|

Önceden ön gördüğümüz gibi bir haftadır kimin kazandığı hakkında yoğun bir şekilde tartışıyoruz. Daha doğrusu gündem bu tartışmayı bize dayatıyor. “Seçmenin verdiği mesaj” başlıklarıyla bizleri de içine çekiyor. Aslında kimsenin seçim sonuçlarını tartışmak gibi bir niyeti olduğunu sanmıyorum. Daha çok ekonomiden gelecek iyi haberlere, iyi haberler gelmesini sağlayacak hareketlere, icraatlara, söylemlere kulak kabartmak istiyoruz. Çünkü millet olarak, krizin olan, olmayan tüm etkilerini çokça konuşup krizi bile kanıksamamızı elbirliği ile sağladık. Konuşmaktan da yorulduk. Uzun süren kriz geyiklerini, para pul sohbetlerinin yerini karamsarlık almış durumda. Artık konuşmuyoruz, artık “valla bildiğin gibi” evresindeyiz. Kriz ve kış içimizi kararttı. Artık başka şeyler konuşmak istiyoruz. Biz kriz konuşmaktan yorgun düşmüşken siyaset ve siyaseti halkın sorunlarından daha çok malzeme yapmayı seven basın belli ki biraz daha “kim kazandı” , “mesaj alındı mı?” , “gereği yapılacak mı?” ile oyalanacak. Bu arada 3 ay önce işten çıkarıldığında işsizlik ödeneği almaya başlayan çalışanların iki-üç ay sonra bu hakları sonlanacak. Hükümet seçim harcamaları ile deldiği bütçeyi muhtemelen IMF istekleri doğrultusunda revize etmek zorunda kalacak. Revize bütçede seçim öncesi paket olsun diye açılan paketler yüzünden düşen gelirlerini artırmak için ya yeni gelirler (vergiler) türetecek ya da bütçesini tutturmak için yatırımlarını hızla kısacak. Belediyelerin hesapsız harcamaları ile dönen piyasa durma noktasına gelecek. Belediyeler en az iki yıl vizyon projeleri bir daha ağızlarına alamayacaklar. Çünkü ortada ne vizyon proje yapacak kadar ucuz krediler var ne de belediyelerin açıklarını kapatabilecek bir merkezi bütçe. Tüm bu olasılıklar altında hükümet 1-0, 2-0, 4-0 ne fark eder, maçı biz kazandık diyor. Muhalefet ise yenildik ama ezilmedik, umutluyuz gümbür gümbür geliyoruz diyor. Demek ki yıllar öncesinden reklamlarla kanımıza karışan “kazan-kazan” prensibi iyi anlaşılmış.
PEKİ, KİM KAYBETTİ? Bu yazıyı yazdığım gün yerel bir gazetenin küçük ilanlar sayfasını gözlemliyorum. Otomotiv şehri Bursa’da eleman arayanlar sayfasında Otomotiv diye bir kategori gözüme ilişiyor. “Acaba otomotivde açılan paketlerden ötürü bir istihdam patlaması mı oldu?” diyorum. Altına bakıyorum. Bu kategoride bir tek ilan var. Bir oto kaportacısı kendisine kalfa arıyormuş! Demek ki açılan paketlerin istihdama dönmesini biraz daha bekleyeceğiz. Sonra dün arabama akü aldığım Beşyol’daki akü bayisini hatırlıyorum. Bir aküden 10 TL kazandığını, o gün tek müşterisinin ben olduğumu anlatıyor. Aynı yerde bir beton mikseri şoförü lafa karışıyor. “Seçimden önce kaçak inşaatlara beton taşıdık. Şimdi işler bitti ama senetler devam” diyor. Bense, aklımda, kaynakların etkin kullanımı, verimlilik, esas hedefe odaklanma, demokrasi, objektif değerlendirme, seçmenin verdiği mesaj, IMF gibi kelime grupları ile kalakalıyorum. Sizce seçimde kaybeden kim? Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|