Emanetin sahibi kim?
Pazartesi, 28 Eylül 2009 12:04


Son zamanlarda insanların sahip olma anlayışı kafamı zorluyor. Hiç kimse sorumluluk, suçluluk gibi duygusal sahiplikleri kabul etmiyor da herkes, vatana, millete, şehirlere, nesnelere, öznelere, cinsel namusa, insanlara sahip olma, hele söz sahibi olma konusunda adeta yarışa giriyor. Doğrular herkesindir, yanlış hiç kimsenin, hele devletin hiçbir zaman yanlışı ve sorumluluğu yoktur. Devlet, Davutpaşa yangınında yine vatandaşa sahip çıkmadı, sorumlularsa korunuyor. Bir özel işletme herhangi bir kazaya sebebiyet verdi mi, yani taksirli suç işledi mi, o işletme maddi, manevi sorumluluğuna sahip çıkar. Suçu işleyene, yani çalışana maddi bir yük yüklemek mümkün değildir. Basiretli tüccar her türlü önlemini almalıdır. Devletimiz, tüccardan daha mı az basiretlidir?
Hak ve özgürlüklere sahip olma isteği, suçlanan; kültüre, sanata, doğaya sahip çıkma isteği, aşağılanan ve önemsenmeyen duygular. Ticari namusuna, duygularına, diline, dinine, köklerine, sözlerine, eylemlerine, birlikte olduğun doğru yoldaki insanlara, birlikte başarılanlara, ideallerine, amaçlarına, kendin olmaya sahip çıkma ise bulunduğunuz tarafa, zamana, çevreye göre değişen ve kabul gören hasletler...
Kime sorarsanız sorun, herkes önce güce sahip olmak istiyor. Güce sahip olan, en çok değer verilenlere de sahip oluyor. Güç; iş demek, para demek, statü demek,  sağlık demek, her şey demek, herkese göre… İnsanlar neye sahip olmak istemezsin sorusuna ise düşmana, kötülüğe gibi soyut ve devamı gelemeyen cevaplar veriyorlar.
Oysa sevgi, saygı, özgüven, çalışkanlık, çaba, insanlık, vicdan, insaf, kıymet duygusu, vefa, sabır, yürek, cesaret, duygu, ihlâs, gurur, onur, özveri, yetenek, beceri, iman, denge, akıl, fikir, izan gibi güzel özelliklere sahip olmayı dua ederken istemek işimize gelmez, zaten onlardan bizde vardır, biz sahip olmadıklarımızı isteriz. Sahip olunan gerçek değerlerin değerini bilmeyiz. Sahip olunanların kıymeti de azalır, hemen tüketilir.   
Bütün kavgalara, tartışmalara, sorunlara bakın, tüm bunlar sahiplik üzerinden yapılır. Birileri nedense bir şeyin daha çok sahibi olduğunu düşünür. Korumaya çalıştığı her neyse, aslında onu mu, yoksa kendi ve çocuklarının geleceğini mi, kendi gücünü mü, sahiplik duygusunun sürdürülebilirliğini mi korumaya çalışmaktadır insanlar?
Köklerine, geçmişine, eskisine, ölüsüne,  kültürüne, diline, sanatına, hele ki kendisine gerçek anlamda sahip çıkmak isteyenlere nedense çooook kızılır. Zaten sahipsin, sorun mu var, her şey güllük gülistanlık, biz rahatız, senin neyin eksik, biz sana ne yaptık, biz doğruyu bilir doğruyu yaparız, akıl bizde, bilgi bizde, görgü bizde, dert sende, derman bizde, sen de kaderine razı ol, otur, oturduğun yerde, sesini çıkarma, uyumlu ol, uyumlu ol ki sevilesin, kabul göresin.
Böyle durumlarda kıymet duygusuna, vefa duygusuna, sabır duygusuna sahip ol, kanaatkâr ol, şikâyet etme, biat et, hissettirmeden çalış, çabala. Hele iman, ihlâs, saygı, istikrar sahibi olursan, itibar sahibi de olursun gözümüzde. Lütfedersek, mevki, statü de bonusun, hele sen önce diğer değerlere sahip ol da, biz de lütfederiz herhalde…  Onur, gurur da neymiş… Enerjini, heyecanını, coşkunu gereksiz değerler için sakın harcama. Hayâl etme, çaba gösterme, riske sakın girme, başkaları için özveri sana mı kalmış? İlke, ilim, irfan, kişilik, kimlik, tavır, vicdanı kim düşürmüş de sen bulacaksın? Duygu, özgüven, iyilik, insanlık onlar da neymiş? Her şey bizim etrafımızda döner, durur. İdrakini mümkün olduğu kadar kapalı tut, hiçbir şeyi anlamlandırma.
Senin istediklerin bizim anlayacağımız hale gelince, yani, biz de o nevi bir deneyim yaşar, hisseder, farkında da olursak, senin istek ve yaşadıklarından çıkarsamalar yapabiliriz, Allah başımıza vermesin… AMİN...
Sahip olduğunuz güç damarlarınızdaki asil kanda değil, kolunuzdaki pazunuzda ve cebinizdeki cüzdanda ve bunun getirdiği imandadır.
Yalanlarla, maddeyle, güçle, sahiplikle oyalananların bu oyundan keyif aldıkları bir gerçek ki, oyun ve eziyet bitmiyor, ta ki…
Çok değerli okurlar, hepinize sahip olmak istediklerinize sahip olabileceğiniz, emanetin farkında olabileceğiniz nice mutlu günler dilerim… 

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız