|

Geçen hafta KalDer’in Yönetim Kadının da Hakkıdır bildirgesini takdirle karşıladığımı anlatmıştım. KalDer’in takdirle karşıladığım bir diğer çalışmasını merakla beklemekteyim. 17-18 Nisan’da gerçekleştirilecek olan 7. Kalite ve Başarı Sempozyumu, yine bir çok değerli konuk konuşmacı ağırlayacak ve önemli konular üzerine konuşup çözüm önerileri sunacak. Bu yıl gerçekleştirilecek olan sempozyum içeriğini incelediğimizde konuların güncelliği ve ehemmiyeti dikkat çekmekte. Her bir konunun bir birinden değerli olduğu bu oturumlarda yine birbirinden değerli konuk konuşmacılar dikkat çekmekte. Ana oturumun hepimizin ortak sorunu Küresel Krizle Yaşamak olarak seçilmesi de az önce söylediklerimi doğrulamakta. Kriz dönemlerinde yalnızca mevcudiyetini koruyabilme stratejisi geliştiren işletmeler sıklıkta görülmekte iken, krizi fırsata çevirmeyi başarabilen işletme örnekleri de bir o kadar azdır. Bu oturumda, kurumlar hem yöneticiler hem de çalışanlar düzeyinde bugünü ve geleceği nasıl karşılamalı? Günün zorluklarına odaklanmanın yanı sıra, ileriye doğru açılan fırsatları görmek için nasıl bir ortam yaratılmalı ve nasıl bir yönlendirme yapılmalı? Yöneticiler ve çalışanlar moral yönden ve iş yapma becerileri açısından krizi yönetmeye nasıl yönlendirilmeli? Kısaca, kurumlar, krizden çıkış için insan odaklı stratejileri nasıl oluşturmalı? gibi sorulara yanıtlar ve çözüm önerileri sunulacak. Yaşam Kalitesi İçin Bireysel Düzeyde Rekabet’in giderek zorlaştığı ve iş dünyasında istenilen konumda yer alabilmenin birçok yetkinliğe sahip olmakla mümkün olduğu bu dönemlerde KalDer, Değişim ne ölçüde fırsatlar ve ne tür riskler yaratıyor? Bu değişim süreci, uluslararası organizasyonlarda yer alan bir uzman ve yönetici nesli yetiştirmek için yeni bir fırsat ortamı haline gelebilir mi? Yoksa, tümüyle kucakladığımızda, uluslararası toplumun bir parçası olma yönünde hız kazanarak, genç ve eğitimli bir nesil için yeni imkanlar mı doğuracak? sorularına yanıt arayacak. Paralel oturumda Teknoloji ve Çalışma Ortamının Gelişimi ile teknolojik gelişimlerin modern iş dünyasına ve iş ortamlarına etkileri ve katkıları incelenecek. Kurum Organizasyonu ve Yenilikçilik Yaklaşımları başlığı altında gerçekleştirilecek olan bir diğer paralel oturumda ise, yeni Ar-Ge teşvik yasası ve etkileri ve organizasyonların yenilikçilik yeteneğinin ölçülmesi gibi konulara değinilecek. Yönetim ve etkinliği açısından kalitesini iyileştirmek için çok çaba harcanan eğitim politikamız, uluslar arası açıdan rekabette başarıyı yakalayabilmek için Küresel Ölçütler ve Eğitimin Kalitesi başlığı altında da tartışmaya açılacak. Kuruluşları, iyileştirilebilen ve rekabet edebilen özellikler başarıya götürmektedir. Rekabetçilik ve Mükemmellik Modeli paralel oturumunda, modeller üzerine konuşulacak ve yol haritası çıkartılacak. Son dönemlerde sıkça tartışılan ve konu üzerine projeler de geliştirilmeye başlanan Üniversite ve Sanayi işbirliği, akademik dünya ve yerel yönetimlerin sorumluluklarının tartışılacağı Yerel Kalkınma Stratejileri ve İşbirlikleri oturumu ilgi çekici olacağa benziyor. Yaşadığımız Kentin Ruhu Olarak Mimarı oturumu ile içinde yaşadığımız kentin, yalnızca mekan olarak değil, mekanı şekillendirmemiz ve kentleşme sürecinin tartışılacağı özellikle seçimler sonrasında yerel yönetimlerden kentsel dönüşüm sürecindeki beklentilerimizi de şekillendirme fırsatı bulacağız. Sempozyumda altı çizilecek konulardan birisi de, çok yakın geçmişte gerçekleştirdiği Yönetim Kadının da Hakkıdır bildirgesiyle konuya dikkat çekerek kamuoyu oluşturan KalDer’in yine Çalışan Kadın Gözüyle Yaşamak oturumunu kaçırmamanızı tavsiye ediyorum. Oturumda, iş hayatında karşılaşılan sorunlar, sorunlara karşı çözüm önerileri ve kişisel deneyimlerin paylaşılması hedeflenmektedir. Bu serüvende hep birlikte olmak dileği ile. Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|