Tam zamanı
Pazartesi, 12 Nisan 2010 14:09


Her şeyin bir mevsimi var. Kayak yapmanın, güneşlenmenin, aşık olmanın, papatyanın bile zamanı var. Yok yok endişelenmeyin bir tatil ya da bahar yazısı kaleme almak değil niyetim. Sadece zaman örtüştüğü için böyle bir giriş “cuk” oturdu. Gerçi hanımlar “aşık olmanın zamanı yok” düşüncesini aklından geçirebilirler ama “zamansız aşkların acılarını”, “vakitsiz açan çiçeklerin” üzüntüsünü bilenler bilir. Ben anlatanların yalancısıyım.

Özetle her iş için doğru bir zaman var. Yapacağınız iş, eylem sizin için çok doğru olsa da zamanlamayı hesaba katmazsanız bir kabusa dönüşebilir.

Zamanlamanın hesaba katılması için ilk parametre mevcut durumunuz.

Soru şu: Mevcut durumunuz yapacağınız eylem için elverişli mi?.

Mevcut durumunuzu değerlendirmeden, akılda tartmadan, sadece istekleriniz ve duygularınızla yola çıkmak çoğu zaman sizi zora sokabilir.

Örnek: Kendi süreçlerinizin eleştirisini yapmadan, bir özeleştiri metodu geliştirmeden, yani iğneyi kendinize batırmadan bir ERP projesine girişmek hayal kırıklığı yaratabilir. Bütün ERP yazılımlarının uygunluğunu denetlemek, demolar almak içerideki sorunları halletmez. Bu sorunlar çözülmeyi bekleyen yumaklar olarak sinsice beklemeye devam eder.

Bir şey satın almak çok kolay. Hele yazılım almak, daha da kolay. Çünkü ERP pazarında işini iyi bilen, ürününü iyi pazarlayan, müşterilerinin zafiyetlerini bilerek hareket eden iyi pazarlamacılar ve satıcılar var.

Farkında olmadan kendinizi bir ERP projesinin içinde buluverirsiniz. Zamanında yediği yemeklerden 110 kilo olmuş bir adamın 54 beden bir takım elbise alması gibi bir şey. İş paçaları kısaltmakla çözülecek gibi de durmuyor üstelik, ciddi bir terzi müdahalesine ihtiyaç var.

Farkında olmadan, mevcut durum analiz edilmeden, eleştirilmeden yapılan bir ERP yatırımının sonucu, 54 beden, yamalı, uydurulmuş bir takım elbiseninki ile aynıdır. Eğer hayatınızda hiç takım elbise giymemişseniz bir takım elbiseniz olduğu için yamalara gözünüzü yumup, mutlu mesut yaşamınıza devam edebilir ya da gerçek bir takım elbisenin ne olduğunu bildiğiniz için kahırdan ölme noktasına gelebilirsiniz. Artık sizi “hüsnü” bile şenlendiremez.

Yazımıza konu olan “doğru zamanın” ikinci parametresi ise mevsim.

Dedik ya her şeyin mevsimi var diye. Zamansız yenilen meyve bile tatsız olur. ERP projelerinin de bir mevsimi var. Ağaçlara suyun yürüdüğü, çiçeklerin açtığı, cemrelerin düştüğü, daha çok dışarıya çıktığımız için kafamıza kan gittiği günlerdeyiz. Üçüncü cemre toprağa düştü.

Yani mali yılı 31.12 olan şirketler için bir ERP projesine başlamak ya da var olanı iyileştirmek için en doğru zaman.

Eğer başkaca bir maniniz yoksa, yani yukarıda yazdığım şekilde mevcut durumunuz müsaitse birine ya da bir ERP projesine aşık olmak, tutulmak için en uygun zaman. Ama tekrar uyarıyorum. Mevcut durum elverişli ise. Eğer müsait değilseniz cemrelere kanıp aşık, maşık olmayın. Üzülürsünüz.

Not: Futboldan anlamayan, ama coşkuyu iliklerinde hisseden biri olarak ben de bu sütunlardan Bursaspor’a teşekkür ederim. Şampiyon olur muyuz bilmiyorum ama yaşattığı, coşku ve heyecan takdire şayan gerçekten.

Serkan Özgöz'ün Tüm Yazıları İçin Tıklayınız