|

Bir konu tartışılmaya başlandığı zaman daha önce söylenen ve yapılanlar unutulup, yine herkes ağzına geleni söylüyor. Gelin son dönemin yine baskın bir şekilde çıkarılan torba yasasıyla ilgili bir sorgulama yapalım. Hepimiz, darbecilerin sorgulanması, yargılanması konusunda hemfikir miyiz? Herkesin bağımsız yargı tarafından yargılanması, çapraz kontrole uygun bir yapı oluşturulması ortak doğrumuz değil mi? Herkes, güçlünün adaletini değil, adaletin gücünü tercih etmez mi? Hepimiz, güçlünün haklı olduğu değil, haklının güçlü olduğu bir ülkede yaşamak istemiyor muyuz? Hepimiz, demokrasi, hak, hukuk, bağımsızlık ve özgürlüklerimizi istemiyor muyuz? Şemdinli olaylarında sivil yargı kararının aksi olan askeri yargı kararına itiraz etmeyenlerin, bu yasa konusunda samimi olduklarına nasıl inanacağız? Dokunulmazlıkların kaldırılması için aynı kararlılık niye sürdürülmüyor? Tüm bunlar herkesin, her kesimin ortak dileği de, nerede ayrılıyoruz? Bence yöntem farklı, felsefe farklı, kültür farklı… Çoklu standartlar, taraflı, objektif ve adil olmayan tutarsız, çelişkili politikalar ve yönetim anlayışları ayırıcı unsurlar… Adaletin olmadığı yerde en ağır cezalar olsa, toplum bilinçli de olsa, insanların yanlış yapmaktan caydırılması çok zordur. Doğruyu yapanla, yapmayanın ayrılmadığı, çalışanla az çalışanın ayrılmadığı velhasıl, adaletin tesis edilmediği her yerde çözümsüz ekonomik ve siyasi sorunlar vardır. Adaleti tesis edebilmek için bağımsız olmak gerekir. Parlamentoya CHP milletvekillerinin gece gelmeyişlerini anlamlı bir şekilde ‘demek ki senin milletvekillerin gece yarısı baskınına hazır değil’ şeklinde ifade ederek aslında bunu bilinçli yaptığınızı kendiniz ele veriyorsunuz. Gece yarısı hele, her zaman olduğu gibi, takibi kolay olmayan torba yasa yönteminizi uygular, yeni madde ihdası için de Adalet Komisyonu toplanıp bir madde ekler, içinde de kelime değişikliği yaparsanız, her zaman ki iyi niyetli olmayan tutum ve davranışlarınızı karşı tarafı teşhir etme amaçlı kullanırsanız, hele anayasaya aykırı bir maddeyi apar topar geçirirseniz, kusura bakmayın ama hukuki olduğunuzu söyleyemezsiniz. Şimdiye kadar birçok ekonomik aflar, yatırımlar vs. ile ilgili torba yasalar kamuoyunun gündeminden uzaklaştırılacak şekilde geçti. Doğal olarak anayasa değişikliği konusuna geleceksiniz. O zaman da ‘ben size 3 alternatif sunarım, birini seçersiniz’ anlayışıyla anayasa değişmez. Önce güvenilir olduğunuzu kanıtlayacak uygulamalar göstermeden bana güvenin, inanın diyemezsiniz. Değişik seçim hileleri, eğrinin doğrunun kolay ayırt edilemeyeceği torba yasalar, resmi organların iktidar partisine çalışmasına göz yumma, yandaş kayırma, iş adamları ve medyayı tehditle, kolaycı politikalarla, görüşlere kapalılıkla, kadrolaşma, tutarsızlık ve taraflılık vs. ile de güven sağlanması çok mümkün değildir. Bana göre bizim ana problemimiz demokrasi değil, tutarlılık ve tarafsız olmayı becerememek… En kurumsal kurumumuz ordu ve yargıda bile kişilerin görüşlerine göre değişen yönetim anlayışları söz konusu olunca, işletmelerde kurumsallığı düşünmek bile zor…
Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|