydunuz?
- Biz yöneticilik yaptığımız zaman bunu söylemeye korkardık. ‘Aman böyle bir şey demeyelim’. Hatta daha abartısını söyleyeyim; ‘İlk 5’e girmeyi bile söylemeyelim’ denirdi. Olmazsa tepki alırız diye. Şimdi çok önemli bir değişim var. Bursaspor’un buradaki başarısı Anadolu takımlarında çok enteresan bir rol model oluşturdu. Farkındaysanız şimdi sezon bitmeden Anadolu takımlarında çok cesurca ‘Önümüzdeki sene şampiyonluğa oynayacağız’ cümleleri söylenilmeye başlandı.

Avukatlık Kanunu değişmeli   

- Biraz da mesleğiniz ile ilgili konuşalım. Egemenoğlu Hukuk Bürosu ile sektördeki konumunuz ve hedeflerinizi öğrenebilir miyiz?
- Egemenoğlu Hukuk Bürosu 1990 yılında kuruldu. 132 çalışanı ile Türkiye’deki en kalabalık üç bürodan biri. Egemenoğlu Patent ve Egemenoğlu Danışmanlık olarak Bursa’nın yanı sıra İstanbul, İzmir, Ankara ve Adana’da hizmetlerimizi sürdürüyoruz. Egemenoğlu Hukuk’un tek faaliyette olduğu il ise Bursa. Çünkü bizim ülkemizde başka bir şehirde avukatın ikinci bir ofis açması yasak. İstanbul’da 20’ye yakın uluslararası hukuk bürosunun temsilciliği var. Yani benim ülkemde yurtdışı firmaları gelip temsilcilik açabiliyorken, benim gidip başka şehirde şube açmamın engellenmesi kabullenemez bir şey. Avukatlık kanununda revize gerekiyor. Sonuçta avukatlık mesleği evrensel bir meslek.
- Egemenoğlu olarak ulaşmak istediğiniz nokta nedir?
- Bu yolculuğa bir kişi başlayıp 132 kişiye ulaştırdığım gibi yaşadığım sürece de bu sayıyı daha yukarıya çekmeye çaba göstereceğim. Bütün isteğim büromuzun 100., 150,, 200. senesinin, bizim siyah-beyaz fotoğraflarımızın altında kutlanması. Diğer taraftan ben tek kuşak hukukçu da değilim. Sevgili Amcam da hukukçu ve birlikte çalışıyoruz. Oğlum da hukukçu. Yüksek lisansını geçen cuma George Washington’da tamamladı. Lise 2. sınıfta okuyan kızımın da avukatlığı seçmesini arzu ediyorum. Bu aileden iki genç hukukçu daha Türkiye hukuk camiasına hediye edebilmek benim hedefim. Ama bunların yanı sıra tüm bunları verdikten sonra en az bunlar için çabaladığımdan daha az bir süreyi verebildiğim eşimle baş başa bir ömür geçirebilmek.

Kriz ateşli noktasından geriledi

- İcra ve iflas, büronuzun yoğun yaptığı işlerden. Son krizi en iyi siz analiz edersiniz…
- Türkiye’nin krizlerini çok rahat fark edersiniz. Kriz olunca insanlar ödeyemiyor icra takibi başlıyor, suç eğilimleri arttığı için ceza davalarında artış oluyor. İş davalarında patlama oluyor. Bu artışı çok hızlı hissettik. Bir sene önceki yani krizin ilk olduğu zaman ekim, kasım, aralık çok feciydi. Ocaktan itibaren düşüşe geçti. Ama özellikle bu seneki ilk dört ayda düşüşün artarak devam ettiğini de söyleyebilirim.
- Kriz ile birlikte açılan dava sayılarının artmasıyla vergi sıralamasında dördüncü sırayı elde etmeniz arasında bir doğru orantı var mı?
- Yok olamaz. Çünkü krizlerde dava sayısı artar ancak tahsilat azalır. Vergi sıralamasına girmemiz, kazandığımızı beyan etmemiz ile ilgili bir yapı. İkincisi vergi sıralamasındaki tek avukat ben değilim. Ama bu kadar avukatın olmasını da oturup tartışmak gerekiyor. Koca sanayisi olan bir Bursa’da, ilk 100’de bu kadar avukatın olması da ters orantılı soru işareti açıkçası. Oysa daha fazla sayıda sanayicinin ya da başka isimlerin girmesi gerektiğine inanıyorum.

Tarkan gibi herkesin bir gün
hukukçuya ihtiyacı olabilir

- Tarkan’ın davası ile dikkat çektiniz.  
- Sonuçta bir hukuk var ve bunu uygulayan bir sürü de avukat. Hepimiz de benzer şeyleri yaparız. Kimse kimseden daha iyi değil. Bunun bir başarı olarak algılanmaması gerekiyor.
Tarkan ile beş yıldır çalışıyorum. Çok kurumsallığa inanan birisi. 5 yıldır aynı zamanda hem müvekkilim hem de iyi arkadaşımdır. Bu olay olunca da normal olarak devam ettirdik.

Siyaset mi asla?

- Siyasete girmeyi düşünüyor musunuz?
- Asla. Asla diyecek kadar asla. Mesleğimin gelişmesi ile ilgili yapmam gereken çok şey olduğuna inanıyorum. İlk isteğim mesleğimin geliştirilmesi, kendi büromun geliştirilmesi. İkincisi futbol. Türkiye’deki futbolla ilgili özellikle hukuksal yapısı ile ilgili yapılması gereken daha çok ödevlerin olduğuna inanıyorum.

Av. Yunus Egemenoğlu kimdir?

19 Ocak 1962’de Ankara’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Bursa’da yaptı. 1982’de İstanbul Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. 1990’da  Egemenoğlu Hukuk Bürosu’nu kurdu. Bursaspor’da genel sekreterlik, idari asbaşkanlık ve ikinci başkanlık yaptı. İnsan Hakları Derneği, Çağdaş Hukukçular Derneği, Bursa Hukukçular Derneği ve SİVİLAY üyesi. Türkiye 1. Lig Profesyonel Futbol Kulüpleri Genel Sekreteri olarak da görev yapıyor. Evli, 2 çocuk babası.