|
Pazartesi, 12 Ocak 2009 18:46 |
|

“Kimse benimle konuşmuyor, ben yokmuşum gibi davranıyor” şikayetleri veya yaşanmışlıkları hiç kulağınıza geldi mi? Yüksek ihtimalle cevap ‘evet’ olacaktır. Dünyada “mobbing” olarak tanımlanan ancak Türkçe olarak tam karşıtı bulunmayan bu kelimenin en yakın çevirisi, ‘işyerinde psikolojik baskı’ yani ‘yıldırma’ politikasıdır. İşyerinde meydana gelen ve alışık olduğumuz anlaşmazlıkların ve tatsızlıkların dışında cereyan eden bu olaya ancak son dönemlerde tanı konabilmiştir. Bir kişiye görev vermemek veya kapasitesinin, eğitim ve bilgi seviyesinin altında görev vermek gibi yaklaşımlar, çoğu zaman buna maruz kalan tarafından bile anlaşılamayacak olan bir mobbing yöntemidir. Güzellik, yakışıklılık, zekilik, iyi eğitim almış olmak, gelecek vaat etmek gibi üstün yetkinlikler diğer çalışan veya yöneticiler tarafından tehdit olarak algılandığından mobbinge maruz kalmak için geçerli sebepler olacaktır. Çalışanı bunaltma, korkutma ve tehdit gibi taktiklerle istifaya zorlamaya çalışmak tipik göstergeleridir. Tüm bunların tanısını düzgün koyamayan kurban, bu olumsuz süreçte kendisine olan güveni kaybeder, motivasyonu düşer, işyerine uyum sağlayamadığı için kendisini suçlamaya başlar ve beklenilen son olan istifa kararı alması ile süreç sona ermiş olur. Özellikle son dönemlerde giderek etkisini hissetmeye başladığımız kriz nedeni ile işletmelerde benzer sorunların sıklıkla yaşandığı görülmektedir. Mobbinge maruz kalan kişi işyerinde korunmasız ve yalnız başına bırakılmak sureti ile dışlanmaktadır. Örneğin; çok daha iyi eğitimli ve daha yetkin bir ekip üyesi işe alındı. Bu şahıstan pozitif bir elektrik alamadınız ve bu nedenle biraz mesafeli davranmaya başladınız. Sohbet etmediniz, yemeğe çıkmadınız, grubunuza dahil etmediniz yani o yokmuş gibi davrandınız. Tüm bunlar yetmiyormuş gibi diğer ekip üyeleri ile birlikte onun hakkında dedikodu yapmaya başladınız. Belki farkında olarak veya olmayarak infaz grubuna girmiş oldunuz. Dünyada bile ispatı zor olan bu ofis içi psikolojik şiddet vakaları son yıllarda maruz kalanlar tarafından yargı yoluna taşınmaya başlanmıştır. Yaşanılan olayın şiddetine göre yüksek miktarlarda tazminat ödemeye mahkum edilen işletmeler, yöneticiler ve çalışma arkadaşları örnekleri azımsanmayacak kadar mevcuttur. Türkiye’deki ilk mobbing davasını; 25 yıldır Toprak Mahsulleri Ofisi’nde çalışan bir bürokrat, yönetim değişikliği sonrasında ‘psikolojik baskı ve istifaya zorlandığı’ gerekçesi ile açmıştır. Uygulanan psikolojik baskılar nedeni ile major depressif bozukluğu yaşadığı doktor tarafından da ispatlanan bu vakada, dava süreci hala devam etmektedir. Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|