|
Pazartesi, 15 Haziran 2009 11:12 |
|

Çoğunluğunuz bu soruya kesinlikle hayır yanıtı verecektir. Peki, ‘Herkes başarılı olabilir mi?’ sorusuna verilecek yanıt ne olabilir? Muhtemelen o da ‘hayır’ olacaktır. Başarılı ve başarısız insanların ortak özelliklerini inceleme fırsatı buldunuz mu? Başarılı olmak doğuştan gelen bir lütuf mu yoksa sonradan kazanılabilir mi? Başarısızlık da bir talihsizlik mi yoksa? 1970’li yıllarda yapılan araştırmalarda başarının bir tesadüf olmadığı kanıtlanmıştır. Bazıları başarılı olmayı farkında olmadan öğrenirken, bazıları da başarısız olmayı farkında olmadan öğrenirler. Evet. İsteyen her insan başarılı olabilir. Ama bunun yöntemi, neyin nasıl iyi yapıldığına odaklanılmakla mümkün olacaktır. Duyduğunuzu düşündüğüm bir yöntemden bahsetmek istiyorum. NLP yani Neuro Linguistic Programming. Türkçesi ile Sinir Dili Programlaması. Çocukluğumuzdan hatta anne karnımızdan başlayan bilinçaltı öğrenmelerin bilinçsiz akla yerleşmesi, aslında gelecekteki bizi belirliyor. Birçok iyi öğretilerle birlikte aslında birçok negatif öğretiler de depoluyoruz burada. Şu an çevrenizdeki ebeveyn ve çocuk ilişkilerine biraz derinlemesine baktığınızda, anne babanın çocuğuna bir şeyi incelerken; elleme kırarsın, sen çocuksun daha anlamazsın, büyüklerin lafına karışma, çok konuşma gibi daha verilecek birçok negatif örnekle, aslında bilinçsiz aklımıza kodlamak zorunda kaldığımız örnekleri rahatlıkla göreceksiniz. İşte tüm bu negatif bilinçaltı öğretileri bir çocuğun gelecekte başarılı olup olamayacağını belirleyen etmenlerdir. Çok iyi eğitim almış olmanıza rağmen hatta çok iyi konumlara gelmiş olmanıza rağmen hala topluluk önünde konuşmaktan çekiniyor, nutkunuz tutuluyorsa işte bilinçaltınızda yatan negatif öğretilerin buna sebep olduğunu söylüyor NLP. NLP daha birçok sorunu da sorguluyor. Hayır demem gerektiğini biliyor ama hayır diyemiyorum, hafızam çok kuvvetli ama unutkanlığımın önüne geçemiyorum, çok çalışıyorum ama bir türlü başarılı olamıyorum, yanlış olduğunu biliyor ama zararlı alışkanlıklardan bir türlü vazgeçemiyorum gibi. NLP öncelikle geçmişi silmeyi değil geçmişle barışabilmeyi hedefliyor. Her davranışın bir yapısı olduğuna inanan NLP bu davranışların öğrenilebilir, değiştirilebilir ve modellenebilir olduğunun da altını çiziyor. Psikoloji ve psikiyatri teori yaklaşımından ziyade doğrudan modeller üzerine kuruyor yöntemini. Örneğin sigarayı bırakan bir kişinin bunu yaparkenki yaklaşımına odaklanıyor ve bu konuda destek alan kişiye bu model aktarılıyor. NLP bir tedavi biçimi değil. Bu yüzden sadece sorunu olan kişiler değil hayattan daha fazla beklentisi olan kişiler de bu yönteme başvurabiliyorlar. Buradaki en büyük kazanım kişinin bilinçaltını nasıl kontrol edebileceğini öğrenmesi. Bunu başarabilen geçmişten gelen negatif öğretilerini kontrol edebiliyor ve pozitife doğru nasıl değiştirebileceğini öğreniyor. İçindeki cevheri keşfeden kişi kendi geçmişi ile barıştığı için gelecekteki modellemesini de kendisi belirleyebiliyor. Alışılagelmiş davranışlarımızdan vazgeçmek kolay olmasa da, bunlardan NLP ile 3 seansta kurtulmak mümkün.
Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|