|
Pazartesi, 20 Temmuz 2009 09:43 |
|

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın özel istihdam bürolarının geçici iş akdi ile personel çalıştırabilmesini sağlayacak olan kanun değişikliğiyle ilgili yorumlarını çok beğendim doğrusu. Geçtiğimiz haftaki yazımda da değindiğim gibi iş gücü piyasasının daha esnek hale getirilmesini sağlayacak olan bu genişletilmiş kanunla birlikte Avrupa Birliği Müktesebatı’na uyumlu olan ve Avrupa Birliği üyelik sürecinde elimizi güçlendirecek olan kanunun hükümet tarafından ne kadar ciddiyetle ele alındığı ve desteklendiğini bizzat Başbakan Yardımcısı tarafından duymuş olduk. Gelişmiş ülkelerde iş gücü piyasasının nabzının özel istihdam büroları tarafından tutulduğuna yıllar önce şahit olmuştum. İngiltere’deki eğitimim sırasında küçük bir sahil kasabası olmasına rağmen turizm cenneti olarak da bilinen bir kasabada 24 tane özel istihdam bürosu vardı. Ve bu bürolar sayesinde iş bulma şansım olmuştu hem de hayatımda hiç alışık olmadığım bir biçimde. Haftanın istediğim günleri ve istediğim saatleri arasında çalışma olanağı sunmuşlardı. Hem de benim okul programıma göre bana en uygun olan çalışma takvimimi birlikte oluşturarak. İlk defa şahit olduğum bu yaklaşım beni oldukça şaşırtmış ama bir o kadar da memnun etmişti. Esnek çalışma ve geçici çalışma sayesinde hem eğitimime devam ediyor hem de cep harçlığımı kazanıyordum. Yıl 2001’di. Yıl 2009. Ülkemizdeki bazı kesimler geçici işçi veya esnek işçi çalıştırılmasını ‘ İşçi Simsarlığı’ olarak tanımlamaya ve kanuna karşı kamuoyu oluşturmaya çalışıyorlar. Sayın Babacan’ın da dile getirdiği gibi bu kesim Türkiye’nin bir gerçeği olan ‘Amele Pazarları’ gerçeğini unutuyorlar sanırım. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu dedirtmiyor mu sizce de bu durum? Hiçbir biçim de sosyal güvencesi olmayan ve iş bulma garantisi olmayan bu Türkiye gerçeğini kontrol altına alacak ve kayıt dışı istihdam ve ekonomiyi azaltmak adına önemli bir rol oynayacak olan geçici süreli iş akdi neden yasallaştırılmasın ki. Bu kanun Amele Pazarları kadar ilkel bir yaklaşım olamaz değil mi? 2004 yılında kanunlaştırılarak kontrol altına alınan Özel İstihdam Büroları, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri tarafından düzenli bir biçimde teftiş edilmektedirler. Aynı zamanda düzenli istatistiki bilgiler aktarıyor olması sebebi ile tamamlayıcı kurumlar olarak tanımlanırlar. Böyle bir düzen ve kendisini her aşamada kontrol etmesini sağlayan bir sistem içerisinde kanuna ve nizama aykırı işlerin gerçekleşmesi de mümkün değildir. Özel istihdam bürolarının hizmet ağını genişleten bu kanun tasarısına karşı çıkan kesimlerin kafalarını toprağın altından çıkararak günümüz iş dünyası ihtiyaçlarına daha esnek ve efektif çözümler sunacak olan bu tür yaklaşımları dünyadaki örnekleriyle daha kapsamlı ve ciddiyetle incelemelerini tavsiye ediyorum. Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|