İç denetim
Cumartesi, 23 Ocak 2010 20:03


Verimlilik günümüzün birinci kuralı. Verimli olmayan işletmeler er ya da geç batıyor, batacak. Her gün değişen müşteri beklentilerini karşılamak için kişisel olarak, organizasyonel olarak tüm süreçlerde sürekli değişmek gerekiyor.
Bu değişimi yaratabilmek, organizasyonel dönüşümü sağlamak için işletmeler çeşitli yöntemler deniyorlar. Bu yöntemlerin birçoğu yönetim balonu olarak birkaç yıl içinde terk edilirken, bazıları şirkette başarılı oluyor, dönüşüme katkı sağlıyor.
İnsanların yaptıkları işi farklı yapmayı, kısaltmayı, verimli hale getirmeyi düşünmesi, işin dışında ek çabalar gerektiriyor. İşi yapmanın yanında, işi geliştirmek çok kolay değil. Bu çabalar gösterilse bile uzun süre sürdürülebilen türden değil. Kısa süreli, 6 aylık, 1 yıllık proje süreleri bu dönüşüme katkı sağlayabiliyor.
İşletmenin kendiliğinden bu çabayı göstermesi genellikle zor. Genellikle fiyat baskısı, bir müşteri denetlemesi, bir belge alma süreci gibi dışsal etkiler yüzünden bu çabalar gösteriliyor.
Elbette ki çabalar karşılıksız kalmıyor. Az ya da çok verimlilik sağlanıyor. İşler düzene giriyor.
Sorun da bu aşamadan sonra başlıyor. Çalışma sırasında kısalan süreçleri, elde edilen verimlilikleri, yeni yöntemleri, baskı ortadan kalktıktan sonra da korumaya devam etmek gerekiyor.
Organizasyonun doğru süreçlerle işlediğini garantilemek, en az o kuralları koymak kadar önemli. Yani kuralları koymak yetmiyor, işlediğini de sürekli denetlemek gerekiyor. Çünkü baskı ortadan kalkınca, denetlemeden geçilince, belge alınınca dış zorlamalarla başlamış süreç kendiliğinden eski haline dönmeye başlıyor. İşi sürükleyen, olması gerekeni olması gerektiği gibi sürdüren personellerin enerjisi tükenince, onlar da işin ucunu bırakıyorlar. Bir süre sonra evraklardaki işleyişle gerçek işleyiş birbirinden farklı hale geliyor. 
Bunun olmaması için ilk akla gelen organizasyonu dinamik tutacak önlemleri almak.
Belge denetimlerinin sürekli olması, belli aralıklarla tekrarlanması da bu soruna çözüm getirmiyor. Bir süre sonra organizasyon, sadece denetimlerin gereklerini yerine getiren kısa süreli çalışmalarla yaşamına devam ediyor.
Bunu önlemenin sadece bir yolu var. Organizasyonun bu kuralları ve yöntemleri tercih etmesi, yaşaması, içselleştirmesi gerekli. Denetim yapılacaksa bile bunun dışarıdan etkilerle değil, içsel dinamiklerle yapılması önemli.
Bir iç denetim birimi, süreçlerin verimliliğini denetlemek için verimlilik kurallarının işletilmesinde, çalışanların önüne çıkan engellerin ortadan kaldırılmasına çaba göstermek için faydalı olabilir.
Birimin adında denetim olsa da birimin görevi, çalışanların tepesinde bir denetim birimi olmak değil, denetlemekten ziyade sadece mali olarak değil, idari olarak da şirketin verimliliğini sağlayan yöntem ve parametrelerin sürekliliği sağlamak, engelleri ortadan kaldırmak olmalıdır.

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız