Toplumsal mutabakat
Pazartesi, 02 Ağustos 2010 13:50


Son zamanlarda o kadar çok seyahat ediyorum ki farklı ilgi alanlarım nedeniyle konsantrasyon sıkıntısı çekebiliyorum. Son yoğunlaştığım çalışmalar Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin çeşitli illerde yaptığı toplantılar oluyor.
Kişi ve kurumlar, kendi güçleriyle kendilerini geliştirecek gerçek burjuva olma yolunda çalışmalar yapabilirler. Böyle anlayış, aslında, gerçekte o anlayışa ait olacak insanî özelliklere sahip değilse, oraya da ait olamıyor, anlayışın merkezine yerleşemiyor. Ne yazık ki topluma karşı kurumsal sorumluluklarını yerine getirmediğinde, bunları toplumla paylaşacak sosyal çalışmalar yapmadığında ayrışmış toplumlar oluşuyor.
Yaşam biçim ve tarzları çok farklı toplumlarda ortak bir kültür ve anlayış olmadığından keskin sınıfsal ayrım ortaya çıkıyor, etnik ve inanç ayrımları da buna ekleniyor. Bu ayrımı yaratanlar, dışlama anlayışına geçtiklerinde sosyal geçişkenlik, etkileşim hiç mümkün olmuyor. İletişimi zayıflayan toplumun, toplumsal barışı da bozuluyor. Çatışmaya her an yatkın bir toplum ortaya çıkıyor.
Birbirini ötekileştiren, demokrasiyi topluma hak görmeyen bir anlayış ortaya çıkıyor. Birbiriyle iletişimi kopuk toplumlarda herkes kendi gettosunun, kendi yaşam tarzının kralı olarak yaşamayı sürdürürken, niceliği fazla olanlar sizin de kaderinizi belirliyor. Onlar da, entegre olamadıkları kesimlerin temsilcileri yerine, kendi yaşam tarzlarını koruyacak tercihlerini ortaya koyuyorlar.
Para ve herkesten farklı yaşam biçimine sahip olanlar, bu güçleri sayesinde herkesten üstün olduğunu düşünebiliyor. Hatta belki paylaşmadıkları sayesinde farklı ve üstün olduğu düşüncesiyle her şeyin en doğrusunu bildiğini ve yaptığını da sanıyor. Ama hiçbir zaman halk bir şey bilmez, anlamaz anlayışının bir şey kazandırmadığını göremiyoruz. Oysa halk gerçekten dikkate alınır, hak ve özgürlüklerine sahip çıkmasına saygı duyulursa yaşam standartları yükselen toplumun, sosyal ve ekonomik refahı da yükselecek, talep ve beğeni düzeyleri gelişen bir toplumun herkese faydası olacaktır.
Bizim toplumumuz, her zaman hür iradesini ortaya doğru koyabilmiş, yaşanan büyük kayıplar nedeniyle evet dediği (ben demedim, yine samimi olmayan dayatmaya evet demeyeceğim) darbe anayasasına rağmen, genel seçimlerde parti dayatmasını kabul etmemiş, eski siyasilerin, siyasete geri dönüş referandumunda “Hayır” kampanyalarına ise itibar etmemiştir.
Gerçekte birçok elitten daha aklıselim sahibi olduğuna inandığım halk, önemli bir yetenek ve potansiyele sahiptir. Yeter ki hakları verilsin, özgür bırakılsın. Bırakırsak yanlış şeyler olur yanılgısından kurtulalım. Bu korkumuz varsa, o zaman bu korkunun nedeninin de kendi eksiklerimiz olduğunu unutmayalım.
Aslında çok uzun bir giriş oldu. TOBB’un kendi içinde iletişimli, kadını ve gençleri de karar alma süreçlerine katan  anlayışına uygun olarak tüm toplantılarına KGK ve GGK’dan temsilciler de katılıyor. Son olarak Ürgüp’te 3 gün boyunca son derece disiplinli ve verimli bir arama konferansı gerçekleşti. TOBB, önümüzdeki 10 ve 25 yılda hedef ve görevlerini belirleyecek çalışmalar yaptı.
Aslında 2002’de belirlenen hedeflerine tümüne ulaşılmıştı. Bu defa, daha kurumsal, sosyal, kültür ve sanata yönelik,  çevresel, iletişim, teknolojik, bilimsel, sağlam networke dayalı hedef ve görevleri olduğunun ve tüm bu çalışmaların toplumla paylaşılmasının, çok gerilerde kalınmış insanî gelişmişlik endeksine katkı sunacak çalışmalar yapılması gerektiği vurgusu çok geniş taraftar buldu.
Doğrusu, TOBB’nin vizyoner bir anlayışla yaptıklarını takdir etmemek mümkün değil. Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu, aldığı Anadolu terbiyesiyle, yapılan hayır ve katkıları kamuoyuna aktarmama ilkesiyle de hareket ediyor. Belki yapılanların fazla duyulmama nedeni de budur.
Bu anlayışın devam etmesini diliyor, ancak TOBB’nin yine de örnek olunacak sorumlu çalışmalarını topluma duyurmasının faydalı olacağını düşünüyorum. Belirlenen hedef ve görevlere ait anlayış, TOBB’un bizatihi kendi işlevi içinde işgören-işveren barışına da katkı sunacaktır.

Sena Kaleli'nin Tüm Yazıları İçin Tıklayınız