Sağlık turizmi fırsatı
Pazartesi, 07 Aralık 2009 15:03


Türkiye ekonomisinde mevcut potansiyelin daha verimli kullanılabilmesi adına önemli projeler üretilmeye devam ediliyor. Ülkemizin mal ihracatında mevcut üretim yapısındaki dönüşümün hemen yapılamamış olması nedeniyle yüksek katma değer yaratamayışı müteşebbislerimizi hizmet ihracı konusunda motive etmektedir.
Bu tür hizmetlerin başında yurtdışı inşaat hizmetlerimizin geldiğini ve bu alanda ülkemizin dünya çapında uzmanlaştığını biliyoruz. Ayrıca ülkemize ciddi malzeme ihracatı ve istihdam imkanları oluşturulduğunu da gözlemliyoruz.
Bir diğer önemli hizmet ihracı kalemi ise kuşkusuz turizm alanıdır. Bu konuda yoğun çeşitlilik yaşadığını bilmekle beraber bugün özellikle üzerinde durmak istediğimiz konu ‘Sağlık Turizmi’dir.

KALİTE VE MALİYETLER BELİRLEYİCİ
Son yıllarda Türkiye’nin sağlık alanında gerek teknolojisi ve hizmet kalitesi gerekse maliyetleri bakımından avantajlı bir konum oluşturduğu ve bu durumun yabancı hastaların ilgisini çektiğini söyleyebiliriz.
Yabancıların Türkiye’yi tercih etmeleri çeşitli nedenlere dayanıyor. Bazı ülkelerde tıbbi operasyon için aylarca beklemek gerekiyor, bazı ülkelerde tedaviler çok pahalı. Bazılarında ise yasal kısıtlamalar söz konusu. Sağlık turizminde ilk akla gelen termal turizmi olmakla birlikte birçok branşta hastalıkların teşhis ve tedavisi gerçekleştiriliyor.
Türkiye’deki büyük sağlık gruplarının yabancı hasta tedavisine dönük önemli araştırma ve organizasyon içerisinde oldukları görülüyor. Hatta bu sağlık kuruluşları bir araya gelerek “Uluslararası Sağlık Hizmetleri Derneği” kuruluşunu dahi gündeme getirdiler.

BÖLGESEL AVANTAJLARIMIZ VAR
Konunun tabii ki özellik arz eden yönleri var. Örneğin Ortadoğu ülke vatandaşlarının tedavi için Türkiye’yi tercih etmelerinin sebebi, 11 Eylül sonrası batı dünyasına karşı oluşan ön yargı nedeniyle hastaların Türk doktorları tercih etmeleridir.
Sağlık turizmi konusunda her hastanenin kendi iç birimlerini oluşturması, yabancı dil bilen doktor, hemşire bulundurmaları ve rehberlik hizmeti almaları büyük önem taşıyor. Hastanın kendi dili ile iletişim kurulması tedavinin başarısını artırıyor.
Ayrıca bu sağlık kuruluşlarının yurt dışında irtibat büroları açmaları ve tanıtım yapmaları tedavi ve tatil seçeneklerini birlikte sunmaları yabancı hastaların ilgisini çekebiliyor. Tanıtım yapan ülkelerin özellikleri dikkate alınıyor ve o ülkede boşluk olan branşlar öne çıkarılıyor. Bazen o ülkelerden hasta trafiğini yönlendiren stratejik ortak edinilebiliyor.Tedavi sırasında hastanın havaalanından alınması, rehber eşliğinde oteline yerleştirilmesi ve düzenli tedavi programının yürütülmesi aynı zamanda da örneğin şehir tur programları yapılması tam bir organizasyon yeteneği gerektiriyor.

ÜLKE STRATEJİSİ ŞART
Ülkemizde özellikle göz, kalp, diş, estetik cerrahi ve tüp bebek konularında önemli miktarlarda yabancı hasta sayılarına ulaşılmaya başlandı. Ancak daha kat edilecek önemli mesafeler var. Örneğin Hindistan’ın ciddi bir devlet teşviki ile yabancı hasta sayısını 3 yıl içerisinde 120 bin sayısından 500 bin civarına yükseltmesi konunu önemini belirtmek bakımından anlamlı. Ayrıca diş tedavisi konusunda en önemli rakibimiz olan Macaristan’ın yılda 4 milyar avro gelir elde ettiği ve bu branşta toplam potansiyelin 15 milyar avro olduğunu ifade etmek gerekiyor.
Avrupa’nın önemli sağlık sigortası kuruluşları ile antlaşmalar yapılması, bu konuda ülke stratejilerinin belirlenmesi, ciddi tanıtım organizasyonlarının yapılması ile katma değeri yüksek olan sağlık turizminde ülkemizin çok önemli yeni bir rekabet alanı elde edeceğini belirtmek isterim.

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız