Gümrük Birliği’nde önemli bir sorun
Cumartesi, 23 Ocak 2010 18:19


(AB Serbest Ticaret Antlaşmaları)

Son küresel ekonomik kriz nedeniyle ülkelerin dış ticaret rejimlerinde ve politikalarında yeni arayışlara girdikleri gözlemleniyor. Özellikle krizin merkezi olan ABD ve onunla birlikte en fazla etkilenen AB ülkeleri, küresel ticaretin önemli aktörleri olarak öne çıktılar. Bu önemli ticari büyüklüğe sahip ülkelerle dış ticareti fazla olan ülkeler krizden daha fazla etkilendiler. Dış talep düşüşü tüm sektörlerde belirgin bir daralma oluşturdu.

KRİZDE YENİ DIŞ PAZAR ARAYIŞLARI
Özellikle gelişmekte olan ülkeler bu handikaptan kurtulmak için küresel sistemle bütünleşmemiş kapalı ekonomilerle ticaretlerini artırma yoluna gittiler. Bu süreci avantajlı hale getirmenin ve de dış ticaret hacmini bu ülkelerle büyütmenin önemli bir aracı “Serbest Ticaret Antlaşmaları (STA)”dır.
Serbest Ticaret Antlaşmaları, iki ya da daha fazla ülke arasında ticareti etkileyen tarife ve tarife dışı engellerin kaldırılarak, taraflar arasında bir serbest ticaret alanı oluşturulmasını sağlayan, ancak taraf ülkelerin üçüncü ülkeler ile ticaretlerinde mevcut ulusal düzenlemelerini sürdürmesine izin veren antlaşmalardır.

SERBEST TİCARET ANTLAŞMALARI AVANTAJLI
Bu antlaşmalarla fiyatları cazip hale getiren gümrük tarifelerinin kaldırılmasının yanında bu konudaki uygulama sorunlarının izlenmesi, sorumlu organların tespiti ve ortak menşe (çıkış ülkesi) kuralları ile gümrük idareleri arasında işbirliği konuları esaslara bağlanmaktadır.
Serbest Ticaret Antlaşmaları, taraf olan ülkelere ucuz girdi temini, rekabet gücü artışı, pazar daralması probleminin çözümüne katkı, mal ticaretinin yanında hizmet ticaretinin de gelişmesi, karşılıklı yatırımların artışına zemin oluşturma, o ülkenin tercihli ticaret imkanlarından yararlanmak isteyen doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının artmasının sağlanması gibi önemli avantajlar sunmaktadır.

GÜMRÜK BİRLİĞİ HANDİKAPI
Bilindiği üzere Türkiye AB üyelik müzakereleri yürüten, bu konuda 35 ayrı başlıkta yoğun mevzuat uyumu gerçekleştirmeye çalışan, ancak diğer taraftan da 1996 yılından bu yana AB ile Gümrük Birliği ilişkisi içerisinde olan bir ülke. Gümrük Birliği Antlaşması’nın 16.maddesine göre, Türkiye 5 yıl içerisinde topluluğun tercihli gümrük rejimine aşamalı olarak uyum sağlayacaktır. Bu uyum otonom rejimleri ve üçüncü ülkelerle yapılan tercihli anlaşmaları da kapsamaktadır.
Bu konuda uygulamada önemli sorunlar yaşanmaktadır. AB ülkeleri özellikle güçlü ekonomileri olan ülkelerle STA’ları imzalamaktadır. Elbette Türkiye’nin de benzer antlaşmalar yapma hakkı var. Ancak Türkiye genelde ekonomisi zayıf konumda olan ülkelerle bu antlaşmaları yapabilmekte. Güçlü ekonomisi olan ülkeler Türkiye ile STA yapmaya çekingen davranıyorlar. Sebebi Türkiye’nin AB ile Gümrük Birliği Antlaşması’nın 16.maddesi. Bu ülkeler biliyorlar ki AB ile güçlü bir STA imzalarsa Türkiye 16. madde gereğince bu antlaşmanın zorunlu olarak bir parçası oluyor ve Türkiye’ye tercihli olarak ihracat yapma imkanı doğuyor. Ancak Türkiye’den ithalat aşamasında aynı kural geçerli olmuyor ve özel olarak Türkiye ile STA yapılması gerekiyor. Bu ülkelere avantaj getirmediği için de bu ülkeler STA için isteksiz davranıyorlar.
Gümrük Birliği Antlaşması imzalandığı sırada AB ticaret politikası “çok taraflı ticaret antlaşmaları”ndan yanayken, geçen 14 yıllık sürede bu politikasını değiştirmiş ve “ikili antlaşmalar”dan yana tavır almıştır. Bu gelişme Türkiye aleyhine bir ortam yaratmıştır.

TÜRKİYE GÜMRÜK BİRLİĞİ’NDE DEĞİŞİKLİK ÖNERMELİ
Türkiye son 18 yılda EFTA, İsrail, Makedonya, Hırvatistan, Bosna ve Hersek, Filistin, Tunus, Fas, Suriye, Mısır ve Arnavutluk gibi ülkeleri kapsayan STA yapabilmiştir. Bu ülkeler ile sanayi ürünlerine uygulanan gümrük vergilerinin sıfırlanması takvimi 6 ülkede uygulanmaya alınmış, geri kalan 5 ülke ile de 2013-2020 yılları arasında alınacaktır.
Örneğin Meksika, Güney Kore, Hindistan, Cezayir, Güney Afrika, Ukrayna ve Rusya gibi ülkelerin tamamı AB ile STA yapmış, bu antlaşma kapsamında avantajlı şekilde Türkiye’ye mal satabiliyorlar, ancak Türkiye’den gümrüksüz mal alımları Türkiye ile ayrı STA antlaşması yapmalarına bağlı. Bunda da isteksiz davranıyorlar. Çünkü Gümrük Birliği sözleşmesi AB’nin STA antlaşmalarında Türkiye’yi tek taraflı taviz veren ülke konumuna getiriyor. Gümrük vergileri dengesiz ve haksız rekabet yaratan şekilde aleyhimize işliyor. AB’nin imzaladığı her STA Türkiye’nin pazarını daraltıyor. Üstelik anlaşmanın verdiği serbest dolaşım nedeniyle AB ile anlaşma yapan ülkelerin bu pazara sattıkları mallar, AB üzerinden ülkemize ATR-1 belgesiyle geldiğinden gümrük vergileri AB’de tahsil ediliyor ve Türkiye’ye tahsil edilecek gümrük vergisi kalmıyor.
Çözüm, “AB ile aramızda mevcut GB anlaşması gereği Türkiye AB’nin tüm ticari politikalarını üstlenmiştir. O halde AB’nin diğer ülkelere yaptığı tüm STA’lar eş zamanlı olarak Türkiye’yi de kapsamalıdır” şeklinde bir düzenleme yapılmasıdır.
Bu konuda Dış Ticaret Müsteşarlığı düzeyinde yürütülen teknik çalışmalara mutlaka güçlü siyasi katkı verilmesi ihtiyacı kesin gözükmektedir.

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız