|

Tarım ülkemizde her dönemde üzerinde tartışmalar yapılan ve önemli yapısal sorunları bünyesinde barındıran bir alan: Dünyada nüfusun artışına paralel olarak gündeme gelen “gıda güvencesi” ve “gıda güvenliği” konuları doğrudan “toprak” ve “su” varlıklarımızı kullanılabilir halde tutmamızı zorunlu kılıyor. Ülkemizin tarım politikalarının tespitinde dünya şartlarını izlemek ve rasyonel yöntemlerle mukayeseli olarak üstünlük alanlarını belirlemek durumunda olduğunu öncelikle belirtelim. Bu çerçevede DTÖ (Dünya Ticaret Örgütü), AB Ortak Tarım Politikası ve ABD Tarım Stratejilerinin özellikle izlenmesi gerekmektedir. Gelişmiş ülkelerin aşırı desteklemeleri sonucu oluşan tarım stokları, fiyatları düşürmekte, bu durum ise fakir ihracatçı ülkeleri zor durumda bırakmaktadır. DTÖ nezdinde az gelişmiş ülkelerin baskı kurarak gelişmiş ülkelerin aşırı tarım desteklemelerini azaltmalarını sağlamaları imkan dahilindedir. (DTÖ’ de gelişmiş ülkelerin veto mekanizmaları yoktur). Ayrıca da mukayeseli olarak üstün oldukları alanlarda uzmanlaşmaları gerekmektedir. Bu durum DTÖ’ nin ticareti geliştirme ve engelleri kaldırma misyonuna da uygun düşmektedir. AB ülkeleri ortak tarım politikalarını üç temel ilke üzerine inşa etmişlerdir: -Tek bir ülke gibi hareket etmek -Topluluk tercihli destekleme yapmak -Ortak politika maliyetlerini topluluk bütçesinden karşılamak AB ortak tarım politikaları uygulama sonucunda; verimlilik, üretim ve ihracat artışları sağlanmış, tarım nüfusu azalmış, işletmeler büyümüş ve modernleşmiştir. Küçük işletmeler rekabet edemeyerek kapanmıştır. Üretim deseni çeşitlenmiş, çevre koruma ve gıda hijyeni gelişmiştir. Ülkemizde önümüzdeki 20 yıl içinde nüfusumuzun 90 milyonu aşacağı ve buna bağlı olarak gıda taleplerinin artacağı ve çeşitleneceği de ortada. Mevcut durumla ilgili bazı verileri mukayeseli olarak inceleyelim: Diğer sorunlar l Girdi maliyetlerinde dışa bağlı etkiler l Kırsal nüfus fazlalığı l Potansiyel sulama alanlarının yarısı ancak sulanmaktadır l Üretimde planlama eksikliği Tarımda yaşanan yapısal sorunların bir kısmını yukarıda belirttik. Şunu ifade etmeliyiz ki dünyanın her yerinde “tarım” en zor konu olarak politika yapıcıların önündedir. Türkiye’nin tarımda hiçbir dönem de kendi kendine yeterli olamaması ve de köylümüzü çiftçi yapacak düzeyde donanım sahibi yapmamış olmamız önemli zorluklarımızdır. Son yıllarda tarımda dönüşümün alt yapısı olabilecek bazı yasal düzenlemeler yapıldı. Tarım Kanunu, Tarım Sigortası, Üretici Birlikleri, Lisanslı Depoculuk, Organik Tarım, Yenilenebilir Enerji Bitkileri, Zirai Mücadele, Toprak Kullanımı ve Gıda Kanunu bunlardan bazıları. Tarım Bakanlığı’nın son 3 yıldır reform niteliğinde “Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modeli” üzerinde çalıştığını biliyoruz. Bu plana göre ülkemiz 30 tarım havzasına ayrılıyor. Amaçları arasında, etkin üretim planlamasını, toprak ve su kaynaklarının korunmasını sağlamak, verimlilik ve üretici karlılığını artırmak, arz-talep dengesini sağlamak, destekleme alımlarına dayalı bütçe yükünü azaltmak ve rekabet gücü kazanmak gibi önemli başlıklar var. Hangi üründe nerede daha yüksek verim elde ediliyorsa orada desteklenmesi esası getiriliyor. 16 üründe uzmanlaşma ve dünya piyasalarında belirleyici olunması amaçlanıyor. Derinliği olan ve saha araştırmalarına dayalı ayağı yere basan bir dönüşüm projesi. Eski üretim alışkanlıklarını terk edemeyenler, tarımda popülist uygulamalara alışanlar ve uluslararası karteller rahatsız olabilirler. Ancak tarımda verimliliği ve karlılığı yakalamanın yolunun planlı tarım, ölçek ekonomisi ve teknoloji kullanımından geçtiği, iyi tarım uygulamalarının belirleyici olduğunu herkesin görmesi, tarım nüfuslarının AB’de yüzde 7, ABD’de yüzde 5 düzeyinde olduğunun bizlerinde bu oranlara yaklaşmayı amaçlamamız gerektiğini unutmamamız gerekiyor. Popülizmin Türk tarımını getirdiği nokta ortada. Yeni tarım planının özellikle tarım şirketlerini motive edecek tarzda geliştirilmesi ve tarım GSMH’sı yüzde 11’lerden yüzde 30’lara taşıyacak güçlü bir tarım ülkesi olabileceğimizi göstermemiz için konunun tüm aktörlerinin güç birliği yapması gerekiyor. Tarımda devrim zamanı. Önümüzdeki hafta “Enerji” konusunu değerlendireceğiz.
Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|