|

Organize, Türk Dil Kurumu’na göre sıfat olarak düzenli, örgütlü demek. Organize olmaktan ise iş dünyası, dağılmış süreçleri yeniden düzenlemeyi, ilişkili süreçleri tek elde toplamayı, hedefleri yeniden hatırlamayı, ekipleri hedefe odaklamayı, hedefe odaklanabilecek ekipler kurmayı anlıyor. Bir süredir (hemen hemen Cumhurbaşkanlığı ve 2007 genel seçimlerinin öncesinden beri ) gerçek hedeflerinden uzaklaşmış, gerçek gündemden siyasetin gündemine saplanıp kalmış Başbakanımız, hedeflerini ve gerçek gündemi yeniden hatırladı. Ekibini beklenemeyen bir biçimde yeniden organize etti. Kabinede 10 bakan dışında tümünün yeri değişti. 8 Bakan kabine dışı kalırken, kabineye 9 yeni bakan katıldı. Düşünsenize bir şirkette ana fonksiyonların başında görev yapan 25 kişinin 8’inin görevine son veriliyor, 7’sinin görevi değişiyor, ekibe 9 yeni isim katılıyor. Hele ki bu şirket ölçeğinde değil de ülke ölçeğinde olunca gerçekten köklü bir değişiklik. Demek ki işler iyi gitmiyordu. Demek ki hedeflerden uzaklaşılmıştı. Demek ki üzerimizdeki ölü toprağını atmak, yeni bir ekip motivasyonu gerekli idi. Başbakanımız da gereğini yaptı. Bu görev değişiklikleri içinde bulunduğumuz duruma olumlu yansıyacaktır. Kaybedilen zaman için eleştiriler getirmek mümkün olsa da bizce de değişikliğin tam zamanı. Ülke ölçeğinde, şirket ölçeğinde, kişisel ölçekte organize olma zamanı. Artık zamanımızı daha iyi değerlendirmemiz, etkili ve verimli olmamız gerekli. Bulunduğumuz durumdan bizi farklı bir düşünce ve hareket tarzı çıkaracak. Aylardan beri görüştüğüm herkes, bütün işletmeler, hepimiz krizin geçmesini bekliyoruz. Beklerken de (yaşanan finansman sorunlarından ötürü) sanki yapacak hiçbir şey yokmuş gibi, sanki kriz hiç geçmeyecekmiş gibi hiç bir şey yapmıyoruz. İş geliştirmeyi yeterince önemsemiyoruz. Ekip motivasyonu yaratamıyoruz, üzerine gidecek hedefler bulamıyoruz. Kısacası organize olamıyoruz. Ancak artık krizde değiliz. Kriz “olağan dışı durum” olduğuna göre ve hepimiz de krizin koşullarına alıştığımıza, krizi kanıksadığımıza göre demek ki artık krizde değiliz. Evet, koşullar değişti. Tüm dünya (ve Türkiye de) bu aşamadan sonra uzun sürecek bir yavaş büyüme trendine girecek. Bu yeni koşullara en hızlı uyum sağlayan, bu yeni koşullarda en doğru hedefleri koyabilen, ekibini bu hedeflere koşturabilen, organize olabilen işletmeler başarılı olacak. Şimdi dağılmış süreçleri gözden geçirme, süreçleri yeniden düzenleme, ekip beceri ve motivasyonunu geliştirme, maliyetleri etkinleştirme ve geleceğe hazırlanma zamanı. Geleceğe hazırlanırken bilgiden yararlanmak, bilgi süreçlerine yatırım yapmak, iş süreçlerini etkinleştirecek uygulama ve projelere yatırım yapmak işleri kolaylaştıracaktır. Bugünden sonra 2009 sonuna kadar yürüteceğimiz iş geliştirme çalışmaları, gözden geçirmeler ve iyileştirmeler bize temiz bir 2010 hediye edebilir. Tabi organize olabilirsek! Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|