| ERP’den Bir Adım İleri: Bilgiden Anlam Çıkarmak |
| Pazartesi, 22 Mart 2010 22:00 | |||
![]() Geçtiğimiz hafta içinde bir yazılım firmasının “kurumsal zeka” kavramını öne çıkardığı bir etkinliğe katıldım. Katılmamın sebebi yazılım firması ve ürünlerinin çekiciliğinden çok konuşmacı olarak davet edilen değerli hocamız Rüştü Bozkurt’u bir kez daha dinleme fırsatını yakalamaktı. Hepimiz, her zaman konferanslara katılıyor, insanları dinliyor, zaman zaman biz de bildiklerimizi paylaşıyoruz. Fakat bazı insanların bilgilerini, vizyonlarını ve onları söze dökebilme yetenekleri gerçekten çarpıcı. Rüştü Bey de onlardan biri. Zaman zaman çeşitli kuruluşlarda verdiğim etkili sunuş teknikleri eğitimlerinde katılımcılara en etkili sunuş aracının “bilgili bir sunucu” olduğunu anlatmaya çalışırım. Sunuşun başarısı nasıl artırılır sorusuna cevaplar öneren tekniklerden bahsederim. Bahsettiğim etkinlikte, tüm bunları anlatmak yerine Rüştü Bey’in bir sunuşunu, eğitim sırasında “bir sunuş nasıl yapılır” başlıklı örnek olay olarak göstermeyi düşündüm. Anlatmaya çalıştığım tüm parametreleri içeren başarılı bir sunumdu. Kurumsal zekanın nasıl öne çıktığını anlatmak ve bu konudaki ürünleri tanıtmak üzerine düzenlenmiş toplantıda Rüştü Bey’i dinlerken, aslında işin özünün “anlamak” olduğunu düşündüm. Hoca da benzer şeyden bahsediyordu. Tarım toplumundan sanayi toplumuna geçerken bilgi, en büyük sermayelerimizden biri oldu. Sonrasında o kadar çok bilgi ürettik ki ortalık bugün bir bilgi çöplüğüne döndü. Artık bilginin bir önemi yok. Her yer bilgi dolu. Bugün artık “bilgiden anlam çıkarmak” zorunda olduğumuz noktadayız. İkinci önemli nokta da “biriktirmek.” Elbette ki konu ile ilgili her şeyi bir torbanın içine doldurur gibi tıkıştırıp saklamaktan bahsetmiyoruz. Saklanması gereken her şeyi anlamlandırdıktan sonra daha önce biriktirilmiş bilgi grupları ile ilişkilerini de dikkate alarak dikkatlice arşivlemekten söz ediyoruz. Üçüncü önemli nokta ise ilişki biçimde biriktirdiğimiz bu veri kümesini analiz etmek. ERP sistemlerinde üretilen bilginin başarıya dönüştürülmesini ve yukarıda saydığım yararların üretilmesini sağlayan uygulamaların geneline “kurumsal zeka uygulamaları” diyoruz. Elbette ki bu uygulamalar şirketinizin bir vizyonu, bir bakış açısı olmadan işe yaramıyor. Ama bugün tüm şirketlerin bir bilgi çöplüğü üzerinde oturduklarını anımsarsak, artık bilgiden anlam çıkarmanın, anlam çıkarılacak bilgileri saklayıp diğerlerinden kurtulmanın önemini daha iyi anlarız. Özetle karmakarışık 20 rapor yerine 3 tane göstergeyi takip ettiğiniz sadeleştirilmiş raporlar daha çok işinize yarayabilir. Konuyu bir de kurumlara değil de insana uyarlayalım. İnsanın biriktirdiklerini, anlamlandırarak biriktirmesi, biriktirdiklerini yani tecrübelerini bugün için analiz etmesi, akıl süzgecinden geçirmesi, vizyonu sayesinde de bu analizden ön görüler çıkartarak ilerlemesi başarısını garantiliyor. Sadece vizyonumuzu somutlaştıran doğru hedefler koyup, bu hedefleri her yıl izleyelim yeter. Serkan Özgöz'ün Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
|

