|
Pazartesi, 24 Ağustos 2009 12:47 |
|

Malum açılım mevsimindeyiz. Yıllardan beri çeşitli vesilelerle biriktirilmiş bir sorun yumağını çözmeye çalışıyoruz. Çözmeye çalışırken de bu kez farklı yaklaştığımızı, gerçekten samimi olduğumuzu göstermek üzere “açılım” gibi yeni sözcüklere bel bağlıyoruz. Biriktirilen sorun o kadar çok parametreyi içeriyor ki sorunun tanımlanması bile çok uzun zaman alıyor. Hazır açılmışken şirketlerde de “açılım” konuşmanın tam sırası. Çünkü hem krizin bitmesini bekliyoruz, hem de krizde işletme yönetimi konusunda ciddi dersler çıkarabileceğimiz örnek olaylar gördük, yaşadık. İşletmelerde sorunları küçükken çözebilmek, hele de işler iyiyken çözebilmek çok mümkün değil. Çünkü işler iyiyken, sorunlara değil işlere odaklanıyoruz. Sorunlardan doğan maliyetler çok canımızı acıtmıyor. Ancak işler kötüye gitmeye başladığında, kaynaklar hızla kısıldığında, sorunlar çok daha açık biçimde önümüze çıkıyor. Bu sebeple hazır sorunların bedelini fazlasıyla ödemişken çalışma biçimlerimizi iyileştirmek, kökleşmiş süreç sorunlarımızı ortadan kaldırmak, en azından bunları konuşarak, tespit ederek çözmeye çalışmak zorundayız. Böylelikle krizde edindiğimiz tecrübeleri işletmelerimizi iyileştirmek için kullanabiliriz. Geçtiğimiz kriz tüm sanayimizin finans dersinden iyi derece ile geçebileceğini, ancak maliye derslerimizi iyi çalışmadığımızı bizlere gösterdi. Büyük bir çoğunluk bankacılık sektörünün de gayreti ile yatırımların finansmanının sağlanması, kredilendirme gibi konularda oldukça başarılıydı. Ancak, gelir gider dengeleri, maliyetlerin doğru yönetilememesi, bütçe, risk yönetimi gibi konularda yeterli hassasiyeti gösteremediğimiz durumlarda ciddi sıkıntılar yaşandı. Sonuç olarak, krizden ne zaman çıkarız bilinmez, ama en azından işletmelerde ve ekonomide yeni bir denge oluştuğunu söylemek mümkün. Önemli olan bundan sonra denge yeniden bozulduğunda en az zararı görmek için alınması gereken önlemlerin neler olduğuna odaklanmak. Bunun için 2010 bütçesini daha önce yaptığımızdan daha farklı yöntemlerle ve daha yoğun mesai harcayarak yapmak iyi bir önlem olabilir. Bir de bütçenin altına ön görebildiğimiz kadarıyla risk yönetim parametrelerini ekleyebilirsek ciddi bir “bütçe açılımı” yaptığımızdan söz edebiliriz. Böylece herkes açılım yaparken bizler de “kendi açılımımızı” yapmış oluruz.
Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|