|

TOBB bünyesinde Eylül 2007 tarihinde oluşturulan Kadın Girişimciler Kurulunun ana amacı, kadınları, ekonomik ve dolayısıyla da sosyal sürece katmak için donanımlarını geliştirmek, kişisel gelişimlerine katkı sağlamak, böylece yaratılan sinerjiyle kadın girişimci ve kadın istihdamının nitelik ve niceliğini artırmaktır. AB Lizbon Stratejisi girişimciliğin özendirilmesi dolayısıyla istihdamın artırılması, risk alma yeteneğinin kadınlarda da geliştirilmesini öngörüyor. Kurulumuz da bu amaca hizmet etmek için kuruldu. Kadınların rol çeşitliliği, bu tür STK’larda görev almalarını güçleştiriyor. Toplumsal borçluluğu ve sorumluluğu yerine getirebilen kadınlar çok büyük bir özveri örneği veriyor, gönüllü ve devamlı katılımcı arkadaşlarımız, ekstra enerji sarf ediyorlar. Bursa ve ilçelerinden 50 üyesi olan KGK’nın 15 üyesi toplantılarımıza kurulduğundan beri hiç katılmıyor. Ruhlarını ortaya koyarak gönüllü çalışan düzenli katılımcı girişimci kadınlarımızla Türkiye’de her ay düzenli toplanan ve ilçeleriyle faaliyet gösteren tek bölge olduk diyebiliriz. İlçelerden girişimci kadınlarımız hevesle toplantılarımıza geliyorlar. İlçelere cesaretlendirme, bilgilendirme, dayanışma gezileri düzenliyoruz. Köylerdeki kadın oluşumlarını destekliyor, önderlik ediyoruz. Hatta, süreçlere kattığımız kadınları çoğaltıp onlarla birlikte, kendi kaynaklarını doğru kullanarak üretim yapan, gübreyi bile enerjiye çevirebilen, özelliklerini koruyarak gelişen, hak ve özgürlüklere saygılı, temizlik, çevre, yurttaşlık, demokrasi bilinci gelişmiş, hijyen ve sağlık konusunda özenli, kız-erkek ayrımı yapmadan çocuk yetiştiren, okuma-yazma problemi olmayan, zevk ve beğeni düzeyi geliştirilmiş, düşük benlikten kurtarılmış aydın kadınlar yaratma azmi içindeyiz. Zaten bireysel olarak herkes, gücü ölçüsünde eğitime, okuyana katkıda bulunuyor. Biz, ayrıca gücümüzü bu konuda da birleştirmeyi hedefliyoruz. Girişimcilik ruhunu ortaya çıkardığımız kadınlarla Bursa’nın unutulan üretimlerini tekrar canlandırmak, Bursa’ya özgü, ekolojik ürün tasarımı ve üretimi yapmak, güç birliği yapmak gibi hedeflerimiz de var. Her birimiz yaptığı işe ruhunu koyan, kendini fırına atabilen, ruhsuzca yapmak isteyenlerle ilişkilerini sınırlı tutabilen, ruhun olmadığı işler ve zorunlu, samimi olmayan ilişkilerden gerekirse vazgeçebilen kadınlarız. Buna rağmen, amacı anlaşılamayan, özensizce dile getiren eleştiri ve engellerle karşılaşabiliyoruz. Ancak, biz kadınlar artık, antik çağlardan beri kötülüklerin anası olarak görülen, bu devirde İmamı Gazali karanlığına gömülmek istenen kadınları bunalıma sürüklendikleri evlerinden çıkarıp, süreçlerin içine sokmaya çalışıyoruz. KG Akademisiyle, eğitimli, eğitimsiz, örtülü, örtüsüz, köylü, kentli tüm kadınları ayrıştırmadan bir araya getirdik. Tüm Kurul üyesi arkadaşlarımız, günlük çalışma hayatlarında yaptıkları işi gözlerinde büyütmeyen, abartmayan, hep daha iyisi ve fazlasını yapmak için gayret eden arkadaşlarımız. Hiçbiri ikinci elci, kolaycı, bencil, işten ve mücadeleden kaçan insanlar değil. Özetle; kifayetsiz, muhteris değiller. Hepsi Kurul bünyesinde girişimci olmak isteyen kadınlara kendi mesleğinde gönüllü danışmanlık yapıyor. Çok çalışmayı gereksiz bulan rahatlık geleneğindeki insanların, çok çalışan ve üreten insanı da kendi gibi yapmak istedikleri, çok çalışmayı sevenlerin, az çalışanlara güvenmediği ve dost olmadıkları anlayışında oldukları saptamasını, dünyanın ender kadın filozoflarından Ayn Rand yapmış. Üretenden, yaratandan yararlanan ve üretenlerin alturist olmasını bekleyen 2. elci olmak zorunda bırakılan kadınlarımızın kendi güçlerini keşfetmelerini, gerçek üreticiler olmalarını destekliyoruz… Biz kadınlar, yeteneklerimiz ve başardıklarımız için özür dilemeyeceğiz, iyi yaptığımız işi suç olarak görmeyeceğiz. Kendi var oluşumuzu, başkalarının yok olması, ya da başkalarının onaylaması olarak da görmeyeceğiz. Yok sayarak var olmayacağız. Çalışan, üreten insanlar olarak; Ayn Rand’ın romanlarında geçen, yetenek, beceri, başarıyı yok sayan, başarıyı az çaba göstererek paylaşmaya çalışan insanları, böylece üretenlerin, üretmeyenlere güvenmediği, dostluk duymadığı hissinden de kurtarmaya çalışacağız. Herkese, gerçek, özverili çalışmalarda kendine pay aramayı öğretme gayreti içinde olacağız. İlkeli, tutarlı, özgüvenli, objektif, akılcı, becerisini kullanabilen, üreten çalışan kadınlar yaratma azim ve isteğimiz sürüyor. Kadınların soyatası olarak bilinen tilki ruhlu Pandora’nın kutusunu açıp, kapalı kalan ‘umudu’ içinden çıkaracağız. Değişen, özgüvenini kazanan kadın, toplumu da değiştirecektir. Kentler, içinde yaşayanlar dönüşmeden dönüşemez. Bir araya geldiğimizde bizler de kadınlar olarak öncelikli sorunun eğitimli, bilinçli kadınlar yaratarak zihniyet dönüşümü sağlamamız olduğunu saptadık. Bu sebeple Türkiye genelinde pek çok kurum oluşturulmuş ve Türkiye’deki girişimcileri veya girişimci adaylarını desteklenmeye ve girişimcilik özellikle gençler arasında özendirilmeye başlanmıştır. Özellikle kadınlarımızın girişimciliğe özendirilmesi hem onların bireysel değişimine, hem de toplumumuzun değişimine çok olumlu katkı sağlayacaktır. Siz yeter ki ertelemeyin, ötelemeyin, itelemeyin, yılmayın, azmedin, kararlı, cesur, güçlü ve inatçı olun… Kadınlar vardır…
Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|