|
Pazartesi, 19 Ocak 2009 18:12 |
|

Krizin etkileri her geçen gün şiddetini artırmakta ve önümüzde dağ gibi büyüyen bir sorun haline gelmektedir. Emeklisi gelmişler, sözleşmeleri bitenler, askerliğini yapmamışlar ve bekarlar başta olmak üzere bir çok çalışanın işine son verilmiştir. Yarı ücretli veya ücretsiz izinlerle bu süreci atlatmaya çalışan işletmeler zamana ve giderek zorlaşan koşullara yenik düşmeye başlamış, bu nedenle üretimi durdurmalar ve sonucunda da toplu işten çıkartmalar yaşanmıştır. Bugüne kadar yaşamış olduğumuz tüm krizlerde olduğu gibi bu süreçte en çok etkilenen yine çalışan olmuştur. Bu nedenle geçici de olsa bu süreçten etkilenenler için gelir elde etmenin mümkün olduğu kısa çalışma ödeneğinden bahsetmek istiyorum. İşçilerin ücretsiz izne çıkartılması 1990’lı yılların ortalarında görülmeye başlanmıştır. Ücretsiz izne çıkartmalar ekonomik krizler ve kanunda zorlayıcı sebepler olarak tanımlanan deprem, yangın, su baskını gibi sebeplerden ortaya çıkmıştır. Bu öngörülmeyen sürecin etkilerini hafifletmek amacıyla 2003 yılında ‘kısa çalışma ödeneği’ 4857 sayılı iş yasası ile sadece iş yasası kapsamında olanlar için getirilmiştir. Bu kanunla birlikte işçilere sınırlı da olsa gelir güvencesi verilmesi hedeflenmiştir. Mevzuata göre; kısa çalışma, en az dört hafta en fazla üç ay süreyle işyerinde uygulanan haftalık çalışma süresinin geçici olarak en az üçte bir oranında azaltılarak uygulanması, kısa çalışma ödeneği; kısa çalışma, işin kısmen veya tamamen durması hallerinde yapılan ödeme şeklinde tanımlanmıştır. Bu tanım 2008 yılında 5763 sayılı iş kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılarak kapsamı genişletilmiştir. Bu düzenlemelerin sonucunda işçilerin geçici olarak izne çıkartılmaları durumun geçici bir işsizlik durumu olarak nitelendirilerek işsizlik sigortasından ‘kısa çalışma ödeneği’ almaları hedeflenmektedir. Bu uygulama ile bir süreliğine de olsa işçilerin işsiz kalması önlenmekte ve işverenlerin işçilerini kaybetmelerini önlemektedir. Mevzuatta kısa çalışmaya başvurabilmek için genel ekonomik kriz ve zorlayıcı sebeplerin cereyan etmiş olması gerekmektedir. Kısa çalışma ödeneğinden yararlanılabilmesi için genel ekonomik kriz veya zorlayıcı sebeplerle işyerindeki haftalık çalışma sürelerini geçici olarak en az üçte bir oranında azaltan veya faaliyetini tamamen veya kısmen durduran işverenin talebinin Bakanlıkça uygun bulunması gerekiyor. Diğer koşullar ise, kısa çalışmanın başladığı tarihte, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun 50’nci maddesine göre işçilerin, çalışma süreleri ve işsizlik sigortası primi ödeme gün sayısı bakımından işsizlik ödeneğine hak kazanmış olması, işyerinde genel ekonomik kriz veya zorlayıcı sebeplerle haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak en az üçte bir oranında azaltılması veya faaliyetin kısmen veya tamamen durmasına neden olan sebeplerin en az dört hafta sürmüş olması ve işçinin kısa çalışma ödeneği bildirgesi formla birlikte işyerinin bağlı bulunduğu yerdeki birime müracaat etmesi gerekmektedir. Önemle belirtilmesi gereken bir konu daha vardır ki, kısa çalışma ödeneğinde işçi sayısı sınırlamasının olmadığıdır. Yapılan bildirinin uygunluğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından tespit edilir. Kısa çalışmayı gerektirecek hususların tespit edilmesi ile kısa çalışma ödeneği almaya hak kazanılmış olacaktır. Kısa çalışma ödeneğinin miktarı ve ödenmesi ile ilgili mevzuattaki bilgileri de bir sonraki yazımda aktaracağım. Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|