| Tarımda mikro reform ihtiyacı-I |
| Pazartesi, 11 Ocak 2010 16:16 | |||
![]() Tarım konusu politika yapıcılar açısından dünyanın her yerinde en zor konu olarak ifade edilir. Nedeni sorunun yapısal boyutlar içermesidir. Gelişmiş ülkelerle az gelişmiş ülkeler arasındaki önemli ticaret savaşının da öznesidir tarım. Bir taraftan Afrika ağırlıklı olmak üzere gıdasızlık nedeniyle ölen insan manzaraları ile karşılaşırken, diğer taraftan yüksek verimli tarım yapan gelişmiş ülkelerin fiyatlar düşmesin diye gıda stoklarını çok üst seviyelere ulaştırdıklarını görebilirsiniz. Bu açmazı gidermek için Dünya Ticaret Örgütü başta olmak üzere birçok ülkenin gayretleri hep gündemdedir, ancak somut çözümlere bir türlü ulaşılamadığı da bir gerçek. GIDASIZLIK ÖNEMLİ SORUN Yaşanan süreç az gelişmiş ülkelerin yoksulluk ve açlık tehlikeleri ile birlikte yaşama zorunda bırakılmaları gibi insanlık dışı bir tabloyu önümüze getiriyor. Bu süreç aynı ölçülerde olmasa bile gelişmekte olan ülkeleri de etkiliyor. Örneğin, Türkiye AB müzakerelerini yürüten bir ülke konumunda olmasına ve de uzunca bir süredir AB ile Gümrük Birliği sürecini yürütmesine rağmen halen tarım ürünleri Gümrük Birliği kapsamında değildir. Bir başka boyut tarım nüfusunun fazlalığı ile ilgilidir. Modern tarım teknikleri, teknoloji kullanımı ve verimlilik artırıcı iyi tarım uygulamaları tarım nüfusunun hizmet ve sanayi sektörüne geçişini zorunlu kılmaktadır. Ülkemiz son 7 yılda yüzde 24’lerden yüzde 17 seviyelerine kadar bu oranı düşürmüştür. AB ortalamalarının bu konuda yüzde 7, ABD’nin ise yüzde 4’ler seviyesinde olduğunu belirtelim. PROFESYONEL YÖNETİM ŞART Bu noktada vurgulanması gereken önemli bir boyut köylü ve çiftçi statülerinin aynı anlamlar içermediğinin altının çizilmesidir. Çiftçi tabiri bir uzmanlık ifadesi olup, tarımsal faaliyetin asgari bu statüde sürdürülmesi tarımsal rekabet gücü açısından önem arz etmektedir. Türk tarımı amatör değil, profesyonel ellerle yönetilmelidir. Aslında bu simgesel vurgudan hareketle Türk tarımının önemli bir açmazı olan ölçek ekonomisi ve kurumsal yapı konularına işaret etmek istiyorum. AB tarım politikalarının temelini oluşturan tek bir ülke gibi hareket etmek, topluluk tercihli destekleme yapmak ve politika maliyetlerini topluluk bütçesinden karşılamak gibi prensiplerin tamamı ölçek ekonomisi oluşturma amaçlı olup, rakipleri birim maliyet düşüklüğü, yüksek verim ve yüksek destekleme ile pazar dışına alma stratejisinden başka bir anlam taşımamaktadır. Ve bu tutumdan taviz de verilmemektedir. AB’ye ithal edilecek tarım ürünlerinin öncelikle kendi tarım işletmelerine rekabet baskısı yaratmaması yönünde hassasiyet gösterilmektedir. İŞLETME ÖLÇEKLERİ BÜYÜMELİ Bu önemli sorunun aşılması, pazar engellerinin ortadan kaldırılması ve de verimlilik ile işletme büyüklüklerimizin rekabetçi bir seviyeye ulaştırılabilmesi önemli reformların geliştirilmesine bağlı. Tarımın gerçekleri ile yüzleşip, popülist olmayan politikalar izlenmesi aslında toplumun temel beklentisidir. Çünkü buradaki verimsiz yapı destekleme bütçesi yoluyla tüm topluma bedel ödetmeye devam etmektedir. Tarım işletmelerinde ülkemizde ortalama büyüklüğün 60 dekar, AB’de ise ortalama 350 dekar olduğunu, örneğin buğday üretiminde Türkiye’de bir hektardan 2 ton ürün alınırken, AB’de bu rakamın 6 ton olduğunu belirtmek gerekiyor. Süt verimine baktığınızda Türkiye’de yıllık ortalama bin 800 kg. verim alınırken, bu rakam AB’de 5 bin 500 kg., ABD’de ise 7 bin 500 kg.’a ulaşıyor. Bizdeki verimsizlikte işletme büyüklüğündeki ortalamamızın 4 hayvandan oluşması, AB’de ise ortalama 45 hayvan seviyesinde olmasının şüphesiz önemi büyük. TARIM HAVZALARINA MİKRO DÖNÜŞÜM KATKISI Son dönemde yapılan tarımsal hukuki altyapı çalışmaları ile özellikle “Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modeli” tartışmasız çok önemli atılımlar. Bir anlamda destekleme rejimimiz artık verimliliğe ve planlamaya endeksli hale getirilmiş oldu. Pekala tüm bu bilimsel temelli, teknoloji boyutu olan, yüksek katma değer hedefi olan modern tarım uygulamalarını biz hangi aktörlerle başaracağız. Küçük ölçekli işletmelerdeki köylü ya da çiftçi ile mi yoksa daha ileri kurumsal projeksiyonlara mı ihtiyacımız var? Yeniden yapılandırma esaslı tarımsal mikro ekonomik reform ihtiyacını haftaya tartışacağız. Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|

