| Internet, yazılım kiralama, sanallaştırma |
| Salı, 01 Aralık 2009 14:08 | |||
![]() Gelişen teknoloji, hızlı iletişim, tüm değerlerimizi teknolojik araçlar üzerinden sürdürmemizi sağlıyor. Mektupların yerini mailler, ziyaretlerin yerini mesajlar aldı. 1980 sonrası doğumluları hiç hesaba katmıyorum. Onlar zaten bu teknolojik dünyanın içine doğduklarından, doğruları bile bu dünya içinde şekilleniyor. Giderek sanallaşıyoruz. Benim bahsetmek istediğim sanallaştırma ise teknik bir terim. Kaynak etkinliğini sağlamak amacıyla serverlar üzerinde uygulanan bir model. Bildiğiniz gibi işler sadece kendi başımıza kullandığımız PC’ler, notebooklar ile yürümüyor. Ortak çalışmanın bir gereği olarak server yatırımları yapıyoruz. Ortak kullandığımız ERP uygulamalarını, mail havuzlarımızı, dosya havuzlarımızı, internete çıkış ve internet güvenliği araçlarımızı serverlar üzerinde bulunduruyoruz. Ölçek büyüdükçe, yani kullanıcı sayımız, saklamamız gereken veri, ortak kullanmamız gereken uygulama sayısı arttıkça bu fonksiyonların her biri için ayrı bir server yatırımı yapmak gerekli oluyor. Her yeni server zaman içinde yenilenmesi gereken bir yatırım kalemi. Her yıl birini yenilemek durumunda kalıyor, patrona fenalıklar getiriyoruz. Sanallaştırma bu noktada devreye giriyor. Tek tek serverlara yatırım yapmak yerine örneğin 4 çekirdekli, 4 CPU barındıran çok daha güçlü serverlara yatırım yaparak kaynak etkinliği sağlanabiliyor. Sanallaştırma yazılımları sayesinde bir fiziksel makine üzerinde örneğin 4 farklı fonksiyonu yerine getiren server tanımlaması yapılıyor. Sanallaştırma, bilgileri sakladığımız disklerde, yedeklemelerde ve diğer server kaynaklarında etkinlik demek. Bu yöntemi şirket içinde bir politika olarak belirleyebileceğiniz gibi bu hizmeti dışarıdan da satın alabilirsiniz. Yani artık şirket içinde server olmak zorunda değil. Dışarıdan sanal bir server satın alabilir ve uygulamalarınızı o server üzerinde barındırabilirsiniz. Bugün birçok işletmenin (patronun) kendi şirket datasının dışarıya çıkarılması konusunda haklı olarak tutucu olduğunu söylemek mümkün. Ancak henüz çok yeni olan bu profesyonel hizmetler geliştikçe, işletmelerde bu verimlilik çözümlerinden uzak duramazlar. Artık sanallaştırma, dış kaynak kullanımı, donanım ve yazılım kiralama gibi çözümler iletişim alt yapılarının da gelişmesiyle yaşamımızın bir parçası. Hemen belirtmek gerekir ki kiralamadan finansal kiralamayı kastetmiyorum. Burada söz konusu olan gerçekten kiralama, yani aylık kullanım ücretidir. Bir örnek: Danışmanlığını yaptığım bir şirketler grubu için bir ERP yatırımı yapmak üzere bir toplantıdayız. İnsan Kaynakları modülleri görüşülürken firma, ilgili ERP çözümünün anket yönetimi modülünün lisans bedelinin 7-8 bin dolar olduğunu, ancak bu çözümü genellikle müşterilerine önermediklerini ifade etti. Sonrasında ben de bizim şirketimizde yıllık 200 dolar ödeyerek kullandığımız profesyonel anket çözümünden bahsettim. Sonuç: Yıllık 200 dolar ödeyerek sağladığınız fonksiyonu 7-8 bin dolar ödeyerek sahip olmak anlamsız. Özetle şirketlerde araç kiralama ilk zamanlar nasıl anlamsız, hizmetler geliştikçe nasıl anlamlı hale geldiyse aynı şey bilişim yatırımlarında da geçerli olacak. Gerçek kiralama hizmetleri geliştikçe, iletişim alt yapısı güçlendikçe 5 kişinin çalıştığı bir KOBİ ile bin kişinin çalıştığı bir şirket aynı teknolojik alt yapıyı, aynı çözümü kullanabilecek. Herkes kullandığı kadar ödeyecek. Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|

