| ERP projelerinde riskler |
| Pazartesi, 05 Temmuz 2010 11:18 | |||
![]() ERP projeleri bir şirketin ömründe en köklü değişimlerden biri. Hal böyle olunca değişimin doğru yönetilmesi, işletme özelliklerinin iyi tanınması, gidilecek yolun tarifi, ulaşılmak istenen hedef, parametrelerin en önemlileri. ERP projesinden beklenen getiri yüksek oldukça riskler de güçlü ve tehlikeli oluyor. Bu aşamada bence en büyük risk, projenin ihtiyaç duyulan değişim sonucuna ulaşamaması. Başarılı olamayan bir ERP projesi; kaybedilen yatırımdan çok, kaybedilen zaman yüzünden işletmeye büyük zarar verebilir. Biz yine de riskleri ayrıştırarak ele alalım. RİSK1: KURUMSAL YÖNETİM EKSİKLİĞİ Girişimcilerimiz büyük zorluklarla işletmelerini büyütürken kurumsal yönetim organlarını oluşturmaya çok vakit bulamıyor. Bunun ayrıca bir sebebi de yönetimin devredileceği profesyonellerin patronun beklediği performansı bir türlü gösterememeleri. Bu sebeplerle, özellikle KOBİ’lerde işletmenin yönetim anlayışı patronun hissi hareket tarzıyla paralellik gösteriyor. Bugüne kadar işletmeyi başarıdan başarıya koşturabilen bu anlayışın tek zayıf tarafı patrondan sonra işletmenin ne olacağı. Bu aşamada işletme, belki patronun belirlediği ama ‘patrondan bağımsız’ bir yönetim anlayışını profesyonellere devretmek zorunda. Peki, risk nerede? Hiçbir ERP projesi bunu yapmaz, dahası eğer yapılmamışsa ERP projesi daha da zor yürür. RİSK2: MEVCUT DURUMUN YANLIŞ ANALİZİ İşletmeler ERP projelerine başlarken kendi süreçlerini doğru, karar alma, uygulama ve iş takip biçimlerini sorunsuz kabul ederler. Genellikle hatalı olan yazılım ya da donanımlardır. Gerçek tabii ki farklı. Eğer mevcut durumu doğru analiz ettiğiniz bir kurumsal bilgi yönetim karneniz yoksa stratejiyi yanlış kuruyor ve ERP pazarlama firmalarına kapıyı ardına kadar açıyorsunuz demektir. RİSK3: YANLIŞ KARAR, HATALI SATINALMA ERP firmaları her ne kadar işletmedeki süreçleri çözen bir ERP yazılımını uygulamayı taahhüt etseler de en iyi bildikleri şey aslında ‘satmak’tır. Pazarlamaları öyle güçlüdür ki işletmeler genellikle bir hayali satın alır. İş bittikten, çaylar içildikten sonra durum çok farklı yerlere gidebilir. Müşteri mutsuz olur diyemesek bile başta vaat edilen cenneti aramaya devam eder. RİSK4: YANLIŞ UYGULAMA Projeye başlandığında işletme içerisinde işletme haklarını savunan, kendi projesini yürüten güçlü bir yapı kurulmamışsa ipler tamamen ERP firmasına geçer. Bu aslında ERP firmasının da istemediği bir şeydir. Ama yapacak bir şey yoktur. Müşteri arkasına yaslanıp işlerin kendiliğinden olmasını bekler. Bu durumda da ERP firması doğal bir refleks gereği “işi bir an önce bitirip çıkmak” ister. İşin başarısını birilerin önemsemesi, parametrelerini izlemesi ve yönetmesi gerekir. Bu profesyonel bir proje yönetimi gerektirir. RİSK5: İLETİŞİM VE KULLANICILAR Ne kadar başarılı bir proje yürütürseniz yürütün, insanlara doğru anlatmazsanız yalnız kalırsınız. Dedikodu kazanı kaynamaya başlamışsa zaman aleyhinize işliyor demektir. Başta destek olan kullanıcılar, kazanı yakıp karıştırmaya başlamıştır bile. Herkes nerelerde yanlış yapıldığını söylemeye başlar ve bu aşamadan sonra bir iletişim yönetmek zorlaşır. Yazımızı risklerin en büyüğü ile tamamlayalım. Şirketler bir ERP projesine başlamadan bir soruya tüm yönleriyle cevap aramalıdır: “Neden yazılım yatırımı yapıyoruz?” Bu sorunun cevaplanmamış olması en büyük risktir. Serkan Özgöz'ün Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
|

