Günü kurtarmak
Pazartesi, 11 Mayıs 2009 16:30

alt

Geçen hafta yazmış olduğum yazımda üst düzey yöneticilerin iş arama sürecinde yapması gerekenlerden biraz bahsetmeye çalışmıştım.
Şöyle yazıma dönüp baktığımda son cümlemde birçok kişinin kafasında soru işaretleri oluşturabilecek ve insan kaynaklarında etik anlamda da hep tartışılmış olan günü kurtarmak deyimine tekrar değinmem gerektiğini düşündüm.
Mesleğinizde başarılı olduğunuz bir dönemde kariyer basamaklarını teker teker çıkarken yaşadığınız bir olayı sindiremeyip o kızgınlıkla istifa ettiğinizi düşünelim. Özgüven tavan yapmış, yetkinlikler gayet iyi ve yönetsel becerilerinizin de maşallahı var. Siz iş bulamayacaksınız da kim bulacak?
Evet, çıktınız yola, yeni ufuklar, yeni insanlar, yeni sektörler aramaya. Ama çıktığınız yola idmansız ve hazırlıksız çıktınız. Sektörde sizin konumunuzda olan birilerinin ortalama alabileceği ücreti ve yan olanakları araştırmadan sadece kendi kendinize biçtiğiniz ücret beklentinizle yakaladığınız üç beş iş fırsatını da heba ettiniz.
İşveren karşısında veya mülakatı yapan profesyonel karşısında tavan yapmış özgüveninizi törpülemeden ve sektördeki ücret skalasını bilmeden telaffuz etmek gafletinde kaldığınız beklentinizle, belki de biraz daha stratejik yaklaşarak yakalamış olabileceğiniz iş fırsatını ayağınızla tepmiş oldunuz. Bu süre nereden baksanız 3-5 ayınızı aldı zaten.
Ve altıncı aydan sonra hafif endişelenmeye, ‘ya daha fazla uzarsa’ diye düşünmeye başladınız. ‘İşsizlik psikolojisi’ni yaşamaya başlamanıza rağmen önünüze çıkan diğer iş fırsatlarını da daha önce almış olduğunuz ücretle eş değer veya biraz altında diye kabul etmek istemediniz. Biraz daha sabredip daha iyi bir iş fırsatı ve iyi olanaklar yakalayabileceğinize olan inancınız ve biraz da inadınızla iş aramaya devam ettiniz.
Evet, bu anlattıklarım maalesef birçok profesyonelin düşmüş olduğu tuzaklardan bazılarıydı. Bu tuzağa düşen profesyonel iş arama sürecinin beklentisinden daha fazla uzaması ve mevcut maddi kaynaklarını da tüketmesinden dolayı paniğe kapılmakta ve yüksek beklenti ile çıktığı yolda her bir çeyrekte beklentilerini yolda bırakmak zorunda kalmaktadır.
Uzun süre iş aramak bir yakınını kaybetmek kadar etkili bir depresyon sebebidir. Bu nedenle böyle bir hataya düşmemek adına profesyonellerin zaten kariyerlerinin yükselmesi nedeni ile karşısına az çıkan iş fırsatlarını değerlendirme sürecini daha dikkatli ve stratejik yürütmesi, hatta yukarıda yazmış olduğum bu senaryoyu düşünüp yaşadığı dönemi atlatabilmek adına beklentilerinin altındaki iş fırsatlarını da değerlendirmeye burun kıvırmamaları gerekmektedir. Günü kurtarmak, böyle zamanlarda yasaklı bir deyim olmaktan çıkartılmalıdır.
Can Yücel’in dediği gibi; “Ömür dediğin üç gündür. Dün geldi geçti yarın meçhuldür. O halde ömür dediğin bir gündür. O da bugündür.” 

 

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız