| Küresel rekabetçilik endeksi |
| Pazartesi, 28 Aralık 2009 13:36 | |||
![]() Ekonomik faaliyetlerin küreselleşmesi, tüm ülke ekonomilerinde rekabetçi baskıyı artıran bir unsur olmuştur. Bu yönüyle rekabet politikaları, giderek öne çıkan politika alanı olmaya aday gözükmektedir. Küresel pazara aktif olarak katılabilen ülkeler, genişleyen ticaretin faydaları ile daha hızlı büyüme, daha düşük işsizlik ve yükselen hayat standartlarını yakalama imkanı bulabilmektedirler. Küresel olarak rekabet edemeyecek ülkelerin ise daha geri sıralarda yer alacakları tabiidir. REKABETÇİ YAPI İÇİN DÖNÜŞÜMİktisadi kalkınmayı ve toplum refahını sağlamayı hedefleyen rekabet politikası, firmaları daha etkin çalışmaya zorlar. Bu anlamda rekabet, firmaları değişikliklere uymaya ve yeni buluşlar yapmaya iterken, tüketici yararına fiyatların düşmesine ve kalitenin yükselmesine katkıda bulunur. Artan sanayi dinamizmi ile de istihdam artırıcı bir etki de yapar. Rekabet politikalarının hedefleri incelendiğinde ekonomik gücün istismarının engellenmesi ve ekonomik etkinliğe ulaşma hususlarının öne çıktığı görülmektedir. Gelişmekte olan ülkeler için önerilen rekabet politikalarında daha çok “pazara giriş engellerinin kaldırılması” konusunun öne çıktığı görülmekte, bu husus başarıldığında ülkede yenilik ve büyüme yeteneğinin artacağı, ayrıca da demokratikleşme sürecine katkıda bulunulabileceği öne sürülmektedir. MİKRO REFORMLAR ÖNE ÇIKIYOR Bu noktada gelişmekte olan ülkeler ile onların pazarlarına girmeyi amaçlayan gelişmiş ülkelerin rekabet politikası algılamalarında farklılıklar ve hatta çatışmalar gündeme gelebilmektedir. Gelişmekte olan ülkeler ekonomilerinde verimlilik ve etkinlik sağlayıcı rekabet politikalarını uygularken, kendi sahip oldukları üretim ve ticaret araçlarının ayakta kalması ve en azından rekabetçi ortama uyarlanmasını arzu etmektedirler. Bu çerçevede özellikle KOBİ’lerin hayatiyetlerini sürdürmeleri ve yoğun dış rekabetten etkilenmemeleri için yeniden yapılandırılmaları, Ar-Ge ve altyapı desteklerinin sürdürülmesini istemektedirler. Buna göre gelişmekte olan ülkeler açısından kendi ülkelerinin kalkınma hedeflerini dikkate alan maksimum değil, optimum rekabet hedeflenmesi önerilmektedir. Dünya ekonomik forumu tarafından geliştirilen ve ülkeler açısından rekabet gücü ölçümlerinde kullanılan endeks, ekonomik analizlerde de önemli bir altyapı oluşturmaktadır. Rekabetçilik düzeyi yüksek olan ekonomilerin vatandaşlarına daha yüksek düzeyde gelir sağlayabilme imkanı söz konusudur. Verimlilik ise aynı zamanda bir ekonomi içinde yatırımların geri dönüş oranlarını belirler. KÜRESEL YARIŞ VE REKABET GÜCÜ Rekabetçiliğin çok sayıda ve karmaşık belirleyicileri olduğu bilinmektedir. Bu kapsamda tüm taraflar eğitim ve teknolojik ilerleme, makro ekonomik istikrar, iyi yönetişim, kanunların uygulanabilirliği, şeffaf ve iyi işleyen kurumların varlığı, işletmelerin uzmanlaşmaları, talep ve piyasa büyüklüğü üzerinde odaklanmaktadırlar. Refah düzeyi bir ekonominin verimlilik düzeyi ile belirlenir. Verimlilik düzeyi ise bir ülkenin insan kaynağı, sermaye ve doğal kaynaklarının kişi başına ürettiği ürün ve hizmetlerin değeri ile ölçülür. Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından geliştirilen yeni Küresel Rekabetçilik Endeksi (Global Competitiveness Index) çok sayıda parametreyi dikkate alarak, ülkeler arasında bir sıralama yapmayı önermektedir. Buradaki asıl gaye, ülkelerin verimlilik düzeyini belirleyen etmenleri ortaya koyup, o ülkenin güçlü ve zayıf yanlarını tespit etmek ve politika yapıcılara yol gösterebilmektir. Önümüzdeki hafta bu parametreleri açıklamaya çalışacağız. Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|


REKABETÇİ YAPI İÇİN DÖNÜŞÜM